Konu Başlıkları
Yükleniyor...

E-Ticarette Kategori ve Ürün Listeleme: Hangi Karar Neye Mal Oluyor

Ana Sayfa, Çoklu Kategori ve Filtre Kararlarının Uygulama Bedeli

E-ticaret arayüz tavsiyeleri ana sayfadan başlar: vitrin, ilk izlenim, marka. Sonra aynı metin oturumların çoğunun arama motorundan doğrudan kategori ya da ürün sayfasına düştüğünü söyler. İkisi birden doğruysa, emeğin ana sayfaya yığılması yanlış yere yatırım demek.

Ana sayfa vitrin mi, tabela mı?

Ana sayfayı vitrin olarak kurgulamak, ziyaretçinin oraya girdiğini varsayar. Kendi analitiğine bakmak bu varsayımı bir dakikada test ediyor: giriş sayfası dağılımında ana sayfanın payı ne? Çoğu katalogda kategori ve ürün sayfalarının toplamı ana sayfayı rahat geçer.

Bu, ana sayfanın işlevsiz olduğu anlamına gelmiyor. İşlevi başka: yeni gelen kullanıcıya kataloğun sınırlarını göstermek, geri dönen kullanıcıya hesabına ve son siparişine kısa yol vermek. Vitrin değil, tabela.

Pratik sonucu da şu: dev kampanya karuseline ayrılan alan, çoğu kurulumda kategori girişlerine verildiğinde daha çok iş görüyor. Karuselin ikinci karesinden sonrası zaten neredeyse görülmüyor. Bunu tartışmaya gerek yok, kare bazında ayrı tıklama etiketi koyup bir hafta beklemek yetiyor.

Çoklu kategori yerleşimi bedava değil

Bir erkek montunun hem “Erkek Giyim” hem “Montlar” altında görünmesi kullanıcı tarafında mantıklı. Tavsiye genelde tam burada bitiyor. Uygulama tarafında ise bir ürünün birden fazla ebeveyni olması, kendiliğinden cevabı olmayan sorular doğuruyor: ürünün kanonik adresi hangisi, breadcrumb hangi yolu gösterecek, kullanıcı “Montlar”dan girip ürüne bakıp geri döndüğünde hangi listeye dönüyor?

Yaygın çözüm ürüne bir kanonik yol atamak ve gezinme yolunu oturumda taşımak: kullanıcı hangi daldan girdiyse breadcrumb onu gösterir, arama motoruna tek adres verilir. Baştan kurulduğunda zor bir iş değil. Sonradan eklendiğinde aynı anda üç yerde bozuluyor.

Bir ayrıntı daha var, tasarım aşamasında neredeyse hiç konuşulmuyor. Ürün birden çok kategoride görünecekse sıralamanın da kategoriye göre değişebilmesi gerekir. “Montlar” içinde mevsime, “Erkek Giyim” içinde çok satana göre sıralamak isteyeceksin; ürün tablosundaki tek bir global sıra alanı bunu taşımaz.

Tasarımda beş filtre, sunucuda bir milyon adres

Filtrelerin “sade ve anlaşılır” olması tavsiyesi doğru ama eksik. Filtrenin asıl maliyeti ekranda değil, adres uzayında.

Beş filtre grubun olsun, her birinde dört seçenek. Tek seçimliyse her grup beş durumda bulunur: seçilmemiş, ya da dört seçenekten biri. Toplamı 5⁵ = 3.125 farklı filtre durumu. Çoklu seçime izin verdiğinde her grup 2⁴ = 16 alt kümeye çıkıyor ve tablo 16⁵ = 1.048.576 oluyor. Bunların her biri ayrı bir URL üretiyorsa, tarama botu kataloğunda bir milyon sayfa görüyor.

Çözüm filtre sayısını kısmak değil. Hangi kombinasyonların dizine gireceğine karar vermek: gerçekten talep gören birkaç kombinasyonu kalıcı sayfa yapmak, geri kalanına kanonik etiket ya da noindex vermek. Bu karar tasarım aşamasında verilmezse altı ay sonra dizin raporundan geri geliyor, o noktada da düzeltmesi çok daha pahalı.

Kartta ne var, ne yok

Listeleme kartının işi ürünü satmak değil. Kullanıcının o ürünü elemesine ya da tıklamasına yetecek bilgiyi vermek. Bu ayrım kart tasarımını kendiliğinden sadeleştiriyor: fiyat, kampanya durumu, beden ve renk seçeneğinin varlığı, stok, anlamlı bir görsel. Puan ve yorum sayısı ise kataloğunda gerçekten yorum varsa değerli. Boş yıldız sıraları güven kırıyor.

Ürün adı tarafında en sık görülen hata, karta sığmayan uzun başlıklar. İki satırda kesiliyor, kesilen kısım da tam ayırt edici kısım oluyor. Marka ve modeli başa almak, kırpma noktasında bile okunabilir bir metin bırakıyor.

“Hızlı Bakış” penceresine gelince, tavsiye listelerinde düzenli yer bulmasına rağmen çoğu kurulumda ürün sayfasının kötü bir kopyası oluyor. Masaüstünde yan yana karşılaştırma yapan kullanıcı için savunulabilir. Mobilde ekranı zaten kaplıyor, yani ürün sayfasına gitmekten tek farkı geri tuşunun beklendiği gibi çalışmaması. Ürün sayısı fazla olduğu için detay yükü artıyorsa çare hızlı bakış değil, işleyen bir filtre.

Anahtar kelime tavsiyelerinin eskiyen kısmı

Her başlığa ve kategori etiketine anahtar kelime yerleştirme tavsiyesi hâlâ dolaşıyor. Kategori adının kullanıcının kullandığı kelime olması gerçekten işe yarar, çünkü site içi aramada ve dış aramada aynı kelimeyi yakalarsın. Ama bu, başlığı doldurmak demek değil. “Erkek Mont Modelleri ve Kışlık Erkek Montları” gibi bir kategori adı iki taraf için de kötü.

Kategori sayfasının başına konan açıklama paragrafı da aynı yerden geliyor. Metin ayırt edici bir bilgi taşıyorsa kalsın: beden tablosu, iade koşulu, o kategoriye özel bir uyarı. Taşımıyorsa listeyi ekranın dışına iten bir blok olmaktan başka işlevi yok.

Neyi ölçeceksin

Bu kararların hiçbiri fikir tartışmasıyla kapanmıyor. Kategori sayfasında bakılacak üç şey var: listeden ürüne tıklama oranı, filtrelerin kullanım oranı ve sonuçsuz filtre kombinasyonlarının sıklığı. Sonuncusuna genelde kimse bakmıyor, oysa en çok bilgi orada. Kullanıcı üç filtre seçiyor, sıfır sonuç geliyor, çıkıyor. Sonuç sayısı sıfır dönen sorguları loglamak kataloğun nerede boş olduğunu doğrudan gösteriyor, hem de kullanıcı testi yapmadan.