Web Başlığı Yazarken Kelime Sayısı Yanlış Ölçüdür
Başlık, çoğu kullanıcının içerikten gördüğü tek şey. Arama sonucunda, sosyal medya kartında, ilgili yazılar listesinde tek başına durur ve gövdeden hiçbir destek almaz. BBC News'in başlık disiplini bu yüzden hâlâ iyi bir referans, ama oradan çıkan kuralları Türkçeye taşırken bir ölçü değişikliği gerekiyor.
Kısalık nereden geliyor
BBC'nin başlık geleneği dijitalden önce kurulmuş. Radyo yayıncılığında cümle bir kez duyulur, geri sarılmaz. Ceefax gibi teletext servislerinde ise editör sabit ve çok dar bir karakter alanına sığmak zorundaydı. İki kısıt da aynı alışkanlığı üretti: haberin ana bilgisini ilk cümleye sığdırmak, geri kalanını atmak.
Bugün o kısıt teknik olarak yok. Yerine arama sonucu satırı, bildirim metni ve mobil liste satırı geçti. Kısıt değişti, disiplin aynı kaldı.
Kelime saymak işe yaramıyor
Yaygın tavsiye başlığı 6-8 kelimede tutmak. Bu ölçüyü kullanmam, çünkü Türkçede kelime sınırı hiçbir şey garanti etmez. "İran, gazeteciyi casuslukla suçladı" dört kelime ve 33 karakter. "Kullanıcılarımızın kişiselleştirilmiş bildirimlerindeki değişiklikler" dört kelime ve yetmiş karakterin üzerinde. Aynı kural iki başlıktan birini geçirir, diğerini de geçirir, oysa ikincisi hiçbir liste satırına sığmaz.
Türkçe eklerle uzayan bir dil. Ölçüyü karaktere çevirin. Arama sonucu için 55-60 karakter güvenli aralık, mobil liste bileşenleri çoğu zaman daha erken kırpar.
Önemli bilgi başta, ama Türkçede bu zor
Başlığın ilk üç kelimesi, kullanıcının tıklayıp tıklamayacağına karar verdiği yer. İngilizcede özne-fiil-nesne sırası bu işi kolaylaştırıyor: fiil erken gelir, olay erken anlaşılır. Türkçede fiil sonda. "Romanya, Moldova protestolarında suçlanıyor" cümlesinde olayın ne olduğu son kelimeye kadar netleşmez.
Çözüm fiili öne almaya çalışmak değil, olayı isimleştirmek. "Moldova protestoları: Romanya'ya suçlama" gibi bir kurgu, taranırken ilk iki kelimede konuyu verir. Kırpılsa bile geriye anlamlı bir parça kalır.
Başlık gövdeyi hatırlamaz
Başlığı yazarken gövdeyi okumuş olursunuz, okuyucu okumamıştır. Bu yüzden "Bu yöntem her şeyi değiştirdi" tipi başlıklar iki kere başarısız olur: tıklamadan önce bilgi vermez, tıklandıktan sonra beklentiyi karşılamaz. İkincisi daha pahalı, çünkü geri dönen kullanıcıyı kaybedersiniz.
İyi başlık, okunduğunda içeriğin ne söyleyeceğini tahmin ettirir. Tahmin doğru çıkarsa kullanıcı bir dahaki sefere de güvenir. Bilgi kokusu dediğimiz şey pratikte bundan ibaret.
Yayına almadan önceki tek test
Başlığı yazı ekranında değerlendirmeyin. Orada tek satır, bol boşluk ve büyük punto var. Gerçek yer başka: arama sonucu, kart bileşeni, bildirim.
Arşivdeki en uzun başlığı alın, listeleme bileşenine basın, telefonda açın. Kırpma noktası nereye düşüyorsa başlık kuralınız odur. Tasarım dosyasındaki örnek metinler her zaman kısa olduğu için bu sorun ancak gerçek veriyle görünür. Bileşene sabit yükseklik verilmişse ve taşan metin gizleniyorsa, sorun başlıkta değil bileşende olabilir; ikisini karıştırmayın.