Kullanıcı Deneyimi Dünyasına Hoş Geldiniz

Dijital çağda kullanıcı deneyimi, başarılı ürün ve hizmetlerin kalbinde yer alır. Bu blogda, UX tasarımının dinamik dünyasını keşfedecek, güncel trendleri takip edecek ve kullanıcı odaklı tasarım anlayışını derinlemesine inceleyeceğiz.

Her yazımızda, karmaşık UX konseptlerini anlaşılır kılmayı, sektördeki yenilikleri paylaşmayı ve kullanıcı deneyimi tasarımının işletmeler üzerindeki dönüştürücü etkisini göstermeyi amaçlıyoruz.

Yapay zeka UX sürecinin bazı yerlerinde ciddi zaman kazandırıyor, bazı yerlerinde ise kazandırıyormuş gibi yapıyor. Ayrım aracın kalitesinde değil, çıktının doğrulanma maliyetinde. Atılabilir bir çıktı üretiyorsanız AI hızlıdır; kararın dayanağı olacak bir çıktı üretiyorsanız kontrol süresi kazancı yer.

Yazının Devamı

Yolculuk odaklı tasarım anlatısı hep aynı yerde düğümlenir: departmanlar silo halinde çalışıyor, ortak hedef yok, bütçe ayrı. Doğru ama eksik. Silolar kalksa bile, birbirini takip eden bir yolculuk görebilmek için kimin nereden geçtiğini bilmen gerekiyor, ve çoğu kurumda o bilgi yok. Bu yazı, haritanın çizdiği akışla sistemin kaydettiği akışın neden tutmadığına bakıyor.

Yazının Devamı

Her rehber aynı ilke listesini verir: sadelik, tutarlılık, geri bildirim, erişilebilirlik. Liste yanlış değil, ama bu haliyle kimse itiraz edemez, dolayısıyla kimse bir şey de yapmaz. Bir ilkeyi işe yarar kılan tek şey, doğru mu diye kontrol edilebilecek bir eşiğe bağlanması.

Yazının Devamı

Kolaylaştırıcılıkta zor olan soru sormak değil, sormamak. Echo, Boomerang ve Columbo üçlüsü tam da bunun için var: kullanıcıyı yönlendirmeden konuşmaya devam ettirmek. Ama üçü aynı ana ait değil, her birinin kendi tetikleyicisi var ve yanlış anda kullanılan teknik oturumu kullanıcının sesiyle değil kolaylaştırıcınınkiyle doldurur.

Yazının Devamı

Bir ürünün parayı nereden kazandığı, arayüzünde ilk bakışta görünmez ama her ekranda iz bırakır. Reklamla dönen bir arayüz kullanıcının ilgisini bölmeye çalışır, abonelikle dönen bir arayüz ise işini bitirmesine. Reklamdan ücretli müşteriye geçen ekipler bunu genelde fiyatlandırma sayfası meselesi sanıyor, oysa değişen şey ekranların önceliği.

Yazının Devamı

Kullanılabilirlik bütçesi tartışmalarında sık duyulan bir cümle var: proje büyükse araştırma bütçesi de büyük olmalı. Kulağa makul geliyor, ama karar toplam getiriyle değil, ucuz seçenekle pahalı seçenek arasındaki farkla verilir. O farkın hesabı çoğu zaman hiç yapılmadan geçilir ve iş sezgiye kalır.

Yazının Devamı

Son on yılda web arayüzlerinde değişen şey görsel dil değil, karar verme biçimi. Splash sayfası, gizlenmiş menü, uzun açılış animasyonu: bunlar zevk olgunlaştığı için değil, ölçülüp kaybettikleri görüldüğü için gitti. Aşağıda gerçekten yerleşen iki değişiklik ve hâlâ tekrar eden bir akıl yürütme hatası var.

Yazının Devamı

Yılbaşı sezonu, bir e-ticaret sitesinin yıllık trafiğinin ciddi bir bölümünü birkaç haftaya sıkıştırır. Sitede zaten var olan pürüzler o haftalarda pahalıya patlar, çünkü aynı hata artık çok daha fazla kişinin önüne çıkıyor. Sezon öncesinde yapılacak iş yeni özellik eklemek değil, trafiğin şimdiden aktığı yollardaki sürtünmeyi azaltmak; yeni özellik için sezon zaten en kötü zaman.

Yazının Devamı

CHI'92 Monterey'de toplandığında kullanılabilirlik hâlâ ürünün üzerine sonradan eklenen bir katmandı. Konferanstan çıkan tablo bunun tersini söyledi: donanım ve temel işlevler standartlaştıkça ayrım arayüzde kalıyordu. Aradan otuz yılı aşkın süre geçti ve o konferansın hangi tespitinin tuttuğu, hangisinin laboratuvarda kaldığı artık net.

Yazının Devamı

Sık araştırma yapan bir ekipsen, her seferinde katılımcı aramak en çok zamanını yiyen iş. Kendi panelini kurmak bunu çözer: doğru profildeki gönüllüler bir yerde durur, davet dakikalar sürer. Zor kısmı kurmak değil, paneli aylar sonra hâlâ güvenilir tutmak.

Yazının Devamı

Üniversite öğrencilerini tek bir kullanıcı grubu gibi ele alan raporlar genelde aynı yerde bitiyor: hızlı, sade, mobil uyumlu arayüz istiyorlar. Cümle doğru ama işe yaramaz, çünkü aynısı 55 yaşındaki muhasebeci için de geçerli. Bu kitleyi tasarım kararına çeviren şey yaşları değil, arayüzü hangi koşulda kullandıkları.

Yazının Devamı

Bir arayüzdeki her öğe, kullanıcının bir sonraki adımını sessizce hazırlar. Buna priming, yani öncül etki deniyor: önce gördüğün şey, sonra yaptığın şeyi değiştiriyor. Tasarımda bunun iki yüzü var, biri akışı kolaylaştırır, diğeri kullanıcı testini fark ettirmeden bozar.

Yazının Devamı
  • 1 / 27
  • »