Kullanıcı Deneyimi Dünyasına Hoş Geldiniz
Dijital çağda kullanıcı deneyimi, başarılı ürün ve hizmetlerin kalbinde yer alır. Bu blogda, UX tasarımının dinamik dünyasını keşfedecek, güncel trendleri takip edecek ve kullanıcı odaklı tasarım anlayışını derinlemesine inceleyeceğiz.
Her yazımızda, karmaşık UX konseptlerini anlaşılır kılmayı, sektördeki yenilikleri paylaşmayı ve kullanıcı deneyimi tasarımının işletmeler üzerindeki dönüştürücü etkisini göstermeyi amaçlıyoruz.
Alt site, büyük bir sitenin içinde kendi menüsü ve kendi giriş sayfası olan bölüm demek. Holdinglerin iştirakleri, üniversitelerin fakülteleri çoğunlukla böyle kurulur. Düzen getirdiği söylenir; getirdiği şey aslında gezinmeye eklenen bir katmandır ve bedeli ilk yanlış seçimde ödenir.
Bir grafiğin işi süslemek değil, tek bir soruyu cevaplamak. Yanlış tür seçildiğinde veri kaybolmaz; daha kötüsü olur, yanlış okunur ve kimse fark etmez. Grafik seçimi bu yüzden estetik bir tercih değil, okuma biçimiyle ilgili bir karar.
Bir arayüzün kullanılabilir olması ile keyifli olması aynı şey değil. Kullanılabilirlik kullanıcının işini bitirmesini hedefler, keyif ise çoğu zaman onu biraz daha oyalar. İki hedef aynı sayfada çakıştığında hangisinin öncelikli olduğuna karar verilmeden yapılan her ekleme süs olarak kalır.
Bir hesaplayıcının işe yarayıp yaramadığını formülü değil formu belirliyor. Arkadaki hesap kusursuz olabilir; kullanıcı üçüncü alanda vazgeçtiyse ortada sonuç yok. Terk oranını belirleyen kararlar hep aynı üç yerde toplanıyor: hangi alanların zorunlu olduğu, sonucun ne zaman göründüğü ve boş bırakılan alanlara sessizce ne yazıldığı.
Şirket içi sosyal ağ projeleri genelde araç seçimiyle başlar ve orada tıkanır. Oysa sonucu belirleyen üç karar var: bilginin neye göre dizildiği, aramanın yetkiyle nasıl birleştiği, ilk içeriği kimin yazdığı. Araç bunların hepsinde sonradan değiştirilebilir, kararlar değil.
Bülten kutusunu kapatmak için "Hayır, indirimleri sevmiyorum" yazan bir butona basmak zorunda kalan kullanıcı, o sitenin kendisiyle nasıl konuştuğunu öğrenmiş olur. Abone sayısı o gün artar. Listeye eklenen adreslerin kaç tanesinin bir hafta sonra hâlâ orada olduğu ise bambaşka bir sayıdır ve panelde genellikle yan yana durmazlar. Etik tartışmasından önce gelen mesele bu: hangi sayıya baktığınız.
Çok dilli arayüz, metinleri başka bir dile çevirmekle ortaya çıkmaz. Çeviri işin kolay kısmı; kırılmalar düzende, tarih ve sayı biçimlerinde, sıralama ve arama davranışında, bir de kullanıcının neyi tanıdığında oluyor. Lokalizasyonu metin işi sayan ekip hatayı yayına aldıktan sonra görür, üstelik genellikle kendi konuşmadığı bir dilde.
Site içi arama, kullanıcının menüye güvenmeyi bıraktığı andır. Bu yüzden kutunun tasarımı kadar arkasındaki sonuç kalitesi de sayılır; güzel duran ama alakasız sonuç döndüren bir kutu, ziyaretçiyi sitenizden çıkarıp arama motoruna geri gönderir. Sorulacak soru kutunun nerede durduğu değil: ilk sonuç sayfası işi bitiriyor mu?
Kullanılabilirlik testinin çoğu hatası test gününde değil, planın yazıldığı yarım saatte yapılıyor. Yanlış kurulmuş bir test de veri üretir; sorun, o verinin hiçbir kararı değiştirmemesi. Aşağıdakiler katılımcı çağırmadan önce netleşmesi gereken kararlar.
Hakkımızda sayfası için verilen tavsiyelerin çoğu aynı yerden besleniyor: hikayeni anlat, şeffaf ol, ekibini göster. Kulağa doğru geliyor ama sayfanın gerçekte ne işe yaradığını atlıyor. O sayfaya giren kişi genelde hikaye dinlemeye değil, bir şüpheyi test etmeye gelir.
Uluslararası bir siteyi ayakta tutan şey çeviri değil, formların ve birimlerin hangi varsayımla yazıldığı. Ad soyad kutusu, zorunlu posta kodu, 8/9 biçiminde bir tarih; hepsi tek bir ülkeyi merkez alan kararlar. Aşağıdakiler o varsayımları söken ve uygulaması pahalı olmayan asgari maddeler.
Araştırma raporu tesliminden sonra işin zor kısmı başlar: elindeki otuz maddelik bulgu listesi bir yapılacaklar listesi değildir. Bulguların bir kısmı tek satırlık düzeltme, bir kısmı veri modelini değiştirmeyi gerektirir, bir kısmı da senin kendi analitiğinle açıkça çelişir. Bu üçünü ayırmadan başlanan uygulama, raporun rafa kalkmasıyla biter.
- 1 / 84
- ›
- »