Kullanıcı Deneyimi Dünyasına Hoş Geldiniz

Dijital çağda kullanıcı deneyimi, başarılı ürün ve hizmetlerin kalbinde yer alır. Bu blogda, UX tasarımının dinamik dünyasını keşfedecek, güncel trendleri takip edecek ve kullanıcı odaklı tasarım anlayışını derinlemesine inceleyeceğiz.

Her yazımızda, karmaşık UX konseptlerini anlaşılır kılmayı, sektördeki yenilikleri paylaşmayı ve kullanıcı deneyimi tasarımının işletmeler üzerindeki dönüştürücü etkisini göstermeyi amaçlıyoruz.

Kullanılabilirlik testinin çıktısı için iki seçenek var: ekibe birkaç paragrafla geçilen hızlı bulgu notu, ya da yöntemi, bulguları ve ekran görüntülerini toplayan resmi rapor. Seçim genelde "ne kadar ciddiyiz" sorusuna indirgeniyor, oysa belirleyici olan raporun kim tarafından ve ne zaman okunacağı. Çoğu ekip için cevap hızlı not; resmi rapor yalnızca belirli birkaç durumda işini yapıyor.

Yazının Devamı

Web metninde dilbilgisi kurallarını esnetmek bir özgürlük değil, bir ödünleşme. Her esnetme tarama hızı kazandırır ve karşılığında başka bir şeyi bozar: çoğunlukla erişilebilirliği, bazen de anlamın netliğini. Hangi kuralın ne bedelle esnediğini bilmeden yapılan esnetme üslup değil, hatadır.

Yazının Devamı

Reklam metni seçmenin yaygın yolu iki varyasyonu yayına koyup tıklanma oranına bakmaktır. Yöntemde sorun yok; sorun, kararın farkı görmeye yetecek veri birikmeden verilmesinde. Yüzde 2 ile yüzde 2,5 arasındaki bir farkı güvenle ayırmak varyant başına on binlerce gösterim ister. O gösterimler birikmeden "kazanan metin" dediğiniz şey büyük olasılıkla gürültüdür.

Yazının Devamı

Bağlantı metni, içinde durduğu cümleden bağımsız okunur. Ekran okuyucu kullanıcısı sayfanın bağlantılarını liste hâlinde gezer, gören kullanıcı da metni satır satır okumaz, mavi parçalara atlayarak tarar. Yani bir etiket, çevresindeki paragrafı kaybettiğinde ne kadar ayakta kalıyorsa o kadar iyidir. Kısalık tavsiyesiyle netlik tavsiyesi tam burada çatışır ve rehberlerin çoğu bu çatışmayı adlandırmadan geçer.

Yazının Devamı

Bir sayfadaki bağlantıların yarısı "Daha Fazla Bilgi" diyorsa, o sayfa ekran okuyucu kullanan birine neredeyse hiçbir şey söylemiyor. Arama motoru da aynı boşluğu görüyor. İyi tarafı, düzeltmesi ucuz: bağlantı metnini hedef sayfanın konusuyla değiştirmek ortalama bir sitede yarım günlük iş, altyapıya dokunmaya gerek yok.

Yazının Devamı

Service blueprint çıkarmak teknik olarak zor değil. Zor olan, şemayı kimsenin açmadığı bir sunum dosyasına dönüşmeden önce karar masasına sokmak. Projelerin takıldığı yerler de neredeyse her seferinde aynı dört başlıkta toplanıyor: destek bulmak, kapsamı kesmek, veriye ulaşmak ve şemayı canlı tutmak.

Yazının Devamı

Bir siteye özelleştirme ayarı eklemek kolay iş gibi görünür: bir onay kutusu, bir tercih kaydı, bitti. Asıl yük sonra geliyor. O ayarın her değeri, test edilmesi, taşınması ve yıllarca desteklenmesi gereken ayrı bir durum demek. Hangi ayarın buna değdiğine baştan karar vermek, panelin tasarımından daha belirleyici.

Yazının Devamı

1997'nin web tartışması iki başlık etrafında döndü: şirketlerin interneti kurumsal bir broşürden fazlası olarak görmeye başlaması ve semantik kodlamanın yeniden gündeme gelmesi. Bu iki fikirden biri tuttu, diğerinin önerdiği çözüm yolu yanlış çıktı. Hangisinin hangisi olduğuna bakmak, bugün arayüz tarafında verdiğimiz kararların nereden geldiğini de anlatıyor.

Yazının Devamı

Görsel tasarım testlerinin çoğu aynı soruyu sormaz. Beş saniye testi kullanıcının ne hatırladığını, ilk tıklama testi nereye gittiğini, A/B testi de bunun sayıya dönüşüp dönüşmediğini ölçer. Üçünü birbirinin yerine kullanmak, eldeki veriyi olduğundan daha anlamlı sanmaya yol açıyor.

Yazının Devamı

Ekran paylaşımı açıkken düşen bildirim, yanlış sohbete giden mesaj, silindiğini sandığınız fotoğrafın bir yıl sonra anı derlemesinde belirmesi. Bunlar çoğunlukla "kötü tasarım" örneği olarak anlatılır, oysa büyük bölümü birinin bilerek seçtiği bir varsayılanın sonucu. Ayrım işe yarıyor: kötü tasarım yeniden tasarım ister, kötü varsayılan tek satırlık bir karardır ve geri alınması da o kadar ucuzdur.

Yazının Devamı

Arayüzde çözülmeyen güvenlik problemi genellikle kullanıcı eğitimine devredilir. Oysa her uyarı penceresi, tasarımcının almak istemediği kararı kullanıcıya geri atar; kullanıcı da o kararı günde onlarca kez veremez. Mesele bilgi eksikliği değil, kararın yanlış yerde duruyor olması.

Yazının Devamı

Yahoo'nun ana sayfası, Amazon'un öneri bloğu, Disney'in hikaye anlatımı. Web üzerine yazılan hemen her metin bu birkaç örnekten genelleme yapar, çünkü anlatması kolay olan onlar. Oysa bu siteler kendi özel koşullarının ürünü: devraldıkları trafik, kurumsal bütçe, hazır gelen marka. Aynı kararı kendi sitenizde tekrarladığınızda sonuç alamamanızın nedeni çoğu zaman tasarımın kötülüğü değil, altındaki koşulun eksikliği.

Yazının Devamı
  • 1 / 134
  • ›
  • »