Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Site İçi Arama: Kutuyu Değil Sonuçları Tasarlamak

Arama Kutusu Tasarımında Ölçülecek ve Sadeleştirilecek Noktalar

Site içi arama, kullanıcının menüye güvenmeyi bıraktığı andır. Bu yüzden kutunun tasarımı kadar arkasındaki sonuç kalitesi de sayılır; güzel duran ama alakasız sonuç döndüren bir kutu, ziyaretçiyi sitenizden çıkarıp arama motoruna geri gönderir. Sorulacak soru kutunun nerede durduğu değil: ilk sonuç sayfası işi bitiriyor mu?

Kutunun kendisi kolay kısım

Görünür yerde durması, her sayfada bulunabilmesi, doğrudan yazılabilir bir alan olması (arama sayfasına giden bir bağlantı değil) uzun zamandır tartışma konusu bile değil. Genişlik meselesi de tek bir gözlemle çözülüyor: kullanıcı yazdığı sorguyu göremiyorsa onu düzeltmiyor. Kutuya sığmayan sorgu, gözden geçirilmeyen sorgudur.

Gelişmiş arama seçeneklerinin ana ekranda boş durmasının sebebi de aynı yerde. Kullanıcı sorguyu yazmadan önce hangi filtreye ihtiyacı olacağını bilmiyor; filtre, sonuç listesi çok kalabalık çıktığında anlam kazanıyor. Dolayısıyla doğru yeri arama öncesi değil, arama sonrası ekran.

Peki kutu doğru yerdeyse ve sonuçlar hâlâ işe yaramıyorsa? Tasarım tarafındaki iş bittiğinde geriye kalan soru eşleştirme ve sıralamadır, çoğu sitede de kimsenin bakmadığı yer tam olarak orası.

İlk sayfa neden tek şans

Kullanıcı sonuç listesinde sabırlı değil. İlk ekranda aradığını görmezse ikinci sayfaya geçmek yerine ya sorguyu baştan değiştirir ya da siteyi terk eder. Bunu tahmin etmeye gerek yok, kendi arama kayıtlarınızda ölçebilirsiniz: aynı oturumda arka arkaya yapılan sorgu sayısı ve aramadan sonraki çıkışlar. İkinci sayfaya geçiş oranınız muhtemelen çok düşük çıkacak, ama bu iyi haber değil; kimsenin oraya bakmadığı anlamına geliyor.

Sıfır sonuçlu sorgular en ucuz sinyal

"En çok aranan kelimeleri elle yönlendirin" tavsiyesinin görünmeyen bir sınırı var. Sorgu dağılımı uzun kuyrukludur: ilk birkaç düzine ifade trafiğin belirgin bir kısmını taşır, geri kalanı binlerce tekil sorguya dağılır. Elle düzenlemenin getirisi o ilk düzineden sonra hızla düşer ve iş bitmeyen bir bakım yüküne döner.

Sıfır sonuç döndüren sorgular ise sonlu ve somut bir liste. Her satırı iki şeyden birini söyler: ya içerik gerçekten yok ya da isimlendirme tutmuyor. Siz "fatura" diyorsanız ve kullanıcı "makbuz" arıyorsa bu, eş anlamlı sözlüğüne eklenecek tek satırlık bir düzeltme. Arama iyileştirmesine ayıracak bir gününüz varsa o günü buraya harcayın.

Otomatik tamamlama ne zaman yardım eder

Otomatik tamamlamanın asıl faydası sorguyu kısaltmak değil, yönlendirmek: kullanıcı sizin kelimelerinizi görünce kendi kelimesinden vazgeçer. Maliyeti de her tuş vuruşunun bir istek üretmesi. Makul bir debounce süresi (200 ms civarı) koymazsanız on harflik bir sorgu on ayrı sorgu demektir ve geç dönen öneri listesi, kullanıcı yazmaya devam ederken eski sonuçları göstererek işi büsbütün karıştırır. Öneriler yalnızca gerçekten var olan içerikten üretilsin; tıklandığında boş sayfaya çıkan öneri, sıfır sonuçlu aramanın kibar hali.

Alanlı arama ve yapışkan varsayılan

Kategoriyle sınırlı arama, kullanıcı o kategoride olduğunu biliyorsa işe yarıyor. Sorun, seçili alanın çoğu uygulamada yapışkan kalması. Kullanıcı bir kez blog içinde arar, sonraki aramasını da farkında olmadan blogda yapar, sonuç boş döner ve o içeriğin sitede hiç olmadığı sonucuna varır. Varsayılan tüm site olmalı, seçili alan sonuç sayfasında açıkça yazmalı ve tek hamleyle tüm siteye genişleyebilmeli.