Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Listeleme Sayfasında Neyi Göstermeyeceğinize Karar Vermek

Liste Kartında Bilgi Hiyerarşisi: Eleme mi, Karşılaştırma mı?

Listeleme sayfası anlatılırken hep aynı zorunlu alan listesi çıkar karşımıza: fiyat, görsel, ürün adı, ayırt edici özellik, stok durumu. Birkaç paragraf sonra da en fazla iki üç unsurun vurgulanması söylenir. Bu ikisi aynı anda doğru olamaz. Asıl karar da tam orada saklı: kartta neyi göstermeyeceğin.

Liste karşılaştırmaz, eler

Yaygın anlatı, listeleme sayfasının bir karşılaştırma sayfası olduğu yönünde. Davranış buna pek uymuyor. Kırk ürünlük bir listede kimse kırk ürünü karşılaştırmaz; aday olmayanları hızla saf dışı bırakır, geriye üç beş kart kalır, karşılaştırma asıl o küçük kümede başlar.

Ayrım işe yarar, çünkü eleme ile karşılaştırma farklı bilgi ister. Eleme için ayırt edici tek bir sinyal yeter. Karşılaştırma detay ister, ama detay listede değil, detay sayfasında ya da yan yana konan iki üründe iş görür. Kartı karşılaştırma aracı sanıp doldurmak, kullanıcının asıl yaptığı işi, yani elemeyi yavaşlatır.

Fiyat gerçekten ilk sırada mı?

"Fiyat her kategoride en öncelikli bilgidir" cümlesi fazla rahat kuruluyor. Tanıdık bir ürün yeniden satın alınıyorsa doğru. Kullanıcı daha ne aradığını bilmiyorken fiyat sıralama ölçütü olur, karar ölçütü olmaz; o aşamada eleme çoğunlukla görsel ve kategori uygunluğu üzerinden yürür. B2B hizmet listelerinde fiyat çoğu zaman hiç yoktur ve bu bir eksiklik de sayılmaz.

Doğru soru şu: kullanıcı bu listede neye göre eliyor? Cevap kategoriden kategoriye değişir, tahminle bulunmaz. Hangi filtrelerin kullanıldığına, hangi sıralamanın seçildiğine, kaçıncı karttan sonra geri dönüldüğüne bakarsın. O veriler zaten sunucunda duruyor, yeni bir araştırma bütçesi gerektirmiyor.

Tutarlılık ile ayırt edicilik çelişir

Aynı bilgi her kartta aynı yerde olsun kuralı doğrudur, taramayı gerçekten hızlandırır. Fakat aynı metinler bir yandan da "ürünün farklılaştırıcı özelliğini göster" der. Bu ikisi tam olarak uyuşmaz: farklılaştırıcı özellik ürüne göre değişir, sabit şablon ise hepsini aynı kutuya sıkıştırır ve sonuçta kartların yarısında o kutu boş ya da anlamsız durur.

Çözüm şablonu bozmak değil. Konumu ve tipografisi sabit, içeriği ürüne göre değişen tek bir esnek satır bırakmak yeterli. Göz aynı yere bakmaya devam eder, içerik ürünün kendi hikâyesini söyler. Bu satırı kim dolduracak sorusunun cevabı ürün verisinde yoksa, kartta o satır da olmamalı.

Her yeni alanın bir faturası var

Kartta "stok durumu da görünsün" demek toplantıda bedava. Uygulamada listeleme sorgusuna bir join, çoğu zaman da kart başına ayrı bir sorgu ekler (kırk kartlık sayfada bunun adı N+1'dir ve faturası tasarım toplantısında değil sunucuda kesilir). Liste sayfaları sitenin en çok istenen sayfalarıdır; oradaki her milisaniye toplam trafikle çarpılır.

O yüzden kart alanları tartışılırken "işe yarar mı" sorusunun yanına "neye mal olur" sorusu da konmalı. Elemeye katkısı olmayan ama sorguyu ağırlaştıran bir alan iki kere zarar yazar: sayfa geç gelir, gelen sayfa da daha kalabalıktır.

Kartta ne kalmalı

  • Kimlik: ürünün ne olduğunu tek bakışta söyleyen ad ve görsel.
  • Eleme sinyali: o kategoride kararı fiilen belirleyen tek alan. Ayakkabıda beden uygunluğu, otelde konum, kargo hizmetinde teslim süresi.
  • Durum bilgisi, yalnızca kararı değiştiriyorsa. "Tükendi" değiştirir, "yeni" genellikle değiştirmez.

Geri kalan her şey kısa listeye, yani detay sayfasına kalır. Bir alanı çıkarmakta tereddüt ediyorsan kestirme yol var: çıkar, beş kullanıcıya aynı görevi ver, yanlış karta girip girmediklerine bak. Ölçülebilir cevabı olan bir soru bu, sonsuza kadar sürebilecek bir tasarım tartışması değil.