Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Arayüzde Beğeni İlkesi ve Ölçümü Bozan Yan Etkisi

Liking ilkesi, estetik-kullanılabilirlik etkisi ve testte ne ölçtüğünüz

Cialdini’nin beğeni ilkesi ikna prensipleri arasında arayüze en kolay taşınanı. Sevilen arayüz daha çok kullanılıyor, kullanıcı daha uzun kalıyor, dönüşüm yükseliyor. Sorun taşımada değil, ölçmede: beğeni, kullanılabilirlik ölçümünün içine sızan bir değişken. Hoşuna giden ekranı kullanıcı aynı zamanda daha kullanışlı buluyor, oysa akış değişmemiş olabilir.

İlke tam olarak neyi söylüyor

Beğeni ilkesinin arkasındaki mekanizma estetik değil, yakınlık. Kullanıcı karşısındakini kendine yakın hissettiğinde talebi daha az sorguluyor. Cialdini bu yakınlığı birkaç kaynağa bağlar ve bunların arayüzdeki karşılıkları oldukça somut:

  • Benzerlik: dilin, örneklerin, ekran görüntülerindeki senaryonun kullanıcının kendi işine benzemesi.
  • Aşinalık: tekrar eden düzen, tanıdık ikonografi, oturumdan oturuma değişmeyen yerleşim.
  • İşbirliği: kullanıcının sonucu birlikte ürettiğini hissettiği akışlar, örneğin kurulum sihirbazının verdiği ara çıktılar.
  • Olumlu geri bildirim: yapılan işin karşılığının görünmesi.

Dördü de tasarımda karşılığı olan şeyler. Ama etkileri eşit değil ve aynı hızda çalışmıyorlar. Aşinalık ilk oturumda iş görür, benzerlik metin düzeyinde saatler içinde kurulabilir, işbirliği hissi ise ürünü birkaç kez kullanmayı gerektirir. Tek oturumluk bir testte üçüncüsünü göremezsin, yoksa değil.

Ölçüm burada bozuluyor

Kurosu ve Kashimura’nın 1995’teki ATM çalışması ve Tractinsky’nin 1997’de farklı bir kültürde yaptığı tekrarı aynı sonuca çıkmıştı: görsel olarak daha çekici bulunan arayüzler, işlevsel olarak aynı olmalarına rağmen kullanıcılar tarafından daha kullanılabilir değerlendirildi. Estetik-kullanılabilirlik etkisi diye anılan şey bu.

Sonucu düşün. Arayüze ekip fotoğrafı, sıcak bir dil, samimi bir hoş geldin ekranı ekledin, ardından memnuniyet anketi ya da SUS uyguladın. Puan yükselir. Bu yükselmenin ne kadarı görevin kolaylaşmasından, ne kadarı ekranın sevilmesinden geldiğini o ankette ayıramazsın. Beğeniyi öz bildirimle ölçmek, tam da doğrulamaya çalıştığın şeyi ölçüm aracının içine koymak demek.

Ayırmanın yolu ölçüleri ayrı tutmak: görev başarısı ve süresi bir tarafta, tercih ve memnuniyet diğer tarafta, ikisi tek bir skorda toplanmadan. Beğeni artıp görev süresi aynı kaldıysa elde bir şey vardır, sadece kullanılabilirlik değildir. İkisi birlikte iyileştiyse hangisinin diğerini taşıdığını hâlâ bilmiyorsundur, ama en azından soruyu doğru sormuş olursun.

Sahada işe yarayan ve yaramayan

Gerçek insan fotoğrafı, destek ekranlarında çalışıyor. Karşısında biri olduğunu bilen kullanıcı bekleme süresine daha toleranslı. Bu tür görselleri tek bir sıkıştırılmış dosyayla çözmeyi tercih ederim; dört ayrı portre, kazandırdığı sıcaklıktan çok LCP’ye yazılıyor, üstelik mobilde ilk ekranda çoğu zaman ikisi zaten görünmüyor.

Stok fotoğrafı ise ters çalışıyor. Kullanıcı stok yüzü tanıyor ve tanıdığı anda sayfanın geri kalanına olan güveni de düşüyor. Elinde gerçek fotoğraf yoksa fotoğraf koyma, boşluk bırak.

Hakkımızda sayfası da ancak spesifik bilgi taşıyorsa iş görüyor: kim, nerede, ne zamandan beri, kaç kişi. Sıfat yığını olan Hakkımızda metinleri kimseye aidiyet hissettirmiyor. Kişiselleştirilmiş iltifat ve mikro övgülerse çoğu üründe abartılıyor; üçüncü kez aynı kutlama animasyonunu gören kullanıcı için o artık gecikmeden ibaret.

Beğeniyi nasıl test edersiniz

Öz bildirim tek başına yetmediğine göre sıra davranışa geliyor. İşe yarayan üç ölçüm var. Birincisi A/B testi, ama tek değişkenle: ekip fotoğrafını eklediğin sürümde aynı anda metni de yumuşatırsan hangisinin çalıştığını bilemezsin. İkincisi geri dönüş oranı, tek oturumda değil haftalar boyunca; sadakat iddiası ancak burada sınanır. Üçüncüsü kalitatif kısım: kullanıcıya arayüzü beğenip beğenmediğini sormak yerine, hangi ekranı hatırladığını sor. Hatırlanan ekran, sevilen ekrandan daha güvenilir bir işaret.

Beğeni kullanılabilirliğin yerine geçmiyor, üstüne biniyor. Bozuk bir akışın üstüne konan ekip fotoğrafı, kullanıcının o akışı biraz daha uzun süre denemesini sağlar. Sonra yine bırakır, üstelik bu sefer beklentisi de kırılmış olarak.