Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Sepet mi, Daha Sonra Kaydet mi? Ürün Kaydetmenin Tasarımı

E-ticarette Ürün Kaydetme: Etiket, Oturum ve Terk Oranı

Sepet, kullanıcıların yarısı için ödeme adımı değil, not defteri. Beğendiğini kaybetmemek için oraya atıyor, sonra dönüp bakıyor, bir kısmını çıkarıyor. Bu davranış yanlış değil; yanlış olan, arayüzün kaydetmek ile satın almak arasında hiçbir ayrım sunmaması ve sonra terk oranına bakıp panik yapılması.

Sepet zaten dış bellek olarak kullanılıyor

Geniş kataloglu sitelerde kullanıcı, aradığını bulduğu anda sepete atar. Amacı ödemek değil, o ürünü bir daha aramak zorunda kalmamak. Filtreleri yeniden kurmak, sayfayı yeniden bulmak pahalı bir iş, sepet ise her sayfada duran tek kalıcı yüzey.

Buradan çıkan sonuç net: ürünü kaydetmek için ayrı bir yer sunmuyorsanız, kullanıcı sepeti o iş için kullanır. Sonra da sepetiniz iki farklı niyeti aynı listede taşır ve ikisi de doğru okunamaz.

İstek listesi etiketi çalışmıyor

İstek listesi ifadesi kullanıcının zihninde hediye listesine, düğün ya da doğum günü paylaşımına yakın duruyor. Kendi kendine ürün biriktiren biri o etiketin altına girmek istemiyor; başkasına gösterilecek bir şey gibi görünüyor.

Favoriler daha iyi ama farklı bir söz veriyor: sık dönülecek, sevilen ürünler. Oysa kullanıcının yaptığı şey çoğunlukla kararsızlık, sevgi değil. Daha Sonra Kaydet en dürüst etiket, çünkü niyeti olduğu gibi tarif ediyor ve karar vermeyi ertelediğinizi kabul etmenizi gerektirmiyor. İkisini birden koymayın; aynı ekranda hem kalp ikonu hem kaydet bağlantısı varsa kullanıcı hangisinin nereye gittiğini bilemez ve ikisini de kullanmaz.

Üyelik istemeyeceksen kaydı nerede tutacaksın?

Bu konudaki tavsiyeler genelde iki cümleyi yan yana söyler: kaydetmek için üyelik zorunlu olmasın, kullanıcı kaydettiklerine sonradan kolayca dönebilsin. İkisi aynı anda doğru olamaz. Hesap yoksa liste tarayıcıda, çerezde ya da anonim oturumda durur; kullanıcı telefondan masaüstüne geçtiğinde, çerezi temizlediğinde ya da oturum süresi dolduğunda liste yok olur.

Doğru kurgu şu: kayıt anında üyelik isteme, listeyi anonim tut, ama listeye ikinci kez dönüldüğünde ya da liste belli bir büyüklüğü geçtiğinde hesap açmayı teklif et. Teklif kaybı da anlatsın, yani bu listeyi diğer cihazında da görmek için gerekçesini söylesin. Anonim oturumun ömrünü de gerçekçi seçin: iki haftalık çerezle kurulmuş bir kaydetme özelliği, mevsimlik alışverişte hiçbir işe yaramaz.

Görünürlük ve geri bildirim

Kaydet eylemi ürün kartında, ürün sayfasında ve sepet satırının içinde aynı isimle bulunmalı. Mobilde bunu alt menüye ya da üç noktalı menüye saklamak, özelliği hiç yapmamakla aynı kapıya çıkar.

Kaydettikten sonra ekranda bir şeyin değiştiği anlaşılmalı: ikon durumu değişsin, kısa bir bildirim çıksın, kaydedilenler sayacı artsın. Geri alma bağlantısını da o bildirimin içine koyun, çünkü yanlışlıkla kaydetmek yanlışlıkla sepete atmaktan daha sık oluyor.

Terk oranınız yanlış şeyi ölçüyor

Sepet aynı zamanda not defteriyse, sepet terk oranı bir satış problemi değil, karışık bir metriktir. İçinde hiç satın alma niyeti olmayan satırlar var ve siz onları kaybedilmiş sipariş sayıyorsunuz. Bir e-ticaret projesinde tam olarak bunu gördüm: terk oranı alarm veriyordu, kaydedilen ürünleri ayrı bir tabloya taşıyıp raporu ikiye böldükten sonra rakamın önemli bir kısmının satın alma değil not tutma olduğu ortaya çıktı.

Kaydetme özelliğini eklerken raporu da bölün. Sepete eklendi ile kaydedildi ayrı olaylar olarak yazılsın, kaydedilenden sepete geçiş ayrı ölçülsün. Aksi halde özelliği ekler, terk oranının düştüğünü görür ve düşüşün nereden geldiğini açıklayamazsınız.