Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Minimalist Portal Tasarımı: Menü Derinliği ve Arama

Portallarda Kategori Ağacı mı, Arama mı Kazanır?

Portal arayüzlerinde sadelik estetik bir tercih değil, gezinme maliyetini düşürme yöntemi. Menüden ne kadar çok şey çıkarırsanız kalanların ayırt edilebilirliği o kadar artar. Çoğu portal buna rağmen ters yöne gidiyor: her yeni bölüm ana sayfaya bir kutu daha ekliyor, iki yıl sonra hiçbir kutu görülmüyor.

Menü genişliği ile derinlik arasındaki takas

Kategori ağacında iki değişken var: her seviyedeki dal sayısı ve seviye sayısı. Biri artınca diğeri azalıyor. On bin öğelik bir arşivi her seviyede beş seçenek sunan bir menüyle örgütlerseniz en alttaki öğeye ulaşmak altı seviye gerektirir (beşin beşinci kuvveti 3.125'te kalır, altıncı kuvveti 15.625'e çıkar). Aynı arşivi her seviyede on beş seçenekle kurduğunuzda dört seviye yetiyor.

Bu takasın cevabı net: geniş ve sığ menü, dar ve derin menüden iyi çalışır. Her tıklama bir karar noktasıdır ve her karar noktası kullanıcı kaybettirir. Beş seçenek arasından seçmek on beş seçenek arasından seçmekten hızlıdır, ama altı kez seçmek dört kez seçmekten yavaştır.

Arama, menünün yerine geçmez

Arama kutusu bilgi mimarisindeki boşluğu kapatmaz. Arama, kullanıcının aradığı şeyin adını bilmesini şart koşar. Portal içeriğinin büyük kısmı ise adı bilinmeyen şeylerden oluşur: kullanıcı neyin adını arayacağını değil, hangi sorunu çözmek istediğini bilir. Terim eşleşmediğinde sonuç sayfası boş döner ve kullanıcı bunu "burada yok" diye okur.

Elle bakımlı dar bir kategori ağacını, otomatik üretilmiş etiket bulutundan daha güvenilir buluyorum. Etiket bulutu içeriğin dağılımını gösterir, kullanıcının sorusunu değil. Arama sonuçlarını da bu ağacın içine yerleştirmek gerekiyor: düz bir liste yerine hangi kategoride kaç sonuç olduğunu gösteren bir kırılım sunulduğunda kullanıcı yanlış terimle aradığını fark edip düzeltiyor.

Elle sınıflandırmanın gerçek sınırı

Portal tavsiyelerinde sık tekrarlanan iki cümle birbiriyle çelişir: "manuel sınıflandırma ölçeklenmez" ve "düzenli editöryal takip şart". İkisi aynı işgücünü tarif ediyor. Doğrusu şu: elle sınıflandırma öğe başına ölçeklenmez, kategori başına ölçeklenir. On bin öğeyi tek tek etiketlemek sürdürülebilir değil, iki yüz kategorinin adını ve kapsamını insan elinde tutmak fazlasıyla sürdürülebilir. Otomasyon öğeleri kategorilere dağıtsın, kategori setinin sahibi insan olsun.

Sadelik erişilebilirlik demek değil

Az elemanlı ama düşük kontrastlı, etiketsiz ikonlarla kurulmuş bir menü, kalabalık ama metin etiketli bir menüden daha zor kullanılıyor. Sadeleştirme sırasında ilk silinen şey genellikle metin etiketleri oluyor, çünkü görsel olarak en çok yeri onlar kaplıyor. Ekran okuyucu tarafında ise geriye bir şey kalmıyor.

İkon yalnız kalacaksa aria-label eklemekle yetinmeyin. İkonun anlamı ilk kullanımda görünür olmalı, çünkü etiketi yalnızca ekran okuyucuya bırakmak gören kullanıcıyı tahmin etmeye zorluyor.

Boşaltmanın bedeli

Minimalizmin portal bağlamındaki gerçek maliyeti şu: ana sayfadan çıkardığınız her bölüm, o bölümü bulmak için başka bir yol açmanızı gerektirir. Sadeleştirme tek başına iyileştirme değil, işi arama, kategori ve editöryal öne çıkarma arasında yeniden dağıtmaktır. Bu üçünden hiçbirine yatırım yapmadan ana sayfayı boşaltan portal kullanıcıyı hızlandırmaz, yalnızca kaybolmasını daha temiz bir arayüzde sağlar.