Personalar Neden Rafta Kalır: Karar Vermeyen Profilin Maliyeti
Persona çalışmalarının büyük kısmı hazırlanır, sunulur, duvara asılır ve bir daha açılmaz. Bunun nedeni genelde ekiplerin ilgisizliğine bağlanır. Daha sık rastlanan neden başka: belgenin içinde hiçbir tasarım kararını değiştirecek bilgi yoktur.
"Hazırlandı ama kullanılmadı" rahatlatıcı bir teşhis
Bu cümle sorunu uygulamaya taşıdığı için hoşa gidiyor. Belge iyidir, ekip yeterince benimsememiştir, biraz eğitim ve iletişimle düzelir. Çoğu vakada durum tersi. Ekip belgeyi açar, içinde "37 yaşında, iki çocuklu, teknolojiye orta düzeyde hakim, zamanı kısıtlı" gibi bir tarif bulur ve elindeki sorunla arasında bağ kuramaz.
Zaman kısıtlılığı ekrandaki hangi kararı değiştirir? Alan sayısını mı, varsayılan değerleri mi, kaydet-ve-devam-et akışını mı? Persona bunu söylemiyorsa toplantıda kimse ona başvurmaz. Kullanılmamasının sebebi disiplinsizlik değil, işlevsizlik.
Basit bir test: geriye dönüp bakın
Son üç ayda verdiğiniz tasarım kararlarından on tanesini listeleyin. Her birinin yanına, elinizdeki personanın o kararı destekleyip desteklemediğini yazın. Destekliyorsa hangi cümlesiyle desteklediğini de yazın.
Sonuç genelde üç kutuya dağılır: personanın hiçbir şey söylemediği kararlar, personanın her iki seçeneği de destekleyebildiği kararlar, personanın gerçekten bir tarafı elediği kararlar. Üçüncü kutu boşsa elinizdeki şey bir araç değil, bir sunum. Bu testi yapmak yarım gün sürer ve persona çalışmasını yenilemekten çok daha ucuza bilgi verir.
"Her projeye özel persona" tavsiyesi kendi kendini yiyor
Kaynaklarda iki tavsiye yan yana duruyor: personalar ekipler arasında ortak bir dil kurar ve her ürün, her yeni özellik için ayrı persona hazırlanmalıdır. İkisi aynı anda geçerli olamaz.
Altı ürün ekibi olan bir şirkette her ekip dört persona üretirse ortada yirmi dört profil olur. Bu profillerin isimleri, fotoğrafları ve alıntıları birbirine karışır; iki ekip aynı kullanıcı kitlesine iki farklı isim vermiştir ve ortak dil tam olarak bu noktada kaybolur. Üstüne bakım yükü gelir: her profilin yılda bir kez bile gözden geçirilmesi yirmi dört ayrı revizyon demek, kimse bunu yapmaz ve arşiv sessizce eskir.
Doğru olan, kapsamı ürüne göre değil karara göre daraltmak. Şirket düzeyinde iki ya da üç kaba kullanıcı grubu tutulur, ortak dil bunlar üzerinden kurulur. Belirli bir akış için gereken ayrıntı ise kalıcı bir persona belgesine değil, o işin kendi araştırma notuna yazılır ve iş bitince arşive gider.
Yönetim onayı meselesi abartılıyor
Persona çalışmalarının üst yönetim desteği olmadan yürümeyeceği sık tekrarlanır. Desteğin faydası var, ama başarısızlıkların çoğunun sebebi bu değil. Yöneticiler genellikle personaya karşı çıkmaz, ilgisiz kalır; çünkü kendilerine gösterilen çıktı bir karar aracı gibi değil, bir araştırma raporunun kapak sayfası gibi görünür.
Yöneticinin ilgisini çeken şey, iki seçenek arasındaki farkın maliyeti. "Bu grubu hedeflersek onboarding'de üç ekran birden gereksiz hale geliyor" cümlesi, on iki maddelik bir kullanıcı profilinden daha hızlı destek toplar.
Persona ne zaman gerçekten çalışır
Çalıştığı yerler dar ve belirgin. Kullanıcı kitlesinin gerçekten birbirinden ayrışan davranış grupları içerdiği durumlar bunların başında geliyor: bir muhasebe yazılımında günde yüz fatura kesen kullanıcıyla ayda üç fatura kesen kullanıcı aynı arayüzden aynı şeyi beklemez, bu ayrım klavye kısayollarından varsayılan filtrelere kadar somut karşılık üretir.
İkinci durum, ekibin kendisini kullanıcı sanma eğiliminin yüksek olduğu ürünler. Geliştirici araçları, iç panolar, teknik ekiplerin kendi kullandığı yazılımlar. Burada persona bir hatırlatıcı olarak işe yarar.
Bunun dışında kalan çoğu durumda, davranışsal veriye dayanan kısa bir kullanıcı grubu tanımı personadan daha kullanışlı. İsim, fotoğraf ve hayat hikayesi eklemek belgeyi sempatik yapıyor, karar kalitesine katkısı ise tartışmalı.
Kaynaklar