Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Sezgi mi Veri mi? İki Kullanıcı Neyi Söyler

Tasarım Kararlarında Küçük Ölçekli Kullanıcı Testi

Tasarım toplantılarının çoğu iki cümle arasında sıkışır: "bence kullanıcı bunu anlar" ve "bence anlamaz". İkisi de aynı ağırlıkta savunulur, kazanan genelde odadaki en kıdemli kişi olur. Peki bu tıkanmayı açmak için gerçekte ne kadar az veri yetiyor?

Sezgi neyi sıkıştırıyor

Deneyimli bir tasarımcının sezgisi havadan gelmez; yüzlerce oturumun, onlarca projenin sıkıştırılmış halidir. Kitle ve ürün o birikime yakınsa isabet oranı da yüksek olur.

Sorun, kitlenin bize benzediğini varsaydığımız yerde başlıyor. "Yazı küçük gelirse kullanıcı tarayıcıdan büyütür" cümlesi bunun tipik örneği. Ekranın karşısına oturttuğunuz altmış yaşındaki bir kullanıcının Ctrl ve artı tuşunu birlikte kullandığını görme ihtimaliniz düşük, çoğu kişi öyle bir şeyin var olduğunu bilmiyor. Bu varsayımı doğrulamak için araştırma bütçesi de gerekmiyor, tek bir oturumda sormak yeter.

İki kullanıcı neyi söyler, neyi söylemez

Diyelim iki kişiye A ve B tasarımını gösterdiniz, ikisi de A dedi. Bu ne kadar güçlü bir sonuç? Yazı tura atsanız da aynı şeyin olma ihtimali dörtte bir. Yani tercih sorusunda iki katılımcı size kanıt vermiyor, sadece hoşunuza giden bir tesadüf verme ihtimali taşıyor.

Aynı iki oturum bambaşka bir soruya çok iyi cevap verir: insanlar nerede takılıyor. İki kişi birbirinden bağımsız olarak aynı düğmeyi göremiyorsa, sorunun onlarda olma ihtimali hızla düşer. Bir ödeme akışında iki kişilik bir oturumda kupon alanının hiç fark edilmediğini gördüm, üçüncü katılımcıya gerek kalmadı. Küçük testin gücü oy saymakta değil, tıkanmayı bulmakta.

Peki test edecek kimse bulamıyorsanız?

Kullanıcı bulmanın zor olduğu durumlarda ürün zaten size veri yazıyor, çoğu ekip bakmıyor.

  • Site içi arama sorguları: tekrar eden aramalar, navigasyonun söylemeyi başaramadığı şeylerin listesidir.
  • Form doğrulama hataları: hangi alanın kaç kez reddedildiğini alan bazında saymak yarım günlük iş, karşılığında insanların formu tam olarak nerede bıraktığını verir.
  • Destek talepleri: aynı sorunun farklı kelimelerle üç kez sorulması, arayüzdeki bir metnin yanlış okunduğu anlamına gelir.

Bunlar moderatörlü testin yerini tutmaz, çünkü niyeti göstermezler; ama "ben böyle sanıyorum" cümlesinden ölçülebilir biçimde daha iyidirler.

Sezgi nerede yeter

Her karar için veri toplamak da bir israf biçimi. Ayrımı konunun ciddiyetinde değil, geri dönüş maliyetinde aramak lazım. İkon seçimi, buton metninin iki varyantı, bir bölümün görsel ritmi: yanlış çıkarsa on dakikada değiştirirsiniz. Bu tür kararları tartışarak uzatmak, testi atlamaktan daha pahalıya gelir.

Navigasyon etiketleri, akış adımlarının sırası, kullanıcıdan hangi veriyi hangi aşamada isteyeceğiniz ise başka bir sınıf. Buradaki yanlış sadece arayüzde kalmaz; kayıt şemasına, geçmiş verinin taşınmasına, bağlantıların bozulmasına kadar iner. Geri alması pahalı olan kararın önüne iki kişilik bir oturum koymak, o oturumun maliyetinin kat kat üstünde iş kurtarır. Sezgiyi ucuz kararlarda kullanın, pahalı olanların önüne gözlem koyun.