Toplu Alanda Telefon Konuşmaları ve Yarım Diyalog Etkisi
Otobüste yanınızdaki iki kişi sohbet ederse arka plana karışır, aynı kişi telefonla konuşursa dikkatinizi çeker. Fark ses düzeyinde değil. Duyduğunuz konuşmanın yarısı eksik olduğu için zihin boşluğu doldurmaya çalışır, bu da isteğe bağlı olmayan bir dikkat harcaması yaratır. Aynı mekanizma arayüz seslerinde ve bildirim tasarımında da işler.
Yarım diyalog neden pahalı
Bu etkinin adı literatürde halfalogue. Emberson ve arkadaşlarının 2010 tarihli çalışmasında katılımcılar dikkat gerektiren bir görevi yaparken arka planda ya iki taraflı bir konuşma ya da yalnızca bir tarafı duyulan bir telefon görüşmesi çalıyordu; performans tek taraflı konuşmada belirgin biçimde düşüyordu.
Sebep merak değil, tahmin edilemezlik. İki taraflı konuşmada sonraki cümlenin ne zaman ve hangi tonda geleceği kabaca kestirilebilir, sinyal düzenlidir ve dikkat onu bir süre sonra filtreler. Tek taraflı konuşmada sessizlikler rastgele uzunlukta, dönüşler ani. Filtre kurulamaz, çünkü filtrelenecek bir örüntü yoktur.
Ses kısmak neden az işe yarar
Toplu alanlarda telefonla ilgili verilen tavsiye hemen her zaman aynı: alçak sesle konuş. Mekanizmaya bakınca bu tavsiyenin sorunun asıl kaynağına dokunmadığı görülür. Sesi kısmak eşiği düşürür, ama konuşma duyulur kaldığı sürece aralıklı ve öngörülemez yapısı aynen durur. Fısıltıyla yapılan uzun bir görüşme, normal seviyede yapılan yüz yüze bir sohbetten daha fazla dikkat çalabilir.
İşe yarayan şey süreyi kısaltmak ya da mesafe koymaktır. Kısa görüşme, alçak sesle yapılan uzun görüşmeden çevreye daha az maliyetlidir; kestirilemez sinyalin toplam süresi azaldığı için.
Aynı mekanizma arayüzde
Tasarımcı için buradaki asıl konu nezaket kuralları değil, dikkat bütçesi. Kullanıcının odaklandığı bir işin arkasında çalan düzensiz sinyal, aynı hesabı çıkarır.
Bildirim seslerini genelde tekilleştirerek çözerim: aynı kaynaktan gelen olayları biriktirip tek bir sese indirmek, aralıklı ve rastgele bir dizi bip sesinden hem daha sessiz hem daha öngörülebilir olur. Kullanıcı arayüzü için pratik karşılıkları şunlar:
- Sürekli ve düzenli geri bildirim (ilerleme çubuğu, sabit tonlu bir yükleme sesi), aynı bilgiyi rastgele aralıklarla veren bildirimlerden daha az dikkat tüketir.
- Sesli bildirimin varsayılanı kapalı olsun. Kullanıcı ihtiyacı olduğunda açar; tersi, ortak çalışma alanında herkesi cezalandırır.
- Ekran okuyucu ve sesli arayüz senaryolarında kullanıcı zaten tek taraflı bir konuşmanın içindedir. Buraya ikinci bir ses katmanı eklemek, erişilebilirlik kazancını doğrudan geri alır.
- Otomatik oynayan video ve ses, kullanıcının bulunduğu ortamı bilmeden verilmiş bir karardır. Karar kullanıcıda kalsın.
Ölçmek isterseniz
Bu tür bir etkiyi anket sorusuyla yakalamak zor, çünkü insanlar dikkatlerinin ne kadar bölündüğünü kendileri iyi tahmin edemez. Basit bir kurulum yeterli: katılımcıya orta zorlukta bir görev verin, arka planda sırayla düzenli ses, iki taraflı konuşma ve tek taraflı konuşma çalın, görev süresini ve hata sayısını karşılaştırın. Aynı yöntem, kendi ürününüzün bildirim sesleri için de kurulabilir; ölçtüğünüz şey rahatsızlık beyanı değil, görevin ne kadar yavaşladığı olur.
Kamusal alandaki telefon görüşmesi bu yüzden bir görgü meselesinden fazlası. Ortak alanda yarım bir diyalog bırakmak, oradaki herkesin dikkatinden küçük bir pay almaktır, ve o payı kimse gönüllü vermez.