Kurumsal Basın Odası Tasarımı: Gazeteci Ne Arıyor, Site Ne Veriyor
Kurumsal sitelerde basın odası genelde iki cümlelik bir gerekçeyle kurulur: şeffaflık ve marka algısı. Oysa o sayfayı açan kişi çoğu zaman tek bir iş yapıyor, teslim saati yaklaşırken eksik kalan bilgiyi arıyor. Sayfayı bu kişiye göre kurunca geri kalan her şey kendiliğinden yerine oturuyor.
Sayfanın tek bir kullanıcısı var
Basın odası, sitenin "herkese hitap eden" bölümü değil. Muhabir, editör, sektör analisti ve arada bir yatırımcı; hepsinin ortak özelliği aceleci olmaları ve aradıklarını bulamazlarsa iki dakika içinde başka bir kaynağa geçmeleri.
Bu yüzden basın odasını sitenin geri kalanıyla aynı metriklerle ölçmem. Sayfada geçirilen sürenin uzaması burada iyi haber değil; muhabir ne kadar çabuk çıktıysa sayfa o kadar iyi çalışmış demektir. Ölçmek istiyorsan bülten indirme sayısına, medya paketi indirmelerine ve iletişim bağlantısına yapılan tıklamalara bak.
İletişim bilgisi: isim, telefon, cevap veren bir kutu
Basın odalarının en sık tökezlediği yer burası. Genel bir info@ adresi ya da "Bize Ulaşın" formu, medya iletişimi için işe yaramaz; ikisi de gönderenin cevap alıp almayacağını bilmediği bir kuyuya benziyor.
Sayfada bir isim, o kişinin doğrudan hattı ve doğrudan e-posta adresi olsun. Mesai dışında ulaşılabilecek bir numara varsa onu da yaz, çünkü haber mesai saatlerine göre çıkmıyor. Kurumsal iletişim ekibi kalabalıksa tek bir kişiyi "medya sorumlusu" olarak öne çıkar, listeyi altına koy.
Basın odasının önüne kayıt duvarı koymam. E-posta karşılığı indirme, üyelik zorunluluğu, "kurum adınızı girin" formu; hepsi indirilecek dosyayı korumak yerine haberin başka kaynaktan yazılmasına yol açıyor.
PDF meselesi, olduğu gibi
Basın odası önerilerinde şöyle bir çelişki dolaşıyor: bir yandan "bültenleri PDF gibi zahmetli formatlarda verme" deniyor, hemen ardından "belgeleri hem HTML hem PDF olarak sun" tavsiyesi geliyor. İkisini birden uygularsan aynı metnin iki sürümü olur ve bir süre sonra biri güncellenip diğeri unutulur. Bir sonraki hata da genelde eski PDF'in dolaşıma girmesiyle çıkar.
Basit bir kural işi çözüyor. Bültenin gövdesi HTML'de yaşasın, kanonik metin o olsun; muhabir alıntıyı oradan kopyalayacak. PDF'i yalnızca sayfa düzeni gerçekten anlam taşıyan belgeler için tut: finansal tablolar, imzalı açıklamalar, sunumlar. PDF'i mutlaka istiyorsan aynı kaynaktan üret, elle ikinci bir dosya hazırlama.
Görsel paketi: iki dosya, açık lisans
Yüksek çözünürlüklü görsel sunmak yetmiyor, sunma biçimi de sonucu değiştiriyor. İçinde on iki logo varyantı bulunan tek bir arşiv dosyası, muhabire yardım etmiyor; hangisini kullanacağına karar veremediği için ekran görüntüsü alıp devam ediyor.
- Logolar için SVG ve şeffaf arka planlı PNG, tek tek indirilebilir halde.
- Ürün ve yönetici fotoğrafları için hem web boyutu hem baskı boyutu, dosya adında ne olduğu yazılı.
- Her görselin yanında kullanım izni tek cümleyle: kim çekti, nerede kullanılabilir, kırpılabilir mi.
- Sayfadaki tüm görsellerde alt metin. Erişilebilirlik tarafını burada halletmek, sonradan denetim raporuyla uğraşmaktan kolay.
Arşivi makinenin de okuyabilmesi gerekiyor
Basın odası, aslında tarihli kayıtlardan oluşan küçük bir yayın sistemi. Böyle kurulduğunda çoğu sorun kendiliğinden kalkıyor.
Her bültenin kalıcı ve değişmeyen bir adresi olsun. Tarih hem sayfada görünsün hem işaretlenmiş olsun; "2 gün önce" yazan bir bülten, altı ay sonra arşivde okunduğunda hiçbir şey söylemiyor. Listeye bir besleme (RSS ya da Atom) ekle, haber toplayıcıların ve ajans araçlarının beklediği şey bu. Bir de sık atlanan nokta: bülten listesi tarayıcıda sonradan çalışan bir betikle yükleniyorsa, sayfanın kaynağında hiçbir bülten görünmez ve toplayıcı boş sayfa görür. Liste sunucudan hazır gelmeli.
Arama kutusu güzel ama tek başına yeterli değil. Yıl ve konu etiketiyle filtrelenebilen bir arşiv, çoğu durumda aramadan hızlı sonuç veriyor.
Sayfadan çıkarabileceklerin
Basın odası içerik listeleri zamanla alışveriş listesine dönüşüyor: ödüller, sosyal sorumluluk projeleri, sıkça sorulan sorular, kurumsal video galerisi. Bunların çoğu sitede yer alabilir, ama basın odasında değil.
Özellikle sıkça sorulan sorular bölümü burada ters çalışıyor. Muhabirin sorusu zaten standart değil; standart olsaydı sana sormazdı. O alanı boşaltıp yerine son on iki ayın bültenlerini ve iletişim kutusunu koymak daha çok işe yarıyor. Ödüller ve sürdürülebilirlik içerikleri kendi sayfalarında dursun, basın odasından bağlantı ver.
Anahtar kelime optimizasyonunu da bu sayfanın işi saymam. Basın odası arama sonuçlarından trafik toplamak için değil, kurum adını zaten bilen birinin doğrudan geldiği bir sayfa. Başlık ve açıklama alanlarını doğru doldurmak yeterli; gerisi bültenin kendi sayfasının işi.