Konu Başlıkları
Yükleniyor...

UX Olgunluk Seviyesi 2: İşler Yapılır, Tekrarlanamaz

Sınırlı UX Olgunluğu ve Seviye 3’e Geçişte İşe Yarayan Adımlar

Olgunluk modelinde ikinci seviye, kurumda kullanıcı deneyimini ciddiye alan birkaç kişinin çıktığı ama bunun kuruma yayılmadığı aşamadır. İşler yapılır, bazıları da iyi yapılır; kimse tekrarlanacağını garanti edemez. Aşağıda bu aşamanın nasıl tanınacağına ve nereden kırılacağına bakıyoruz.

Seviye 2 neye benzer

Nielsen Norman Group’un altı aşamalı modelinde ikinci aşamanın adı “sınırlı”. Tanımı sade: iş yapılıyor, ama tesadüfe bağlı. Bir projede kullanıcı testi koşulur, sonrakinde koşulmaz; farkı yaratan şey yöntem değil, o ekipte konuya meraklı birinin bulunup bulunmamasıdır.

  • UX çalışması resmi bir görev değil, artan zamandan yapılan bir iş.
  • Ayrı bir bütçe yok; araştırma gerektiğinde başka kalemden kırpılıyor.
  • Gerçek araştırma yerine kısa kontrol listeleri ve “bence şöyle olmalı” toplantıları.
  • Her ekip kendi buton, form ve hata mesajı kalıbını kuruyor; ürün ekrandan ekrana değişiyor.

Bir de kelimenin nasıl anlaşıldığı var. Bu seviyede UX çoğunlukla “arayüzün güzel görünmesi” diye okunur, dolayısıyla tasarım işi akışın sonuna, her şey karara bağlandıktan sonraya konur.

Üç görünüm

Aynı seviye üç farklı şekilde ortaya çıkar. Tek savunucu: kurumda konuyu sırtlanan bir kişi vardır, ilerleme onun ikna gücüne bağlıdır. Görünürde hızlı yol alınır, ama o kişi ayrıldığında geriye yazılı hiçbir şey kalmaz.

Kutu işaretleme: UX, sürecin bir maddesi haline gelmiştir. Test yapılır, rapor yazılır, klasöre konur. Kimse raporun bulgusuna göre bir şey değiştirmez.

Tek departman: yalnızca bir birim konuya yatırım yapar, kurumun geri kalanı eski usul devam eder. Bu üçü arasında kalıcı olan genelde sonuncusudur, çünkü bir birimin çalışma biçimi kurum hafızasına yazılır, tek kişinin ikna gücü yazılmaz.

Ölçüm nerede tıkanır

Bu aşamada sayı toplanır ama işe yaramaz. Sayfa görüntülenme, oturum süresi, genel memnuniyet puanı: hiçbiri “yarın neyi değiştireyim” sorusuna cevap vermez. Rakam raporda güzel durur, aksiyona dönüşmez.

Buna karşı standart tavsiye “daha çok kullanıcı araştırması yapın” olur. Seviye 2’de bunun pratik karşılığı çoğu zaman okunmayan bir rapordur, çünkü tıkanan yer yöntem bilgisi değil, sonuca göre iş yapma yetkisidir.

Yeni bir araştırma kurmaktansa elde zaten duran veriyi okumayı daha verimli buluyorum: kayıt formunun hangi alanında vazgeçildiği, hangi doğrulama hatasının kaç kez döndüğü, ödeme akışında hangi adımdan geri dönüldüğü sunucu loglarında ve olay kayıtlarında genellikle hazır durur. Bunu çıkarmak birkaç sorgu işidir, kimseden bütçe istemez ve tartışmayı fikirden bulguya taşır.

Bir üst seviyeye ne taşır

Seviye 3’ün ayırt edici özelliği daha çok UX çalışması değil, kim gelirse gelsin devam eden UX çalışmasıdır. Bunu sağlayan üç şey var.

Birincisi bitmiş tek bir örnek. Ölçülmüş bir öncesi ve sonrası, tercihen para ya da destek talebi cinsinden ifade edilmiş bir sonuç. İkinci bir proje için izin almak, on sunumdan kolaylaşır.

İkincisi yazıya geçmiş küçük bir standart. Tüm tasarım sistemini kurmaya gerek yok; hata mesajlarının nerede göründüğü, formların nasıl doğrulandığı, birincil butonun nereye konduğu kadarı bile ekipler arası dağınıklığı belirgin şekilde azaltır.

Üçüncüsü sahipliğin kişiden role geçmesi. Konuyu takip eden kişinin adı değil, o işin kimin görev tanımında olduğu yazılı olmalı. Seviye 2’den seviye 3’e geçişin gerçekten olup olmadığı, savunucu kurumdan ayrıldıktan altı ay sonra bakılarak anlaşılır.