Kısa Dönem Hafıza ve Arayüz: 7±2 Kuralı Nerede Geçerli
7±2, UX metinlerinde en çok yanlış yere konan sayı. Miller'ın ölçtüğü şey ekranda duran bir menünün madde sayısı değildi; hiçbir ipucu olmadan akılda tutulan bağımsız birimlerdi. Arayüzde bellek yükü menü uzunluğunda değil, kullanıcının bir ekranda gördüğünü bir sonrakinde hatırlamak zorunda kaldığı yerlerde oluşur.
7±2 bir menü kuralı değil
George Miller'ın 1956'daki ölçümü, birbiriyle ilgisiz birimlerin ipucu olmadan anında geri çağrılmasıyla ilgiliydi. Ekranda duran bir menüde böyle bir geri çağırma yok: maddeler görünüyor, kullanıcı hatırlamıyor, tanıyor. On iki maddelik bir menü bu yüzden bellek sorunu çıkarmaz. Tarama ve karar sorunu çıkarabilir, o da başka şeylerle çözülür: gruplama, anlaşılır etiket, sık kullanılanı yukarı alma.
Bu ayrımı atlayan metinler kendi içinde çelişiyor. Bir paragrafta "hatırlamayı değil tanımayı destekleyin" deyip birkaç satır sonra "menüyü yedi maddeyle sınırlayın" demek tutarsız. İkinci tavsiye, birincisinin çözdüğü sorunu geri getiriyor: kesilen maddeler ortadan kalkmaz, bir alt seviyeye iner ve artık görünmedikleri için gerçekten hatırlanmaları gerekir.
Yük nerede birikir
Bellek yükü ekranlar arasındaki geçişte oluşur. Tipik yerleri şunlar:
- Çok adımlı formda, önceki adımda girilen bilginin sonraki adımda hiç görünmemesi.
- Ürün karşılaştırmasının ayrı sayfalara dağılması, kullanıcının sekme değiştirerek sayı taşıması.
- Doğrulama kodunun e-postada, giriş alanının başka bir sekmede olması.
- Hata mesajının, hatalı alanı temizleyerek gösterilmesi.
- Arkasındaki tabloyu tamamen kapatan modal.
Formu adımlara bölmeden önce, her adımda girileni bir sonrakinde özet olarak göstermeyi dene. Oturumda zaten duran veriyi ekrana basmak birkaç satırlık iş, kullanıcıya aynı bilgiyi akılda tutturmaktan ucuz.
Bekleme süresi belleği boşaltır
Jakob Nielsen'in yanıt süresi eşikleri hâlâ iş görüyor: 0,1 saniyenin altı anlık hissedilir, 1 saniyeye kadar düşünce akışı bozulmaz, 10 saniyeden sonra kullanıcı başka bir şeye bakmaya başlar. Dikkat gittiğinde ne yapmak istediği de gider. Geri döndüğünde adımı sıfırdan kurar, çoğu zaman girdiğini yeniden girer.
Burada tahmin yürütmenin anlamı yok, ölç. Sunucunun ürettiği yanıt süresiyle kullanıcının gördüğü süre aynı şey değildir; aradaki fark genelde istemci tarafında, render ve sonradan yüklenen varlıklarda saklanır. Tek bir uçtan uca ölçüm, ortalama sunucu yanıt süresinden daha çok şey söyler.
Ekran okuyucuda tanıma avantajı erir
Gözle tarama listenin tamamını birkaç saniyede yoklar, bu yüzden uzunluk ucuza gelir. Ekran okuyucu sırayla ilerler. Kullanıcı on beşinci maddeye geldiğinde üçüncüyü kendi belleğinde tutuyordur, dolayısıyla uzun listenin maliyeti orada gerçekten bellek maliyetidir. Başlıklarla bölünmüş, landmark'larla işaretlenmiş bir yapı bu yükü doğrudan düşürür, üstelik klavyeyle gezen herkes aynı düzenden yararlanır.