Konu Başlıkları
Yükleniyor...

UX Olgunluğunda Seviye 3: Yayılma Var, Standart Yok

Gelişen (Emergent) UX Olgunluk Seviyesinde Takılıp Kalmamak

Olgunluk modellerinin üçüncü basamağında (Nielsen Norman Group'un adlandırmasıyla "gelişen" seviye) tablo genelde aynı görünür: birden fazla ekipte tasarımcı vardır, hiçbiri aynı yöntemi kullanmaz. İş yapılır, ama yapılan işin toplamı ölçülemez. Bu aşamanın asıl riski ilerleyememek değil, ilerlediğini sanmaktır.

Seviye 3 neyi tarif eder

Tanım sade: kullanıcı odaklı çalışma birkaç kişinin inisiyatifi olmaktan çıkmış, birden çok ekibe yayılmıştır. Ortak bir yöntem, ortak bir bütçe kalemi ve ortak bir çıktı standardı ise yoktur. Tasarımcılar vardır, tasarım süreci yoktur.

Peki bu neden bir aşama sayılıyor da doğrudan bir arıza olarak adlandırılmıyor? Çünkü yayılmanın kendisi gerçek bir kazanım. Bir önceki seviyede bu iş tek kişinin ikna kabiliyetine bağlıdır ve o kişi ayrıldığında beraberinde gider. Seviye 3'te en azından birden fazla yerde kök salmıştır.

Ölçüm yokken yatırım getirisi nasıl hesaplanıyor

Bu seviyenin anlatımlarında sık geçen bir cümle var: ilk iyi uygulamalar sayesinde yatırım getirisi görece yüksektir. Aynı anlatım birkaç paragraf sonra ekiplerin ortak metrik kullanmadığını, bazılarının hiç metrik takip etmediğini söyler.

İkisi bir arada duramaz. Ortak metrik yoksa getiriyi hesaplayan sayı da yoktur, geriye tekil başarı hikâyeleri kalır. Bir ekip dönüşüm oranındaki artışı gösterir, bir başkası destek taleplerindeki düşüşü, üçüncüsü sadece iç memnuniyet anketini. Bunlar toplanmaz.

Yani seviye 3'ün getirisi ölçülmüş değil, tahmin edilmiştir. Bunu kabul etmek yapılan işi küçültmez, sadece yönetime taşınan iddianın kırılganlığını gösterir: ilk bütçe daralmasında savunacak bir sayı elde olmaz.

Peki daha fazla tasarımcı alsak

Bu seviyede en sık verilen karar budur ve çoğu zaman durumu bozar. Her ekip kendi tasarımcısını işe aldığında ekiplerin kendi içindeki tutarlılık artar, aralarındaki fark büyür.

Bunun bedeli tasarım dosyalarında görünmez, kodda görünür. Beş ekip kendi tarih seçicisini çizerse beş ayrı bileşen yazılır, beşi ayrı ayrı klavye ve ekran okuyucu testinden geçmek zorunda kalır, birinde odak sırası bozuk kalır ve bunu fark eden olmaz. Tasarım tarafında bu bir tercih farkıdır. Geliştirme tarafında her sürümde yeniden ödenen bir bakım faturasıdır.

Yeni işe alım o farkı kapatmaz, çoğaltır. Ölçeklenmesi gereken şey kişi sayısı değil, ortak karar.

Takıldığınızı gösteren işaretler

  • İki ekip aynı çeyrekte aynı kullanıcı grubuyla ayrı ayrı görüşme yapıyor, birbirinin notlarından habersiz.
  • Altı ay önceki bir araştırma bulgusuna ulaşmanın tek yolu, o işi yapan kişiye sormak.
  • Tasarım tartışmaları "bence" ile başlıyor, kıdemle bitiyor.

Peki ya ekip küçükse, bunlar normal değil mi? Bir yere kadar. İki ekipte katlanılabilir olan şey altı ekipte kurumun en pahalı tekrarına dönüşür, çünkü tekrar eden araştırma da tekrar eden kod gibi ücretini her döngüde yeniden tahsil eder.

Seviye 4'e geçiren şey

Standardizasyon kelimesi bu bağlamda fazla büyük duruyor. Pratikte üç şeyden ibaret ve üçünün de adı konmuş bir sahibi olmalı.

Birincisi araştırma deposu: her görüşmenin ve her testin bulgusu, aranabilir tek bir yerde. İkincisi ortak bileşen kütüphanesi: tasarım tarafındaki kaynak dosyayla geliştirme tarafında gerçekten kurulan paketin birbirine bağlı olması. Üçüncüsü herkesin aynı biçimde raporladığı tek bir metrik; ekiplerin kendi ölçümleri bunun yerine değil, yanına gelir.

Eğitim programları ancak bu üçünden sonra işe yarar (tek başına açılan eğitim bütçesini en verimsiz harcama kalemi buluyorum). Uygulanacak ortak bir yöntem varsa eğitim bilgi aktarır, yoksa yalnızca ortak kelime dağarcığı üretir.

Peki ya yönetim desteği hiç yoksa? O zaman seviye atlamak için değil, kazanılanı kaybetmemek için çalışılır. Depo ve kütüphane tek bir ekibin içinde kurulmuş olsa bile, kişi ayrıldığında işin kurumda kalmasını sağlar. Seviye 3'ten düşmenin en yaygın sebebi bütçe değil, istifa.