UX'te İşten Çıkarıldıktan Sonraki İlk Ay
İşten çıkarılma haberini aldığınız gün yapılacaklar listesi kısadır ve neredeyse tamamı evrak işidir. Duygusal kısım haftalara yayılır, oysa imzalar, hesap erişimleri ve ödenek başvurusu birkaç gün içinde kapanır. Sıralamayı yanlış kurunca kaybedilen şey moral değil, para ve portföy oluyor.
İlk gün: kararları erteleyin, evrakı ertelemeyin
Çıkış görüşmesinin hemen ardından önünüze bir tomar kağıt konur ve çoğu zaman aynı gün imzalanması beklenir. İmzalamayın. Bu belgeler çalıştığınız süreden daha uzun süre sizi bağlayabilir, okunması ise yarım saat sürer.
Özellikle rekabet yasağı maddesine bakın. Türk Borçlar Kanunu bu yasağın süre, yer ve iş türü bakımından sınırlı olmasını arar ve süreyi özel durumlar dışında iki yılla sınırlar. Yani "sektörde üç yıl çalışamaz" diyen bir madde, metinde yazıyor olsa bile genellikle olduğu gibi ayakta kalmaz. Tereddüt varsa bir iş hukuku avukatına bir saatlik danışma ücreti ödemek, sonradan pazarlık gücünü tamamen kaybetmekten ucuzdur.
Eski ekiple ilişkiyi bozmamak da bu ilk günün işi. Referans, iç aday tavsiyesi ve "bizde açık pozisyon var" mesajı hep aynı insanlardan gelir.
Portföy, erişim kapanmadan toplanır
Bu konudaki standart tavsiye şöyle: "Şirket sistemlerine erişiminiz sürüyorsa çalışmalarınızı yedekleyin." Tavsiye kulağa mantıklı geliyor ama pratikte çalışmıyor, çünkü çoğu şirkette hesaplar görüşmeyle aynı saatte kapatılıyor. Haberi aldığınızda toplayacak bir şeyiniz kalmamış oluyor.
Portföy dosyasını ben genelde proje biterken güncellerim, çıkışta değil. Bir akış kurgusu tamamlandığında ekranların bir kopyasını, hangi kısıt altında hangi kararı verdiğimi ve sonrasında ölçülen sayıyı kendi arşivime alırım. Bu on dakikalık iştir ve yıllar sonra tek sermayeniz o olur.
Yedeklemek ile yayımlamak ayrı şeyler. Gizlilik sözleşmesi ekran görüntüsünü siteye koymanızı engeller, problemi anlatmanızı engellemez. Müşteri adını, gerçek verileri ve iç metrikleri çıkarıp anlatıyı kurun: sorun neydi, hangi kısıt vardı, ne denediniz, ne değişti. İşe alan taraf zaten ekrana değil karara bakıyor. Bir vaka çalışmasında beni ikna eden şey cilalı görsel değil, tasarımın uygulamaya ne mal olduğunu bilen bir cümledir; "bu çözümü seçtik çünkü diğeri mevcut veri modelinde iki haftalık iş çıkarıyordu" diyen aday, portföyünün tamamından daha fazlasını söylemiş olur.
Parayı ilk hafta hesaplayın
İşsizlik ödeneği başvurusu için sınırlı bir süre var: işten ayrılmanın ardından otuz gün. Bu pencere kaçtığında geri dönüşü yok, üstelik tam da insanın evrak işine en isteksiz olduğu döneme denk geliyor. Koşullar da baştan bilinsin, son üç yılda 600 gün prim ve çıkıştan önceki 120 günde kesintisiz hizmet aranıyor; ikisini de sağlıyorsanız başvuruyu ilk hafta yapın, sağlamıyorsanız bütçeyi ona göre kurun.
Bütçe tarafında yapılacak iş sadeleştirmek. Sabit giderleri bir sayfaya yazın, üzerinden geçin ve kullanmadığınız araç aboneliklerini iptal edin. Tasarım araçlarının yıllık paketleri, kurs platformları ve ekip lisansları çoğu kişide ayda azımsanmayacak bir yer tutar. Bunları kesmek kalıcı bir karar değil, işe girince geri alırsınız.
Aramanın kendisi
Boş zamanı tamamen iş aramaya ayırmak işe yaramıyor, çünkü başvuru süreci geri bildirimsiz ve uzun. Günün belli bir dilimini ayırın, kalanını öğrenmeye ve insan görmeye bırakın.
- Günde iki üç saatlik bir blok: başvurular, portföy düzeltmeleri, mesajlaşmalar.
- Haftada birkaç gerçek konuşma. İlan sitelerinden çok, tanıdığınız insanların tanıdıkları iş buluyor; çünkü yakın çevreniz zaten sizin bildiğiniz pozisyonları biliyor, yeni bilgi uzaktaki bağlantılardan geliyor.
- Küçük ve ücretli bir freelance iş. Hem araya boşluk girmiyor hem de portföye taze bir vaka ekleniyor.
Bu dönemde en çok zarar veren şey, arayı kapatmak için yeni bir araç ya da sertifika peşine düşmek. UX pozisyonlarında eleme, aracın adına değil anlatılan karara bakılarak yapılıyor. Elinizdeki üç projeyi düzgün yazmak, öğrenilmemiş dördüncü bir araçtan daha hızlı sonuç veriyor.