Konu Başlıkları
Yükleniyor...

20. Yüzyıl Düşünürleri ve Bilginin Biçimi

Turing'den Ted Nelson'a: fikirlerin arayüzlerde bıraktığı iz

20. yüzyılın büyük isimlerini sıralayan listeler birbirinin kopyasıdır. Bu listeyi ilginç kılan şey ise ortak nokta: bilimden mimarlığa uzanan isimlerin hepsi, bilginin nasıl temsil edildiğini değiştirdi. Onuncu sırada bir çizgi film tavşanının bulunması da tesadüf değil.

Listeyi kim yapıyor, neye göre

Bu tür sıralamalar "en büyük" iddiasıyla çıkar ama sıralamanın ölçütü hiç yazılmaz. Einstein ile Le Corbusier'yi aynı cetvelde ölçmenin bir yolu yok. Listeye asıl rengini veren madde de sonuncusu: Bugs Bunny. Fizik kurallarını umursamayan bir çizgi film karakterinin gerçek düşünürlerin yanına konması, listenin bir başarı sıralaması değil, hayal gücünün biçim değiştirdiği anları toplayan bir seçki olduğunu gösteriyor. Bu haliyle daha dürüst, çünkü bir seçki taraflı olmayı hak eder.

Peki bu isimleri gerçekten birleştiren ne? Formüller ya da eserler değil. Hepsi bilginin taşındığı kabı değiştirdi: denklem, makine, bağlantı, kurgu, plan.

Bilgiyi yeniden biçimlendirenler

Einstein'ın kütle ve enerjiyi tek bir eşitlikte toplaması bir hesap kolaylığından ibaret değildi, iki ayrı kategori sanılan şeyin aynı şey olduğunu söylüyordu. Alan Turing 1936'da hesaplamanın ne olduğunu tanımladı, 1950'de ise soruyu değiştirdi: makine düşünebilir mi yerine, konuştuğunuz şeyin makine olduğunu anlayabiliyor musunuz.

Vannevar Bush 1945'te Memex'i anlattığında henüz bilgisayar yoktu. Önerdiği şey depolama değil, izlerdi: bir belgeden diğerine giden yolun kendisinin saklanabilir bir bilgi olması. Ted Nelson 1965'te bu fikre bağlantı anlamında hipermetin adını verdi ve Xanadu projesine başladı. Xanadu hiç tamamlanmadı (tamamlanacağını da sanmıyorum).

Neden Nelson'ın bağlantısı değil de web'inki kaldı

Nelson'ın tarif ettiği bağlantı iki yönlüydü: bir belgeye kim bağlandıysa o belge bunu bilirdi. Web bunu bilerek bıraktı ve tek yönlü bağlantıyı seçti. Sebebi felsefi değil, uygulama maliyetiydi. İki yönlü bağlantı, her bağlantı kurulduğunda hedef tarafında da bir yazma işlemi ister; hedef başka birinin sunucusundaysa bunu garanti etmenin yolu yok. Tek yönlü bağlantı bozulduğunda ise sadece 404 alırsınız, sistem ayakta kalır. Web'in kırılganlığı kabul etmesi, mükemmel olanı bekleyen Xanadu'nun yayılamamasının nedeni.

Turing testi ne ölçüyor

Turing testi düşünmeyi ölçmez, ayırt edilememeyi ölçer. Ölçütü insanın kararıdır, makinenin içindeki hiçbir şey değil. Bu yönüyle test, klasik anlamda bir zekâ sınavından çok bir kullanıcı testine benzer: bir katılımcı, bir görev, ve gözlemcinin yorumu.

Peki ya katılımcı yanılıyorsa? Bir insanın karşısındakini makine sanması da testin sonuçlarından biridir ve bu ihtimal genelde konuşulmaz. Arayüz tarafında karşılığı şu: kullanıcının sistemi nasıl algıladığı, sistemin gerçekte ne yaptığından bağımsız bir gerçekliktir ve ölçtüğünüz şey neredeyse her zaman ilkidir.

Anlatı, mekân ve uyarı

Sergey Eisenstein iki görüntünün yan yana gelmesinin üçüncü bir anlam ürettiğini gösterdi. Kurosawa aynı olayı farklı tanıkların ağzından anlatarak anlatıcının güvenilirliğini tartışmaya açtı. İkisi de bir şeyi anlatmanın sırasının, anlatılan şey kadar belirleyici olduğunu söylüyor.

Le Corbusier evi bir yaşama makinesi olarak tanımladı ve mimarlığı işleve bağladı. Bu yaklaşımın sonuçları tartışmalı, geniş konut projelerinin bir kısmı yaşanmaz çıktı. George Orwell ise dilin daraltılmasının düşünceyi daralttığını yazdı. Winston Churchill'in mirası daha çok, insanların baskı altında neye tutunduğunu gösteren konuşmalarında.

Bugün ne işe yarıyor

Bu isimleri okumanın bugünkü karşılığı isim listesi ezberlemek değil. Bush'un izleri, Nelson'ın iki yönlü bağlantısı ve Turing'in ayırt edilememe ölçütü, bugün üzerinde çalıştığınız her arayüzün altında duran sorulardır: bilgi nereden geldi, nereye gidiyor, kullanıcı bunu ne sanıyor. Yanıtı bilinmeyen bir soruyla karşılaştığınızda sormanız gereken şey de aynı: bu tasarım kararının maliyeti nedir, ve kim ödüyor.