E-Ticarette Kullanılabilirlik Satışı Nerede Kaybettiriyor?
E-ticarette satış kaybının büyük kısmı ürün sayfasında değil, ödeme akışının ortasında oluyor. Ziyaretçi sizin arayüzünüzü öğrenmeye niyetli gelmiyor; başka sitelerde edindiği alışkanlıkla geliyor ve ilk sürtünmede çıkıyor. Peki o alışkanlık tam olarak nerede kırılıyor, ve ne kadarı hâlâ sizin elinizde?
Kullanıcı sitenizi öğrenmeye gelmedi
Jakob Nielsen’in çok tekrarlanan kuralı işin özetini veriyor: insanlar zamanlarının neredeyse tamamını başka sitelerde geçirir, dolayısıyla sizin sitenizin de onlar gibi çalışmasını bekler. Bu, tasarımda özgün olmayın demek değil. Alışkanlığın hangi katmanda kurulduğunu bilmek demek. Görsel dil sizin, akışın sırası kullanıcının.
Sepete ekleme, sepeti görme, adres, kargo seçimi, ödeme. Bu sıra kimsenin keşfetmesi gereken bir şey değil, ezberlenmiş bir yol. Araya yeni bir adım koyduğunuzda ya da sırayı değiştirdiğinizde, kullanıcı yeni bir şey öğrenmiyor; sadece bir yerde tereddüt ediyor.
Alışılmış kelimeyi değiştirmenin bedeli
“Sepet” yerine “Çanta”, “Ödeme Yap” yerine “Devam” yazmak markayı ayırt edici kılmıyor. Kullanıcının yarım saniyeliğine durup düşünmesine yol açıyor, ve bu yarım saniye akışın en pahalı yerinde harcanıyor.
Aynı şey butonun kendisi için de geçerli. Kenarlıksız, gölgesiz, metni küçük bir “devam et” bağlantısı tasarım olarak temiz görünebilir; tıklanabilir olduğunu anlamak için üzerine gelmeyi gerektiriyorsa, temizlik pahalıya geliyor. Mobilde bu daha da sertleşir: parmak, imlecin aksine üzerine gelip deneme şansı vermez.
İşlem bitti mi, bitmedi mi
Ödeme sonrası ekran, arayüzün en çok ihmal edilen parçası. Kullanıcının orada görmesi gereken şey bir teşekkür cümlesi değil: sipariş numarası, ne zaman kargolanacağı, hangi adrese gideceği, hangi e-postaya onay gittiği.
Peki kullanıcı o sayfayı yenilerse ne oluyor? Ya da geri tuşuna basarsa? Ödeme sonucunu POST yanıtının içinde bırakan akışlar burada ikinci bir sipariş ya da “form yeniden gönderilsin mi” uyarısı üretir. Kullanıcı tarafında bunun karşılığı tek bir soru: parası iki kere mi çekildi. Ödeme sonrası her zaman ayrı bir adrese yönlendirin, o adres sipariş durumunu tekrar tekrar gösterebilsin.
Tek tuşla ödeme geldi, sonra ne oldu
Yıllarca şu tahmin yapıldı: web cüzdanları yaygınlaşınca kart bilgisi girme zahmeti ortadan kalkacak, küçük siteler devlerle aynı hizaya gelecek. Tahminin ilk yarısı gerçekleşti. Cihaz üzerindeki cüzdanlar, kayıtlı kartlar ve hızlı ödeme akışları kart girme sürtünmesini büyük ölçüde sildi.
İkinci yarısı gerçekleşmedi, çünkü kaybın kaynağı yalnızca kart formu değildi. Üyelik zorunluluğu duruyor. Adres girme duruyor. Kargo ücretinin ödeme adımında sürpriz gibi belirmesi duruyor. İade koşulunu bulmak için ayrı bir sayfaya gitmek duruyor. Ödeme yönteminin kendisi hızlandı, karar vermeyi zorlaştıran her şey yerinde kaldı.
Buradan çıkan sonuç işinize yarayan türden: cüzdan entegrasyonu eklemek tek başına bir kullanılabilirlik iyileştirmesi değil. Aynı akışta üyelik zorunluluğu varsa, kullanıcı iki saniyede ödeyip iki dakikada kaydolmuş olur.
Güvenin arayüzde görünmeyen kısmı
Tanınmış bir markanın avantajı estetik değil, tahmin edilebilirlik: kullanıcı iade sürecinin nasıl işleyeceğini biliyor. Küçük bir sitede bu bilgi yok, ve o boşluk rozetle kapanmıyor. Kapatan şey, bilginin sayfada aranmadan bulunması: kim satıyor, ne zaman geliyor, beğenmezsem ne oluyor.
İtibar yönetimi üzerine NN/g yazısı bu boşluğun bağımsız değerlendirme sistemleriyle kapanacağını öngörüyordu. Kısmen oldu; pazaryeri puanları ve bağımsız yorum platformları bugün tam olarak bu işi görüyor. Kendi sitesinden satan için sonucu şu: güven sinyali artık sizin sayfanızda değil, sizin dışınızda üretiliyor, ve sayfanızın işi o sinyali görünür kılmak.
Nereden ölçmeye başlamalı
Sepetteki düşüşü buton rengine bağlamam. Önce ödeme akışının kaç adım olduğuna, adım başına kaç zorunlu alan bulunduğuna ve hangi adımda kaç kullanıcının düştüğüne bakarım; bu üçü elinizde yoksa yapılan her tasarım değişikliği tahmin olur.
Ölçümü adım bazında kurun: sepeti gören, adrese geçen, ödemeye geçen, tamamlayan. Mobil ve masaüstünü ayrı okuyun, çünkü mobilde düşüşün büyük kısmı form alanlarında olur ve toplamda bakınca bu kaybolur. Bir de basit ama sık atlanan bir şey var: hata mesajlarını kaydedin. Ödeme adımında en çok tetiklenen üç doğrulama hatası, çoğu zaman hangi alanın gereksiz olduğunu doğrudan söyler.