Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Sesli Arayüzlerde İşaretleyici Tasarımı ve Onay Kalıpları

Sesli Arayüz UX: Earcon'un Sınırı, Sözel Yönerge, Onay

Sesli arayüzde kullanıcının ne diyebileceğini bilmesinin tek yolu, sistemin bunu ona söylemesidir. Görsel arayüzde bu işi buton, menü ve ikon üstlenir; seste karşılığı olan bir taşıyıcı yok, geriye sesin kendisi kalıyor. İşaretleyici tasarımı bu yüzden sesli arayüzün süsü değil, iskeleti.

Üç tür işaretleyici, üç ayrı iş

Sesli sistemlerde kullanıcıya yön veren sinyaller kabaca üçe ayrılıyor ve birbirinin yerine geçmiyorlar.

  • Sözel olmayan sesler (earcon): kısa bir bip, bir tıklama, yükselen bir ton. Durum bildirir: dinlemeye başladım, işlem bitti, anlamadım.
  • Açık sözel yönerge: sistemin seçenekleri doğrudan söylemesi. "Onaylıyor musunuz, yoksa tutarı değiştirelim mi?"
  • Örtük ipucu: seçeneği saymadan, sorunun biçimiyle beklenen cevabı ima etmek. "Tümü doğru mu?" sorusu evet, hayır ve düzeltme cevaplarının üçünü birden davet eder.

Geri alınamayan bir işlemin onayını earcon'a bağlamam. O noktada tek dayanağın kullanıcının yarım saniyelik bir sesi doğru hatırlamış olması olur, üstelik hatırlamadığını size haber verecek hiçbir mekanizma yoktur.

Earcon ölçeklenmez

İkon setleri büyüyebilir çünkü ikonlar ekranda aynı anda durur. Kullanıcı ikisini yan yana görüp karşılaştırır, ayırt edemediğinde üstüne gelip etiketi okur, öğrenme ekranın kendisinde gerçekleşir. Earcon'da bunların hiçbiri yok. Sesler sırayla gelir, karşılaştırılamaz, geri sarılamaz ve tek referans kullanıcının belleğidir.

Pratikte bu, birbirinden güvenle ayırt edilebilen earcon sayısının bir elin parmaklarını geçmediği anlamına geliyor. Setinizi buna göre kurun: dinliyorum, tamamlandı, hata. Bir sesi "siparişiniz onaylandı" gibi içerikli bir mesajın taşıyıcısı yapmak, o mesajın kullanıcıya ulaşmaması demek.

Seçenek okumanın maliyeti saniyeyle ölçülür

Kademeli açıklama sesli arayüzlerde sık önerilir: seçenekleri azar azar, sırayla ver. Öneri doğru ama sınırı genelde söylenmiyor.

Konuşma sentezi rahat anlaşılır bir hızda saniyede iki buçuk kelime civarında ilerler. Dört kelimelik bir seçenek yaklaşık bir buçuk saniye tutar. Sekiz seçeneği okumak on üç saniyeye yakın sürer ve kullanıcı bu on üç saniye boyunca hiçbir şey yapamaz, sadece dinler. Sonunda da elinde çoğunlukla son bir iki seçenek kalır, ilk okunanlar gitmiştir. Görsel bir listede sekiz satırı bir bakışta tarayan kullanıcı, aynı sekiz seçeneği sesle aldığında listeyi taramaz, dinlemek zorunda kalır.

Sonuç şu: seçenek okumak üçün üstüne çıktığı anda bilişsel yükü azaltmaz, artırır. Uzun bir seçenek kümesinde doğru hamle listeyi parçalara bölmek değil, hiç okumamaktır. Açık uçlu sor, kullanıcının serbest cevabını ayrıştır; ayrıştıramıyorsan kümeyi ikiye bölen tek bir soru sor. Menüyü sesle taklit etmek en baştan yanlış aktarım.

Tahmin et ve onayla: nerede doğru, nerede değil

Sistemin kullanıcının niyetini tahmin edip onay istemesi, seçenek saymaya göre neredeyse her zaman daha hızlı. Yanlış tahminin bedeli tek bir tur, doğru tahminin kazancı ise bütün bir menü.

Bu hesap yalnızca işlem geri alınabilir olduğunda geçerli. Para transferi, sipariş, silme gibi geri dönüşü olmayan adımlarda yanlış tahminin bedeli bir tur değil, işlemin kendisi. Bu adımlarda örtük ipucu kullanılmaz: sistem ne yapacağını tam olarak söyler, kritik değerleri (tutar, alıcı, adres) tekrar okur ve açık onay bekler. Onayın "tamam" gibi kazara söylenebilecek bir kelimeye değil, işlemi adlandıran bir cevaba bağlanması daha güvenli.

Yeni kullanıcı ile alışkın kullanıcı aynı yönergeyi istemez

Açık yönerge öğretir, örtük ipucu hızlandırır. İkisi arasında kalıcı bir tercih yapmak gerekmiyor, aynı akış ikisini sırayla kullanabilir. İlk karşılaşmada seçenekleri açıkça söyleyin, kullanıcı aynı adımı birkaç kez sorunsuz geçtiyse yönergeyi kısaltın. Ses asistanlarında bu uzun süredir uygulanan bir yöntem ve tek maliyeti kullanıcı başına bir sayaç tutmak.

Kısaltma tek yönlü olmamalı. Kullanıcı bir adımda takıldığında, aynı yönergeyi olduğu gibi tekrar etmek işe yaramaz, çünkü ilk seferinde anlaşılmayan cümle ikinci seferinde de anlaşılmıyor. Tekrarda daha açık ve daha kısıtlı bir biçime geçin: seçenekleri ikiye indirin, sorulan şeyi adıyla sorun.

Bunu ölçmenin yolu

İşaretleyici tasarımının iyi olup olmadığı anket sorusuyla değil, oturum kayıtlarıyla anlaşılır. Bakılacak üç şey var ve üçü de zaten logda duruyor: bir görevin kaç turda tamamlandığı, sistemin cevabı ayrıştıramadığı turların oranı, kullanıcının anonsu kesip araya girdiği yerler.

Bunlardan sonuncusu en çok bilgi veren. Kullanıcılar bir anonsun tam olarak neresinde araya giriyorsa, o cümlenin geri kalanı gereksizdir. Araya girmenin hep aynı kelimede toplandığını görmek, o yönergeyi kısaltmak için gereken tek kanıt.