Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Kullanılabilirlik Testini Kendiniz Yapmak: Nereye Kadar İşler

Küçük Ekipte Kullanılabilirlik Testi: Hangi Yöntem Ne Zaman İşe Yarar

Kullanılabilirlik testi, uzman gerektiren kısmı sanıldığından küçük olan bir iş. Görev yazmak, birini karşısına oturtup izlemek ve not almak öğrenilebilir; asıl ayrım yöntemlerin hangisinin küçük ekiple işlediğinde. Yaygın tavsiye listeleri bu ayrımı yapmadığı için birbirine hiç benzemeyen yöntemleri aynı torbaya koyuyor.

Kendi başınıza yapabileceğiniz kısım nerede bitiyor

Bir kullanıcıya görev verip izlemek teknik bilgi istemiyor. Zor olan, izlerken müdahale etmemek. Ekibinden birinin moderatörlük yaptığı oturumların çoğu, kullanıcı iki saniye durakladığında "şuraya bakabilirsiniz" diyerek bulguyu kendi elleriyle siliyor. Uzmanın getirdiği şey gizli bir yöntem değil, bu sessizliği koruma disiplini.

Yine de sınır var. Karmaşık bir iç kullanım sistemini, farklı yetki seviyelerinde onlarca senaryo ile test etmek küçük bir ekibin harcı değil. Orada iş, tek tek arayüz sorunlarını bulmaktan çıkıp hangi rolün hangi kararı verdiğini haritalamaya dönüşür.

Beş kullanıcı yeter, ama maliyet oturumda değil

Beş kullanıcının sorunların büyük kısmını ortaya çıkardığı fikri (Nielsen'in yaygın bilinen önerisi) pratikte tutuyor. Kaynak tavsiyelerinin yanlış yerde durduğu nokta, her kullanıcı için bir saat ayırın demesi. Süre önemli değil, görev sayısı önemli. Üç görev otuz dakikada biter, sekiz görev bir saati aşar ve son üç görevin verisi yorgunluk yüzünden çöp olur.

Gerçek masraf davet ve seçim tarafında. Yanlış beş kişiyle yapılmış test, hiç yapılmamış testten kötüdür, çünkü size yanlış bir güven verir. Ürünü zaten bilen ofis arkadaşınız, sipariş formunu ilk kez gören bir müşterinin göremediği hiçbir şeyi göremez.

A/B testi neden bu listede yanlış yerde

"Hızlıca uygulanabilir" yöntemler arasında A/B testini görmek yanıltıcı. Sebep yöntemin zorluğu değil, aritmetiği. Dönüşümü yüzde beşten yüzde altıya çıkardığınızı makul bir güvenle söylemek için varyant başına sekiz bin civarı oturum gerekir. Haftada beş yüz ziyaretçi alan bir sitede iki varyant için bu, yarım yıldan uzun bir bekleme demektir. O süre içinde sitede başka hiçbir şey değişmemesi gerekir ki değişir.

Bu yüzden küçük ölçekte moderatörlü beş kullanıcılık oturumu A/B testinden çok daha güvenilir bulurum. A/B testi, oturumun cevaplamadığı bir soruyu cevaplar: iki çözüm de anlaşılırken hangisi daha çok satıyor. Trafiğiniz o eşiğin altındaysa soru zaten sizin sorunuz değil.

Heuristik değerlendirme: ucuz ama körlüğü var

Kontrol listesiyle arayüzü taramak yarım günde yapılır ve tutarsız buton adlandırması, kaybolan geri bildirim, gizlenmiş hata mesajı gibi sorunları hızla toplar. Peki bu neyi kaçırır? Kullanıcının o an ne yapmaya çalıştığını. Listede geçen her maddeye uyan, buna rağmen kimsenin aradığı şeyi bulamadığı ekranlar gördüm. Heuristik tarama, kullanıcı oturumunun yerine geçmez, oturumda ölçülecek şeyi daraltır. Sıra da bu yüzden önemli: önce tarayın, açık hataları düzeltin, sonra kullanıcıyı oturtun. Aksi halde beş kişinin de aynı bozuk butona takılmasını izleyerek zaman harcarsınız.

Ekip içine nasıl yerleşir

Testi ekip alışkanlığına çevirmenin yolu, süreci ağırlaştırmamak. Bir görev, bir kullanıcı, on dakika, tek sayfalık not: bu ölçekte yapılan test, çeyrekte bir yapılan büyük çalışmadan daha çok iş görür, çünkü kararlar hâlâ değiştirilebilirken gelir.

Bulguyu yazan kişinin bir soruyu daha cevaplaması gerekiyor: bunu düzeltmek kaç satır iş? Uygulama maliyeti hesaplanmamış bulgu listesi, iyi niyetle hazırlanmış olsa da geliştirme tarafında sıraya bile girmez. Aynı bulguyu "alan sırasını değiştirmek yarım gün, doğrulama mesajını yerinde göstermek iki gün" diye yazarsanız tartışma önceliklendirmeye döner. Test kültürünün ekibe gerçekten oturduğu an, kimsenin artık "bence kullanıcı şöyle yapar" cümlesini kanıt saymadığı andır.