Konu Başlıkları
Yükleniyor...

SEO ile Kullanılabilirlik Çakıştığında Hangisi Kazanır

SEO ve Kullanılabilirlik: Çakışan Kararlar ve Ölçülebilir Ortak Zemin

SEO ile kullanılabilirlik kararların çoğunda aynı yere çıkar. Çakıştıkları yerler dar ve her projede tekrar eden birkaç noktadan ibaret. Zorluk ilkelerde değil, o dar kesitte hangi tarafın ağır bastığına karar vermekte; aşağıdaki çakışmaların her birinin bir cevabı var.

Anahtar kelime metni bozduğunda

Aranan ifade ile kullanıcının kafasındaki ifade her zaman aynı olmaz. Ürün sayfasında insanlar sadeleşmiş bir isim bekler, arama tarafında ise uzun ve tarif edici bir kalıp döner. Metni arama tarafına göre yazarsanız cümle bozulur, kullanıcı tarafına göre yazarsanız sayfa hiç bulunmaz.

Bunu genelde şöyle çözerim: görünen metin okuyucunun cümlesiyle yazılır, aranan karşılık başlık etiketine, URL yapısına ve alt başlıklara taşınır. Bu alanlar zaten makine tarafından okunmak için var, gövde metnini zorlamaya gerek kalmıyor. Aynı ifadeyi bir paragrafta üç kez tekrarlamak ise iki tarafa birden zarar veriyor.

Hemen çıkma oranı zayıf bir kanıttır

Kullanıcı deneyiminin arama sıralamasına etkisi çoğu zaman şu cümleyle savunulur: arama motoru sayfada geçirilen süreye ve hemen çıkma oranına bakar, o halde iyi deneyim doğrudan sıralamaya yansır. Bu cümle ölçüm tarafında çürüyor.

Klasik analitik kurulumunda oturum süresi iki isabet arasındaki zaman farkından türetilir. Tek sayfalık bir ziyarette ikinci isabet hiç oluşmaz, dolayısıyla o ziyaretin süresi tanım gereği sıfır yazılır. Yani tam da endişe ettiğiniz ziyaretler, süre verisi bulunmayan ziyaretlerdir. Üstüne, kısa ziyaret her zaman kötü değildir; aradığı telefon numarasını üç saniyede bulup çıkan kullanıcı memnun ayrılmıştır ama tabloda başarısızlık gibi görünür.

Karar verirken sayfada kalma süresine değil, görevin tamamlanıp tamamlanmadığına bakın. Formun gönderilmesi, aramanın sonuç vermesi, sepete eklenmesi gibi olayları ölçün. Bunlar sunucu tarafında da doğrulanabilir, tarayıcıda ne olduğuna dair tahmine ihtiyaç bırakmaz.

Ortak zemin ölçülebilir olan yerdedir

İki tarafın gerçekten örtüştüğü yer sayfa performansıdır ve bu örtüşme tahmine dayanmıyor. En büyük içerik ögesinin ne zaman çizildiği, sayfanın yüklenirken ne kadar kaydığı ve etkileşime ne kadar gecikmeyle cevap verdiği hem kullanıcının hissettiği şeydir hem de arama tarafında açıkça sayılan girdilerdir.

Bu ölçümlerin değeri, laboratuvarda değil gerçek kullanıcı verisinde toplanmalarından geliyor. Kendi makinenizde hızlı açılan sayfa, orta seviye bir telefonda ve zayıf bağlantıda bambaşka davranır. Yerleşim kaymasını düzeltmek, görsele ve reklam alanına sabit yükseklik vermek gibi bir saatlik işlerdir; aynı düzeltme hem yanlış tıklamayı bitirir hem de ölçülen değeri toparlar.

Bağlantı yığmak gezinmeyi bozar

Site içi bağlantı işe yarar, ama bunu sayfanın altına yüzlerce bağlantı doldurarak yapmak eski bir alışkanlık. Kullanıcı tarafında bu alan okunmuyor, arama tarafında da her bağlantının değeri seyreliyor.

Sayfaların bulunabilirliği menünün işi değil, site haritasının işi. Menü ve alt bilgi, kullanıcının hedefe giden yolunu kısaltmak için tasarlanır; geri kalan her sayfa sitemap dosyasıyla zaten taranır. Bu ayrımı yaptığınızda alt bilgide kaç bağlantı olacağı tartışması kendiliğinden bitiyor.

Erişilebilirlik ayrı bir iş, ama aynı yere çıkıyor

Görsele yazılan alternatif metin ekran okuyucu kullanan biri için okunan cümledir. Oraya anahtar kelime dizince metin insan için işlevsiz, makine için de değersiz hale gelir. Görselde ne olduğunu yazın, o kadar.

Başlık hiyerarşisi de aynı yerden bakınca netleşir. h2 ve h3 görsel boyut ayarı değil, belgenin yapısıdır; ekran okuyucu bu yapıyla gezinir, tarayıcı da sayfayı bu yapıyla anlar. Yazıyı görsele gömmek ise iki tarafta birden kayıp: metin seçilemez, büyütülemez, aranamaz.

Çakışmalarda tarafı belirleyen kural şu: ölçülebilir bir kazanç varsa arama tarafının isteği uygulanır, yoksa kullanıcı kazanır. Sıralama sinyali olduğu varsayılan ama doğrulanamayan bir alışkanlık için okunabilirliği bozmak, bilinen bir zarara karşılığı belirsiz bir bahis oynamaktır.