Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Affinity Diagram ile UX Bulgularını Kümelemek

Affinity Diagram Nasıl Yapılır? Kümeleme, Adlandırma ve Önceliklendirme

Kullanıcı görüşmelerinden çıkan yüzlerce not tek başına hiçbir şey söylemez. Affinity diagram bu notları temalara ayırıp ekibin ortak bir resme bakmasını sağlar. Yöntemin mekaniği basit; zor olan kümeleri doğru adlandırmak ve hangi kümenin gerçekten öncelikli olduğuna karar vermek.

Yöntem aslında ne yapıyor

Yakınlık diyagramı, dağınık gözlemleri benzerliklerine göre gruplayıp her gruba bir ad veren bir düzenleme tekniği. Kökeni Japon kalite yönetimine dayanır, UX'e araştırma sentezinin standart aracı olarak geçti.

Kağıt üstünde yaptığı tek şey notları yer değiştirmek. Gerçek çıktı başka: ham veriden ekibin üzerinde anlaştığı bir tema listesi çıkar ve o liste sonraki bütün kararların dayanağı olur. Kümeleme oturumu bu yüzden masum bir düzenleme işi değildir, projenin neyi problem sayacağına karar verdiği yerdir.

Adımlar üçtür, ağırlık sonuncudadır

  1. Herkes kendi notlarını yazar. Bir not tek gözlem taşır, bu aşamada kimse konuşmaz.
  2. Notlar benzerliklerine göre masaya ya da duvara kümelenir.
  3. Kümeler adlandırılır ve sıraya konur.

Oturumların çoğu ikinci adımda zaman kaybeder, oysa sonucu belirleyen üçüncüsüdür. Notları taşımak tartışmasız bir iş; adı koymak ve sıralamak karar vermektir.

Küme adı, kümenin içeriğinden çok şey belirler

"Navigasyon" diye adlandırılan küme ile "Kullanıcı aradığı sayfaya ulaşamıyor" diye adlandırılan küme birebir aynı notları içerse bile ekibi farklı yerlere götürür. İlki bir arayüz bileşenini işaret eder ve tasarımcıyı menüyü yeniden çizmeye yönlendirir. İkincisi bir başarısızlığı anlatır ve arama, iç bağlantı, isimlendirme gibi çözümleri de masada tutar.

Küme adını kullanıcının yaşadığı durumu anlatan bir cümle olarak yazın, fiili içinde bırakın. Tek kelimelik etiketler kümeyi ölü bir klasöre çevirir ve iki hafta sonra kimse içinde ne olduğunu hatırlamaz.

Küme büyüklüğü öncelik demek değildir

En kalabalık kümeyi otomatik olarak listenin başına koymak, araştırma sentezinde en sık yapılan hatadır. Küme büyüklüğü yalnızca kaç kişinin o konuya değindiğini söyler, o konunun ne kadar zarar verdiğini değil.

Kırk görüşmede on iki kişinin "renkler biraz soluk" demesi kalabalık bir küme üretir. Tek bir kişinin ödeme adımında parası çekilip siparişi oluşmaması ise tek notluk bir küme olarak kenarda durur. Önceliklendirmede tek eksen yaygınlık olamaz; her kümeye ayrıca şiddet değeri verin ve sıralamayı bu ikisinin birleşiminden çıkarın.

Aynı notu iki kümeye koyarsanız sayım bozulur

Yaygın iki tavsiye vardır: bir not birden fazla temaya ait olabilir, kopyalayın. Ve kümeleri büyüklüğüne göre önceliklendirin. Bu ikisi aynı oturumda birlikte çalışmaz. Çift yazılan her not iki kümenin de ağırlığını birden şişirir, tabloda otuz nota bakarken elinizde aslında yirmi dört gözlem vardır ve en çok kopyalanan konu haksız yere tepeye çıkar.

Notu kopyalayacaksanız kopyayı işaretleyin ve sayımda bir kez sayın. Daha temizi, notu tek kümede bırakıp ikinci ilişkiyi kümeler arasına çizilen bir okla göstermek. Ok, sayıyı bozmadan bağlantıyı korur.

Paralel gruplar zamanı sandığınız kadar kısaltmaz

Kalabalık ekiplerde ikiye bölünüp paralel kümeleme yapmak sık önerilir. Ama sonunda iki tema seti birleştirilmek zorundadır ve bu ikinci bir kümeleme turudur: A takımının dokuz temasını B takımının on bir temasıyla eşleştirmek, yeniden adlandırma ve yeniden tartışma demektir.

Bölmenin gerçekten kazandırdığı tek durum, verinin doğal olarak ayrılabildiği durumdur. İki takım aynı veriyi değil, farklı segmentleri ya da farklı araştırma turlarını kümelesin. Aynı veriyi iki takıma verdiğinizde elde ettiğiniz şey hız değil, iki bağımsız yorumdur. Bu bazen tam da istenen şeydir, ama zaman kazandırdığını söylemeyin.

Duvar mı, dijital pano mu

Aynı odadaki bir ekip için fiziksel duvarı dijital panodan üstün bulurum. Duvarda herkes ayakta ve eli aynı anda içeride, kümelerin tamamı tek bakışta görülüyor, birinin notu taşıması diğerine anında itiraz imkanı veriyor. Dijital panoda imleçler sırayla hareket eder, ekranı yöneten kişi konuşmayı da yönetir ve sessiz katılımcı iyice sessizleşir.

Dijitalin kazandığı yer oturumdan sonrasıdır: arama, etiket, kalıcı kayıt, üç ay sonra "bu tema nereden çıkmıştı" sorusuna verilecek cevap. Pratik çözüm de bu ayrımdan çıkar. Oturumu duvarda yapın, çıktıyı fotoğraflayıp dijitale taşıyın. Uzaktan çalışan ekipte tartışma zaten yok; orada kural şu olsun: herkes notlarını oturum başlamadan yazıp panoya bıraksın, yoksa ilk konuşan kişi temaları tek başına belirler.

Ne zaman gerek yok

Elinizde yirmi notun altında veri varsa affinity diagram kurmayın. Notları masaya dizip konuşmak aynı sonucu daha kısa sürede verir. Yöntem, tek kişinin aklında tutamayacağı kadar çok gözlem biriktiğinde anlam kazanır; küçük veride sadece toplantıyı uzatır.