Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Ana Sayfa Yeniden Tasarımı: Neyi Değiştirin, Neyi Bırakın

Ana Sayfa Yenilerken İskelet ve Yüzey Ayrımı

Ana sayfalar eskisi kadar sık kökten değişmiyor. Bunun sebebi tasarımcıların cesaretini kaybetmesi değil, kullanıcının bir sayfada nereye bakacağını artık öğrenmiş olması. Yeniden tasarım kararı da bu yüzden "ne zaman" sorusundan çok "hangi katmana dokunuyorum" sorusuna dönüşüyor.

İskelet ile yüzeyi ayırın

Bir ana sayfayı iki katman gibi düşünmek işi kolaylaştırıyor. İskelet, kullanıcının kas hafızasına yazılmış olan kısımdır: logonun sol üstte olması, aramanın nerede durduğu, ana menünün sırası, birincil eylem düğmesinin ekranın neresinde beklendiği. Yüzey ise renk, tipografi, boşluk, görsel dili ve bileşenlerin biçimi.

Yüzeyi yılda birkaç kez değiştirebilirsiniz, kimse şikayet etmez. İskeleti değiştirdiğinizde ise düzenli ziyaretçi bir anda ilk gün kullanıcısına döner, çünkü daha önce düşünmeden yaptığı işi tekrar aramak zorunda kalır. Yeniden tasarımların çoğu tam burada başarısız oluyor: yüzey yenilenmesi gereken yerde iskelet de birlikte sürükleniyor.

Değişiklik gerekiyor mu, önce onu ölçün

"Site eskimiş görünüyor" bir gözlemdir, gerekçe değil. Karar vermeden önce üç veriye bakın.

  • Ana sayfaya gelenlerin ilk tıkladığı üç bağlantı hangisi? Bu liste sizin öncelik sıranızla uyuşmuyorsa sorun yerleşimdedir, estetikte değil.
  • Mobil ve masaüstü davranışı ne kadar ayrışıyor? Ayrışma büyükse mesele düzen değil, mobilde bozulan bir akıştır.
  • Sayfa hangi cihazda kaç saniyede kullanılabilir hale geliyor? Yeni tasarım bu süreyi uzatacaksa, kazandığınız görsellik kaybettiğiniz sabrı karşılamaz.

Bu üç sayı elinizdeyken yeniden tasarım tartışması zevk meselesi olmaktan çıkar.

Yeni tasarıma geçmeden önce URL haritasını çıkarın

Tasarım işinin görünmeyen ama en pahalı kısmı burası. Sunucu kayıtlarından ya da site haritasından, son on iki ay içinde en az bir kez istenmiş adreslerin listesini alın. Çoğu orta ölçekli sitede bu liste birkaç yüz satırdır ve bitmesi imkansız bir iş değildir, sadece sıkıcıdır.

Sonra her eski adresin karşısına yeni yapıdaki en yakın içeriği yazın. Kural basit: hedef, kullanıcının aradığı şeyin bulunduğu sayfa olmalı. Karşılığı olmayan bir içeriği ana sayfaya yönlendirmek, kullanıcıyı aradığı yerden çıkarıp giriş kapısına bırakmak demektir. Eski URL'lerin tamamı ana sayfaya bağlanmış bir siteyi devralmıştım, aramadan gelen ziyaretçinin ilk tepkisi geri tuşuna basmaktı.

Yönlendirme zincirlerini düzleştirin

Yeniden tasarımlar üst üste binince A adresi B'ye, B de C'ye yönleniyor. Tarayıcı bunu sessizce çözer ama her adım fazladan bir gidiş dönüş, ve zincir uzadıkça bazı istemciler takip etmeyi bırakır.

Doğrusu zinciri kurmak değil, düzleştirmek: her eski adresi doğrudan nihai hedefe yazın. Yönlendirme tablosunu elle yönetiyorsanız yeni bir taşınmada eski satırların hedefini de güncelleyin, üzerine yeni satır eklemeyin. Kendi kendine döngü oluşturan iki satırı yakalamak için tabloyu bir kez baştan sona gezip her hedefin tekrar tabloda kaynak olarak geçip geçmediğine bakmak yeterli.

Kademeli geçiş, tek seferlik lansmandan iyidir

Bütün siteyi bir gecede değiştirmenin tek avantajı duyuru yapmanın kolay olması. Bunun bedeli, bir şey bozulduğunda hangi değişikliğin bozduğunu bilememektir.

Bunun yerine yüzey değişikliklerini bileşen bileşen yayına alın, iskelete dokunan tek bir değişikliği ayrı bir sürümde ve ölçerek verin. Menü sırasını değiştirdiğiniz hafta başka hiçbir şeyi değiştirmeyin. O hafta tıklama dağılımı bozulursa sebebini biliyor olursunuz, bu da tasarımı geri almanızı değil, doğru yerinden düzeltmenizi sağlar.