On Yılda Web Arayüzlerinde Gerçekten Ne Değişti
Son on yılda web arayüzlerinde değişen şey görsel dil değil, karar verme biçimi. Splash sayfası, gizlenmiş menü, uzun açılış animasyonu: bunlar zevk olgunlaştığı için değil, ölçülüp kaybettikleri görüldüğü için gitti. Aşağıda gerçekten yerleşen iki değişiklik ve hâlâ tekrar eden bir akıl yürütme hatası var.
Değişen şey zevk değil, ölçüm maliyeti
Splash sayfalarının ortadan kalkmasını tasarımcıların zevkinin incelmesine bağlamam. Analitik ucuzladı, çıkış oranını ekran bazında görmek sıradan bir iş haline geldi, açılış ekranının bedeli sayıyla ortaya çıktı. Karar orada verildi.
Bunun bugüne pratik karşılığı şu: bir arayüz kararını savunurken hangi metriğe bakacağını kararı vermeden önce söyle. Sonradan seçilen metrik, kararı doğrulamak için seçilmiş metriktir. Önceden yazılan tek satır bile bu sapmayı kapatıyor.
Erişilebilirlik tartışma konusu olmaktan çıktı
Kontrast, klavye erişimi, alternatif metin. Bunlar artık tercih değil, sayısal eşiği olan kontroller. WCAG AA, normal metin için 4.5:1, büyük metin için (18pt, kalınsa 14pt ve üzeri) 3:1 kontrast oranı ister. Paleti tasarım aşamasında ölçersen maliyeti neredeyse sıfır; yayına aldıktan sonra ölçersen iş tema revizyonuna dönüşüyor.
Klavye tarafında en sık atlanan nokta odak sırası. Sekme sırası DOM sırasını takip eder, ekranda gördüğün sırayı değil. Sütunları CSS ile yeniden dizdiğinde (flex order, grid yerleşimi, mobilde blokların yer değiştirmesi) görsel sıra ile DOM sırası ayrışır ve klavyeyle gezen kullanıcı sayfada zıplayan bir odakla karşılaşır. Bunu düzeltmenin doğru yolu tabindex ile sırayı zorlamak değil, işaretlemeyi okuma sırasına göre yazıp yerleşimi ona göre kurmak.
“Uzun kuyruk” tavsiyesindeki boşluk
Küçük ve niş sitelerin toplamda webin değerinin büyük kısmını oluşturduğu doğru bir gözlem. Oradan “o halde küçük site kurmak avantajlıdır” sonucu çıkmıyor. Toplamın büyüklüğü tek tek üyeler hakkında bir şey söylemez, kuyruk uzun olduğu için uzundur ve içindeki değerlerin çoğu sıfıra yakındır. Küçük olmak kendi başına bir strateji değil.
Bu gözlemin işe yarayan kısmı başka yerde: dar kitle ölçmeyi kolaylaştırıyor. Haftada birkaç yüz ziyaretçin varsa beş kişilik bir kullanılabilirlik testi trafiğinin anlamlı bir bölümünü temsil eder, aynı test yüz binlik trafikte gürültüde kaybolur. Küçük siteyi avantajlı yapan şey niş olması değil, kullanıcısına doğrudan ulaşabilmesi.
Hâlâ tekrar eden hatalar
Mobil uyumluluk çoğu projede medya sorgusu eklemek olarak anlaşılıyor. Ekran daralıyor, sütunlar alt alta geçiyor, akış aynı kalıyor. Masaüstünde yan yana durduğu için sorun çıkarmayan yedi alanlı form, mobilde yedi ekran boyu kaydırmaya dönüşüyor ve terk oranını orada kaybediyorsun.
Hata mesajları da aynı yerde takılı. “Bir hata oluştu” satırı kullanıcıya ne yapacağını söylemediği için destek talebine dönüşüyor. Mesajı hangi alanın, neden reddedildiğini ve kabul edilen biçimi söyleyecek şekilde yaz; doğrulama kuralını zaten yazmışsın, kuralı insan diline çevirmek birkaç dakikalık iş.