Bilgi Yoğunluğu: Çin ve Batı Arayüzleri Neden Farklı
Çin'deki büyük portalların ana sayfası Batılı bir okura kalabalık görünür: yüzlerce bağlantı, üst üste yığılmış bloklar, neredeyse hiç boşluk yok. Aynı sayfa Çinli kullanıcı için gayet olağan bir giriş noktası. Bu farkı zevk meselesi diye geçiştirmek kolay, ama açıklama orada bitmiyor.
Yoğunluk bir zevk meselesi mi
Bunu kültürel zevk farkına bağlamam. Arada ölçülebilir yapısal sebepler var; zevk büyük ihtimalle onların sonucu, sebebi değil.
Yazı sistemi ekranda yer kaplar
"Ana sayfa" Türkçede iki kelime ve dokuz karakter. Çincede 首页, iki karakter. Latin alfabesiyle yazılmış bir gezinme etiketi, aynı anlamı taşıyan Çince etiketten kabaca iki üç kat geniş yer tutar. Sonuç doğrudan: aynı piksel genişliğine Çince arayüz belirgin biçimde daha fazla bağlantı sığdırır ve kullanıcı bunları tek bakışta tarayabilir. Batılı bir sayfa aynı sayıda bağlantıyı koymaya kalksa ya satırlar taşar ya da punto düşer, tarama o zaman gerçekten zorlaşır.
Yazmanın maliyeti gezinmeyi öne çıkarır
Çince metin girmek pinyin yazıp aday karakter seçmeyi gerektirir. Arama kutusuna bir şey yazmak, Latin alfabesinde olduğundan daha fazla adım demek. Tıklamanın maliyeti sabitken yazmanın maliyeti yüksekse, arayüz tıklanacak şeyleri öne çıkarır. Portal alışkanlığı biraz da buradan besleniyor.
Peki yoğunluk her zaman kötü mü
Sadelik savunusunun sessiz varsayımı, kullanıcının ne aradığını bildiği. Bildiği zaman da doğru: az seçenek, net yol, hızlı sonuç. Ya bilmiyorsa? Bir haber portalında ya da geniş kataloglu bir e-ticarette insan çoğu zaman gezinmeye gelir, arama yapmaya değil. Orada seçenekleri katmanlara gizlemek keşfi zorlaştırır. Üç tıklık bir menü ağacı, tek ekrandaki kalabalıktan daha yorucu olabilir.
Ayrım ekrandaki öğe sayısında değil, hiyerarşinin okunup okunmadığında. Yüz bağlantı taşıyan bir sayfa, gruplar arasındaki farkı boşluk, tipografi ve renkle net gösteriyorsa taranabilir kalır. On bağlantılı bir sayfa hepsini aynı ağırlıkta gösteriyorsa taranmaz.
Aynı düzeni Türkçeye taşırsanız
Çin portalını referans alarak kurulan yoğun grid'ler Türkçe içerikte iyi durmaz, sebebi de tasarım değil metin. Türkçe kelimeler eklerle uzar; "değerlendirmelerinizi" gibi bir etiket, İngilizce muadilinin çizildiği kutuya sığmaz.
Uygulama tarafında bunun bedeli genelde geç fark edilir. Tasarım İngilizce ya da uydurma yer tutucu metinle çizilir, gerçek içerik girince kartlar farklı yüksekliklerde kırılır, grid bozulur, iş CSS yamalarına kalır. En uzun gerçek etiketle prova etmek çok daha ucuza gelir; veritabanındaki en uzun kategori adını alıp tasarıma koymak beş dakikalık iştir.
Ekran okuyucu tarafı
Görsel yoğunluk ekran okuyucuya düz bir akış olarak iner. Sütunlar, kutular ve renk grupları kaybolur; geriye DOM sırası kalır. Yoğun bir sayfayı kullanılabilir tutan şey bu yüzden başlık hiyerarşisi ve landmark yapısıdır. Görsel gruplarınız h2, nav, section ile karşılık bulmuyorsa, sayfa gören kullanıcı için taranabilir ama görmeyen kullanıcı için sadece uzun.
Yoğunluğu yönetmenin somut yolları
- Gruplar arası boşluğu grup içi boşluktan belirgin biçimde büyük tutun. Yoğun bir sayfayı okunur kılan en ucuz müdahale budur.
- Aramayı simgeye indirmeyin, açık metinli kutu bırakın. Yoğun sayfada arama, kaybolan kullanıcının kaçış yoludur.
- Mobilde masaüstü yoğunluğunu taklit etmeye çalışmayın. Kırılım noktasında düzeni değil öncelik sırasını değiştirin.
- Reklamı içeriğin ritmine oturtun. Araya sıkıştırılan blok, asıl zararı tarama düzenini bozduğu yerde verir.
Nerede durmalı
Hedef kitle tek bir coğrafyaysa o kitlenin alışkanlığına yaslanın, evrensel bir doğru aramayın. İki kitleye birden hizmet eden bir sitede tek şablonla çıkmak yerine yoğunluğu içerikle birlikte değiştirin: ürün sayfası sade kalabilir, kategori girişi yoğun olabilir. Kültürel uyarlama çeviriden ibaret değil. Ama farkı da abartmamak gerekiyor, çünkü iki kitlede de okunmayan şey aynı: hiyerarşisi olmayan sayfa.