Daralan UX Piyasasında Portföy ve İş Arama Hazırlığı
İlanların azaldığı dönemlerde tavsiyelerin çoğu aynı yere çıkıyor: portföyünü güçlendir, ağını genişlet, öğrenmeye devam et. Doğru ama boş, çünkü hangi portföyün neyi kanıtladığını söylemiyor. Buradaki soru daha dar: işe alan kişi eline gelen dosyaya bakarken aslında neyi arıyor?
Hâlâ işteyken toplanan kanıt
İş arama hazırlığının en verimli kısmı, iş ararken değil çalışırken yapılır. Ayrıldığın gün şirket hesabındaki dosyalara, analiz panolarına, eski tasarım dosyalarına erişimin kapanır. Ekranların neye benzediğini hatırlarsın, sayıları hatırlamazsın.
Her projenin sonunda yarım sayfalık not tut: problem neydi, ne değiştirdin, sonra ne oldu, hangi görsel bunu gösteriyor. Ekran görüntülerini gizlilik sınırlarını gözeterek kendi arşivine al. Peki ya proje yarıda kaldıysa? Yarıda kalan iş de anlatılır; niçin durduğunu bilen aday, çoğu görüşmede bitmiş iş gösteren adaydan daha ilgi çekicidir.
Portföyde neyin ağırlığı var
Kurgu yeniden tasarım vakalarını, gerçek bir üründe yapılmış küçük bir düzeltmeden daha az inandırıcı bulurum. Popüler bir uygulamayı baştan tasarlamak kısıtsız bir iştir: paydaş yok, eski veri yok, geliştirme takvimi yok, kimse hayır demiyor. Mahalledeki işletmenin randevu formunu üç alandan ikiye indirip "formu dolduramadım" aramalarının kesildiğini anlatmak ise kısıt altında çalışıldığını gösterir.
Görüşmede asıl sorulan soru "ne tasarladın" değil, "neyden vazgeçtin ve neden" oluyor. Vakayı buna göre kur: hangi fikri kestin, hangi itirazı nasıl karşıladın, hangisinde haksız çıktın.
Ölçülebilir sonuç göster tavsiyesinin sınırı
Bu tavsiye kulağa sağlam gelir, çoğu yeni başlayanın elinde uygulanamaz. Dönüşümü %2'den %3'e çıkardığını istatistiksel olarak iddia edebilmen için varyant başına kabaca üç bin ziyaretçi gerekir, toplamda altı bin. Gönüllü çalıştığın derneğin sitesine ayda bin kişi giriyorsa o eşik hiç gelmez; paneldeki oynamalar da sonuç değil, gürültüdür.
O zaman uydurma bir yüzde yazmak yerine ölçüyü değiştir. Küçük örneklemde anlamlı olan şeyler var: görev tamamlama, kaç kişinin yardım istemeden bitirdiği, destek kutusuna düşen aynı sorunun adedi, formun doldurulma süresi. "Beş kullanıcının dördü ilk denemede randevu alamıyordu, değişiklikten sonra beşi de aldı" cümlesi görüşmede savunulabilir. Uydurma bir dönüşüm yüzdesi ilk soruda dağılır.
Alan değiştirenler için en kısa yol içeriden geçiyor
UX'e dışarıdan girmek zorlaştıkça, hâlihazırda çalıştığın yerden girmek en gerçekçi seçenek haline geliyor. Destek ekibindeysen elinde hazır bir araştırma kaynağı var: bir çeyreğin destek kayıtlarını tema tema ayır, en çok tekrar eden beş sorunu ekranlarla eşle, kısa bir belge yaz. Bu belge hem işe yarar hem de portföy vakası olur, üstelik kimseden izin almadan başlatılabilir.
Pazarlama, satış, saha, hatta muhasebe. Her birinin kendi kullanıcı temas noktası var. Peki ya şirkette UX diye bir başlık hiç yoksa? İşi adlandırmadan yap. Bir ekranın niye karıştığını gösteren tek sayfalık analiz, unvandan önce gelir.
Para ve süre
İş arama süreci iyimser tahminlerin iki katı sürüyor. Serbest çalışmaya geçmeye ya da işten ayrılmaya niyetliysen altı aylık gideri kenara koymadan başlama. Parasız geçen üçüncü ay, kabul etmeyeceğin teklifi kabul ettirir.