Web Sitesi Sloganı: Bilgi Taşımayan Cümleyi Silin
Çoğu web sitesi sloganı hiçbir şey söylemez. "Yenilikçi çözümler", "müşteri odaklı hizmet" türü cümleler ziyaretçinin bilmediği tek bir şeyi bile eklemez, sadece logonun altını doldurur. Bu yazı sloganın bilgi taşıyıp taşımadığını ölçen iki basit teste ve arayüzde çoğu zaman yanlış yere konmasına bakıyor.
Zıttı saçmaysa cümle boştur
Sloganı olumsuzuna çevirin. "Verimli çözümler" yerine "verimsiz çözümler", "güvenilir hizmet" yerine "güvenilmez hizmet". Hiçbir rakibiniz o zıt cümleyi kullanmazdı, yani orijinal cümle de bir tercih bildirmiyor. Bilgi taşıyan ifade ayırt eder: birileri tersini savunabiliyorsa cümle bir şey söylüyor demektir. "Restoranlar için bulut tabanlı rezervasyon yönetimi" böyle bir cümle, çünkü kurumsal yazılım satan bir firma bunu asla kendi sloganı yapmaz.
İkinci test daha da hızlı: sloganı rakibinizin sitesine yapıştırın. Orada da doğru duruyorsa slogan sizin değil, sektörün. İki test aynı şeyi ölçer ve ikisini de geçemeyen cümleyi kurtarmaya çalışmak yerine silmek daha iyidir.
Rakip analizini üç siteyle sınırlamak yeterli (beşten sonrası aynı cümleyi tekrar okumak oluyor).
Sloganın yeri header değil
Klasik tavsiye sloganı logonun yanına koymaktır ve ziyaretçinin ilk saniyelerde ne sunduğunuzu anlamasını buna bağlar. Bu iki tavsiye aslında çelişiyor. Mobil header'da logo, arama ve menü ikonu yan yana durunca geriye kalan genişlik tek satırlık bir cümleyi taşımaz, o yüzden pratikte slogan küçük ekranlarda gizlenir. Trafiğin büyük kısmı da oradan geliyor.
Yani kritik olduğunu söylediğiniz cümleyi ziyaretçilerin çoğu hiç görmüyor. Sitenin ne yaptığını söyleme yükünü hero alanındaki h1 ve onun altındaki tek cümlelik açıklama taşımalı. Header'daki slogan, o mesajın kısaltılmış bir yankısı olarak kalabilir, ama tek taşıyıcı olamaz.
Şunu ölçmek de zor değil: tarayıcıyı 375 piksel genişliğe getirin, sayfayı açın ve kaydırmadan görünen alanda sitenin ne sattığının yazıp yazmadığına bakın. Yazmıyorsa slogan çalışmıyor, ne kadar güzel yazılmış olursa olsun.
Spesifiklik, kısalıktan önce gelir
"Yedi kelimeyi geçmeyin" kuralı tek başına kötü sonuç üretir, çünkü kısaltmanın en kolay yolu somut olanı atmaktır. Önce ne sattığınızı tam yazın, sonra kısaltın. "1.5 milyon ilanla oto pazarı" kısa olduğu için değil, sayı ve kategori taşıdığı için işe yarar.
B2B tarafında iş biraz daha zor, ama zorluk jargonda değil kapsam belirsizliğinde. Kime sattığınızı yazın: "lojistik firmaları için filo takibi", "e-ticaret siteleri için iade yönetimi". Sektör adını yazmak müşteri kaybettirmez, tam tersine alakasız ziyaretçiyi eleyerek dönüşüm oranını temizler.
Anahtar kelimeyi sloganla taşımayın
Slogan ile title etiketi aynı şey değildir. Arama motoru başlık etiketini, sayfa içeriğini ve bağlantı metinlerini okur; logo yanındaki süslü cümlenin ağırlığı yok denecek kadar azdır. Anahtar kelimeyi oraya sıkıştırmaya çalışmak SEO değil, cümleyi bozmak. Sloganı insan için yazın, arama karşılığını başlık etiketinde ve sayfa metninde kurun.
Yazdıktan sonra ne yapmalı
Sloganı konuya uzak birine okutun ve tek soru sorun: bu site ne yapıyor? Cevap gelmiyorsa cümle başarısız. Satış ekibinden gelen geri bildirim de bundan daha değerlidir, çünkü onlar aynı soruyu telefonda her gün cevaplıyor ve müşterinin hangi kelimeyi anladığını biliyorlar.
Aynı cümle e-posta imzasında, sosyal medya profilinde ve reklam metninde de geçecek. Ortama göre üç ayrı versiyon yazmak yerine tek cümlede karar kılın; üç versiyon üç farklı vaat demek ve ziyaretçi bunu tutarsızlık olarak okur.