Esneklik ve Verimlilikte İkinci Yolun Maliyeti
Esneklik ve verimlilik ilkesi pratikte iki ayrı tavsiyeye dönüşüyor: aynı işi yapmanın birden çok yolunu sun, ve deneyimli kullanıcıya kısayol ver. İkisi de kulağa doğru geliyor. İkisinin de bir faturası var, ve o fatura arayüzü tasarlayan kişiye değil, onu altı ay sonra değiştirecek olana çıkıyor.
Aynı ilke kendi içinde çelişiyor
Bu konudaki metinlerin neredeyse tamamı önce "kullanıcıya birden fazla yol sunun" diyor, birkaç paragraf sonra "aynı işlevi farklı yerlerde tekrar etmeyin, öğrenmeyi zorlaştırır" diye ekliyor. Bu iki cümle aynı şeyin iki adı. Fark sadece niyetin nerede olduğu, ve niyet arayüzde görünmüyor.
Ayrımı yapan tek şey şu: ikinci yol farklı bir kullanım sıklığına mı hizmet ediyor, yoksa sadece karar verilemediği için mi orada duruyor. Toplu işlem butonu, tek tek yapılabilen bir işin yüz kere yapılan halini karşılıyorsa gerçek bir ikinci yoldur. Aynı kaydetme eylemi hem üst menüde, hem sağ tıkta, hem de sayfa altındaki butonda duruyorsa bu esneklik değil, kararsızlığın arayüze yansımış hali.
Maliyet tarafı da genelde konuşulmuyor. Aynı işi yapan üç yol varsa, o işin davranışı değiştiğinde üç yer birden güncellenmek zorunda. Biri unutulur ve kullanıcı iki farklı sonuç veren iki butonla karşılaşır, ki bu tutarsızlık tek yol sunmaktan çok daha pahalıya patlar.
Kısayol iyi bir fikir, ama keşfedilmiyorsa yok demektir
Klavye kısayolları bu konudaki en güvenli yatırım, çünkü acemi kullanıcıyı hiç rahatsız etmeden uzmanı hızlandırıyorlar. Şartı var: kısayolun kendisi bir yerden öğrenilebilmeli.
Menü öğesinin yanında kısayolun yazması, ayrı bir yardım sayfasından kat kat iyi çalışıyor, çünkü kullanıcı zaten o eylemi ararken görüyor. Bir de gerçekten sık kullanılan işlere kısayol vermek gerekiyor. Nadir bir ayarı üç tuş kombinasyonuna bağlamak kimseye zaman kazandırmaz, sadece kısayol listesini şişirir.
Hangi işlerin sık kullanıldığını tahmin etmeye çalışmak yerine ölçmek daha doğru. Kullanım sayacı koymak birkaç satırlık iş, ve bir ay sonra elinde kısayol verilecek beş eylemin listesi olur. Tahminle yapılan seçim genelde tasarımcının kendi kullanım alışkanlığını yansıtıyor.
Özelleştirmenin sessiz bedeli
"Kullanıcıya arayüzünü özelleştirme imkanı verin" tavsiyesinin arkasında yatan varsayım, insanların ayarlarla oynayacağı. Çoğu oynamıyor. Bu metinlerin bir kısmı bunu kendisi de söylüyor, sonra yine de özelleştirme sunmayı öneriyor.
Aç kapa şeklinde on bağımsız ayar sunarsan, ortaya 1024 olası arayüz durumu çıkar. Bunların hepsini test etmen mümkün değil, hepsinin ekran görüntüsünü destek ekibine vermen de mümkün değil. Kullanıcı "buton kayboldu" diye yazdığında hangi kombinasyonda olduğunu bulmak tek başına bir iş haline geliyor. On ayarın gerçekte kaçının kullanıldığını ölçtüğünde ise genelde iki üç tanesini görürsün.
Kişiselleştirmeyi genelde ayar ekranı yerine son kullanılan tercihi hatırlayan varsayılanlarla çözerim. Kullanıcıya hiç soru sormadan aynı sonucu veriyor, geri alınabilir oluyor, ve tek bir durum saklamak on tanesini saklamaktan çok daha az yerde yanlış gidiyor. Sıralama tercihi, son seçilen filtre, panel genişliği: bunları hatırlamak neredeyse her zaman bir ayarlar sayfasından daha çok işe yarar.
İkinci yolu eklerken sorulacak soru
Pratikte işleyen kural şu: yeni yolun, mevcut yolun on katı sıklıkta yapılan bir kullanımı karşılaması gerekiyor. Onda birlik bir fark için ikinci bir yol açmak, kazandırdığı hızdan fazlasını bakım ve öğrenme tarafında geri alıyor.
Bunu belirlemenin yolu da kullanıcıya sormaktan geçmiyor. Kimse "bu işi ayda kaç kez yapıyorsunuz" sorusuna doğru cevap veremiyor, tahminler gerçek sayının hem çok altında hem çok üstünde çıkabiliyor. Kayıtlara bakmak bu konuda görüşmeden daha güvenilir. Görüşme, o işi yaparken neyin rahatsız ettiğini anlamak için değerli, sıklık için değil.
Bu ilkenin kaynağı olan Nielsen'in on kullanılabilirlik sezgiselliği zaten hızlandırıcıların acemi kullanıcıdan gizlenmesini şart koşuyor. Uygulamada atlanan kısım da tam burası: kısayol eklemek kolay, onu görünmez tutup yine de öğrenilebilir bırakmak asıl tasarım işi.