Konu Başlıkları
Yükleniyor...

3 Tık Kuralı Neden Yanlış Şeyi Ölçüyor?

3 Tık Kuralı, Menü Derinliği ve Bilgi Kokusu

3 tık kuralının arkasında ölçüm yok. Jeffrey Zeldman'ın kitabındaki bir sezgi, tekrarlana tekrarlana kurala dönüştü. Kullanıcı üçüncü tıkta pes etmiyor; nereye gittiğini anlamadığı ilk tıkta pes ediyor. Aradaki fark, menünüzü nasıl kuracağınızı baştan değiştirir.

Kuralın kaynağı

Kural 2000'lerin başında "Taking Your Talent to the Web" üzerinden yayıldı ve kısa sürede kanıt istenmeyen bir doğru haline geldi. Joshua Porter bunu gerçekten test ettiğinde, üçüncü tıktan sonra terk oranının sıçradığına dair bir iz bulunmadı. Kullanıcılar aradıklarına yaklaştıklarını hissettikleri sürece tıklamaya devam ediyor; memnuniyetlerinde de tık sayısıyla ilişkili bir düşüş çıkmadı.

Sezgi tümüyle boş değildi. Yanlış olan, sezginin bir eşiğe sabitlenmesiydi.

Bir tık azaltmanın faturası

Tık sayısını düşürmenin tek yolu menüyü genişletmek. Hesap basit: her seviyede b seçenek varsa, d seviyede ulaşabileceğiniz sayfa sayısı b üzeri d kadardır.

1000 sayfalık bir siteyi üç tıkta kapsamak için seviye başına 10 seçenek yeter (10 × 10 × 10). Aynı siteyi iki tıka indirmek isterseniz seviye başına 32 seçeneğe çıkmanız gerekir (32 × 32 = 1024). Yani bir tık kazanmanın bedeli, üst menüyü üç katından fazla şişirmek. Ekranda 32 başlık, mobilde uzayıp giden bir liste ve her adımda daha uzun süren bir karar.

Kazanılan şey bir tıklama, kaybedilen şey her seviyede tarama süresi. Bu takas çoğu sitede zarar yazar.

Belirleyici olan bilgi kokusu

Kullanıcı menüde gezinirken tek bir soruya cevap arıyor: bu başlık beni aradığım şeye yaklaştırıyor mu? Etiket bu sinyali veriyorsa dört seviye sorun olmaz. Vermiyorsa tek seviyede kaybolur.

Pratikte en çok zarar veren üç şey belli: şirket içi jargonla yazılmış kategori adları ("Çözümler", "Kaynaklar"), aynı içeriği tarif eden iki ayrı başlık ve kullanıcının konumunu göstermeyen sayfalar. Breadcrumb, arama kutusu ve doğru adlandırılmış alt menüler bu üçünü de doğrudan hedef alır.

Ölçülmesi gereken

Navigasyonun başarısını tık sayısıyla ölçmem. Tık sayısı, sırf loglaması ucuz olduğu için ölçüt haline gelmiş bir sayı; her analitik aracı bedava veriyor, bu yüzden konuşuluyor.

Yerine bakılacak üç şey var. Görev tamamlama: kullanıcı aradığını buldu mu. İlk tık doğruluğu: menünün ilk seviyesinde doğru dalı seçti mi, ki bu ölçüm statik bir ekran görüntüsüyle bile yapılabilir. Geri dönme davranışı: tarayıcı geri tuşu ya da üst kategoriye dönüş, yanlış yola sapıldığının en net işareti.

Üçü de tık sayısından pahalı ama gerçekten karar verdiriyor. Bir menüyü değiştirmeden önce ilk tık testi yapın, sonuç genelde tartışmayı bitirir.

Sonuç yerine bir ölçüt

Derinlik ile genişlik arasında evrensel bir sayı yok, olan şu: her seviyede etiketler birbirinden ayırt edilebiliyor ve kullanıcı bir sonraki adımı tahmin edebiliyorsa derinlik ücretsizdir. Ayırt edilemiyorsa tık sayısını sıfıra indirseniz de fark etmez, kullanıcı zaten yanlış yerdedir.