Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Uluslararası Kullanılabilirlik Testi: Yöntem Seçimi ve Dil Tuzakları

Farklı Ülkelerde Kullanılabilirlik Testi Nasıl Yürütülür

Farklı ülkelerde kullanılabilirlik testi yürütmenin dört yolu var ve bunların maliyetleri birbirine hiç benzemiyor. Hangisini seçeceğiniz bütçeden çok, hedef pazarın size ne kadar yabancı olduğuna bağlı. Dil tarafında ise asıl sorun çevirinin kalitesi değil, çevirmenin test sırasında ne yaptığı.

Dört yöntem, dört farklı maliyet

Sıralama ucuzdan pahalıya değil, güvenilirlikten güvenilmezliğe doğru okunmalı:

  1. Yerinde test. Uzman hedef ülkeye gider, kullanıcıyla aynı odada çalışır. En pahalısı ve ortamı gören tek yöntem bu.
  2. Uzaktan test. Kullanıcı kendi bilgisayarından katılır, süreç ekran üzerinden izlenir. Ekranı görürsünüz, odayı görmezsiniz.
  3. Yerel danışmanla test. O ülkeden bir kullanılabilirlik uzmanı testi yürütür ve raporlar. Dil ve kültür engeli büyükse en iyi orta yol.
  4. Yerel ekiple test. Şirketin o ülkedeki ekibi temel testleri yapar. En ucuzu, en zayıfı.

Son maddeye dikkat: ürünü o pazarda satan ekip, aynı zamanda ürünün test raporunu yazıyor. Çıkan sonuç çoğu zaman ekibin zaten inandığı şeyi doğrular. Böyle bir raporu veri olarak değil, hangi konuların test edilmeye değer olduğuna dair bir ipucu olarak kullanın.

Uzaktan testin asıl sınırı da bu listede gizli. Soğuk ülkelerdeki ATM tuşlarının eldivenle basılabilecek kadar büyük tasarlanması gibi bulgular, ekran kaydında görünmez. Kullanım koşulunun kendisi problemse yerinde teste ihtiyacınız var.

Çevirmenle çalışmanın tek kuralı

Testi hedef dilde yürütemiyorsanız çevirmen alın, ama çevirmene ne yapmaması gerektiğini önceden söyleyin: özetlemeyecek, yorumlamayacak, kullanıcıya yardım etmeyecek.

Kullanıcı "burada ne yapacağımı anlamadım" dediğinde çevirmen bunu "kaydet düğmesini arıyor" diye aktarırsa elinizdeki en değerli bulgu silinmiş olur. Kafa karışıklığının kendisi veridir, çevirmenin tahmini değil. Sessizlikleri, duraksamaları, yarım bırakılan cümleleri de aktarmasını isteyin.

Katılımcıyı proje dilini biraz bilenlerden seçmek ikinci yol olarak sunulur, ama bu seçim örneklemi sessizce bozar: İngilizce bilen kullanıcı, o pazarın ortalama kullanıcısı değil ve arayüzdeki İngilizce kalıntılara da takılmaz.

Karakter seti işi "çözülmüş" değil

Uluslararası arayüz gereksinimleri genelde üç seviyede anlatılır: karakter setleri, yerelleştirilmiş içerik, kültürel uyum. Sonra ilk seviyenin standartlarla hızlıca aşıldığı söylenir ve asıl işin kültürel uyumda olduğuna geçilir. Pratikte ilk seviye en çok sessiz hata üreten yerdir, çünkü hatası arayüzde görünmez, veritabanında ve karşılaştırma mantığında durur.

Üç tipik kırılma noktası:

  • ASCII tabanlı küçültme fonksiyonu "IŞIK" girdisini "iŞik" yapar. Ş'ye dokunmaz, I'yı da Türkçedeki karşılığı olan ı yerine i'ye çevirir. Büyük/küçük harf duyarsız kullanıcı adı veya arama karşılaştırması İngilizcede çalışır, Türkçede tutmaz.
  • Uzunluk kontrolü karakter değil bayt sayıyorsa, 20 karakterlik bir alan Türkçe veya Yunanca girdide 14 karakterde dolar. Kullanıcı sebebini anlamadan isminin kesildiğini görür.
  • Sıralama collation'a bağlıdır. Aynı isim listesi iki farklı ayarda iki farklı sırada gelir, kullanıcı da listede aradığını bulamadığını söyler.

Bu işi genelde en başta veritabanı tarafında kapatırım: utf8mb4, dile uygun collation, karşılaştırmaların hepsi çok baytlı fonksiyonlarla. Kullanılabilirlik testinde bunları aramak pahalı bir yol, çünkü kullanıcı size "collation yanlış" demez, "bu liste karışık" der ve siz bunu tasarım problemi sanırsınız.

Tek ülkeyle başlayın, ama hangisiyle

Bütçe tüm pazarlara yetmiyorsa tek ülkede pilot yapın. Buradaki seçim kritiktir ve çoğu ekip kolay olanı seçer: dili bilinen, ekibin tanıdığı, saat dilimi yakın pazar. O pilottan çıkan bulguların büyük kısmını zaten biliyordunuz.

Kendi pazarınıza en çok benzemeyen ülkeyle başlayın. Yazı yönü, para birimi biçimi, adres ve isim yapısı farklı olan bir pazar, bir turda arayüzün bütün varsayımlarını açığa çıkarır. Orada çalışan tasarım, benzeyen pazarlarda da çalışır; tersi geçerli değil.

Küçük pilotun ikinci faydası politik: somut bir bulgu listesi, yönetimden sonraki pazarlar için kaynak koparmanın en kısa yolu. Soyut bir "globalleşme" sunumu bunu yapmaz.