Site Yenileme: Radikal Redesign mı, Artımlı Değişim mi?
Site yenileme kararı çoğu zaman zevk tartışmasına dönüşür: yeni tasarım daha modern duruyor mu, durmuyor mu. Asıl ayrım başka yerde. Tek seferde çok şeyi birden değiştirdiğinizde sonucun sebebini bilemezsiniz; tek tek değiştirdiğinizde ise ölçebilmek için yeterli trafiğe ihtiyacınız olur. Karar bu iki kısıtın kesiştiği yerde veriliyor.
Yenileme ihtiyacı nereden anlaşılır
İhtiyacın kanıtı, ekip içindeki yorgunluk değil, kullanıcının bıraktığı izdir. Bakılacak yerler dar ve belli:
- Site içi arama sorguları. İnsanlar menüde bulunması gereken bir sayfayı arama kutusuna yazıyorsa sorun bilgi mimarisindedir, görselde değil.
- Destek talepleri. Aynı sorunun haftada beş kez gelmesi, o akışın kullanılabilirlik testine girmeden de düzeltilmesi gerektiğini söyler.
- Mobil ile masaüstü arasındaki dönüşüm farkı. Fark yıllar içinde açıldıysa arayüz değil, mobil öncelikli bir kurgu eksikliği vardır.
- Yayına alma süresi. Küçük bir metin değişikliği iki hafta sürüyorsa asıl problem tasarımda değil, altyapıdadır; o altyapıyı değiştirmeden yapılan her redesign aynı duvara toslar.
Bu listede olmayan bir madde var: "Rakibin sitesi daha güzel." Tek başına yenileme gerekçesi değildir.
Tek seferde değişimin ölçüm faturası
Radikal yenilemenin gerçek maliyeti tasarım ve geliştirme saatleri değil, sonrasında ortaya çıkan belirsizliktir. Diyelim ki aynı sürümde navigasyonu, ürün sayfası şablonunu, form akışını ve metinleri değiştirdiniz. Dört değişken. Dönüşüm yüzde sekiz düştü. Hangisi yüzünden?
Cevabı bulmanın tek yolu değişkenleri tek tek geri almaktır. Dört değişken için dört ayrı sürüm, her biri için ayrı bir ölçüm penceresi gerekir. İki haftalık pencerelerle çalışıyorsanız, "tek hamlede bitirdik" dediğiniz projenin arkasında sekiz haftalık bir teşhis kuyruğu birikir. Artımlı yaklaşımın yavaş görünmesinin sebebi bu kuyruğun baştan görünür olmasıdır; radikal yenilemede kuyruk yok olmaz, sadece lansmandan sonraya ertelenir.
İlk haftaların düşüşü zaten beklenir
Mevcut kullanıcılar sitenizde düşünerek gezinmiyor. "Sepet sağ üstte" bilgisi bir süre sonra kas hafızasına yerleşiyor. Yeni tasarım bu hafızayı sıfırlar, dolayısıyla lansmandan sonraki ilk haftalarda düzenli kullanıcıların işini bitirme süresi uzar. Bu düşüş tasarımın kötü olduğunun kanıtı değil, yeniden öğrenmenin bedelidir. Ölçüm penceresini lansmandan önce kararlaştırın ve o pencere dolmadan sürümü geri almayın; iki gün sonra panikle yapılan geri alma, elinizdeki tek temiz veriyi de yok eder.
Artımlı yaklaşımın sessiz koşulu
"Küçük değişiklikler yapın, etkisini ölçün" tavsiyesi kulağa itirazsız geliyor ama ölçmenin bir eşiği var ve çoğu site o eşiğin altında.
Basit bir hesap: sayfanız haftada 200 ziyaretçi alıyor, dönüşüm oranı yüzde 3, yani haftada 6 dönüşüm. Yüzde 3'ü yüzde 3,3'e çıkaran bir iyileştirmeyi tesadüften ayırt edebilmek için varyant başına kabaca elli bin ziyaretçi gerekir. Trafiği ikiye böldüğünüzde bu, tek bir test için yıllar demektir. O testi "iki hafta koştu, yeşil çıktı" diye bitirdiğinizde ölçmüş olmazsınız, gürültüyü okumuş olursunuz.
Eşiğin altındaysanız A/B testini bırakın. Beş kişilik moderasyonlu bir kullanılabilirlik testi, aynı hafta içinde ve çok daha ucuza, dönüşüm testinin göremeyeceği şeyi gösterir: insanların nerede durakladığını. Küçük sitelerde artımlı ilerlemenin değeri ölçülebilirlik değil, geri alınabilirliktir. Küçük değişiklik yanlış çıktığında maliyeti düşük olduğu için değerlidir.
Yönlendirme haritası eski URL listesinden çıkar
Adres yapısı değişiyorsa iş SEO danışmanının değil, sizin masanızda. Yönlendirme listesini yeni sitenin site haritasından üretmem; yeni site zaten yalnızca kalmasını istediğiniz sayfaları bilir. Liste, son on iki aylık erişim kayıtlarından ve arama konsolundaki tıklanan sorgu sayfalarından çıkar. Aradaki fark genelde şaşırtıcıdır: menüden erişilmeyen, kimsenin varlığını hatırlamadığı eski bir kampanya sayfası hâlâ organik trafik alıyor olabilir.
Haritayı kurarken üç şeye dikkat edin. Yönlendirmeler kalıcı olmalı, yani 301. Zincir bırakmayın; A sayfası B'ye, B de C'ye gidiyorsa A'yı doğrudan C'ye bağlayın, çünkü zincirler hem gecikme ekler hem de bir halka koptuğunda sessizce 404'e döner. Karşılığı olmayan sayfaları toplu halde ana sayfaya atmayın; arama motoru bunu yönlendirme değil yumuşak 404 olarak okur, kullanıcı da aradığı şeyi bulamadan ana sayfada kalır. Karşılığı yoksa dürüst bir 410 ya da içeriği anlatan özel bir hata sayfası daha iyidir.
Hangisi ne zaman
Radikal yenileme üç durumda doğru karardır: platform ya da altyapı artık desteklenmiyorsa, marka kimliği baştan değiştiyse, veya ürünün ne yaptığı değiştiği için bilgi mimarisi eskisiyle uyuşmuyorsa. Bunların hiçbiri yoksa artımlı ilerleyin. "Site eskimiş hissettiriyor" bu üçünden biri değildir.
Radikal yenilemeye karar verdiyseniz bile onu tek gecelik bir geçişe çevirmek zorunda değilsiniz. Yeni tasarımı bölüm bölüm yayına alın: önce blog, sonra ürün sayfaları, en son ödeme akışı. Eski ve yeni sistem bir süre yan yana çalışır, trafiği yol bazında yönlendirirsiniz. Böylece hem geri alma düğmesi elinizde kalır hem de bölümler arası dönüşüm farkını görebilirsiniz. Aynı anda değiştirilen değişken sayısını düşürmek, yenileme sürecinde alabileceğiniz en ucuz sigortadır.