Yapay Zekalı Atölyede Fikir Sayısı mı Artıyor, Çeşitlilik mi?
Yapay zekayı bir atölyeye soktuğunuzda ilk fark edilen şey fikir sayısının artması olur. Kırk alternatif, iki saat yerine yirmi dakikada masada. Asıl soru bundan sonra başlıyor: bu kırk fikir birbirinden gerçekten farklı mı, ekip hangisinin iyi olduğuna nasıl karar verecek?
Fikir sayısı kolay, çeşitlilik zor
Bir modele “şu sorun için on çözüm öner” dediğinizde on çözüm gelir. Odadaki altı kişi aynı modele benzer cümlelerle sorarsa altmış çözüm gelir, peki bunların kaç tanesi birbirinden ayrı? Aynı veriden, aynı soru kalıbıyla çekilen çıktılar ortada toplanma eğilimindedir. Havuz büyür, yayılım büyümez.
Ya sırayı tersine çevirseniz? Katılımcılar önce kendi başlarına, modele hiç sormadan on beş dakika yazsa; sonra kendi notlarını modele verip “buna ne eklerdin” diye sorsa. Bu düzende yapay zeka fikrin kaynağı değil genişleticisi oluyor, odaya giren çeşitlilik de insanlardan geliyor.
Kırk alternatifi oylayamazsınız
Klasik atölyede seçenek sayısı zaten insan hızıyla sınırlıydı, nokta oylaması o yüzden çalışıyordu. Model devreye girince seçenek sayısı katlanıyor ve oylama sessizce bozuluyor.
Hesap basit. Altı kişilik bir ekip, kişi başı üç oyla toplam 18 oy kullanır. Kırk seçenek varsa seçenek başına ortalama 0,45 oy düşer; alternatiflerin en az yarısı hiç oy almadan kalır ve iki oy toplayan bir fikir kazanan ilan edilir. İki oyla bir oy arasındaki fark burada sinyal değil, gürültü.
Oylamadan önce kümeleme şart. Kırk alternatifi ekipçe okuyup sekiz on başlığa indirin, oylama ondan sonra bir anlam taşısın. Bu ayıklama sıkıcıdır ve kimse gönüllü olmaz, ama atlandığında atölyenin geri kalanı boşa gider.
Nerede güvenip nerede güvenmemeli
Yapay zeka fikir üretiminde rahat çalışır, çünkü orada yanlış cevap diye bir şey yok; kötü fikir de bir fikirdir, ayıklanır. Veri doğruluğu gerektiren yerde aynı rahatlık tehlikeye dönüşüyor: modelin uydurduğu bir rakam, uydurulduğu belli olmadığı için toplantı notuna giriyor ve üç hafta sonra kimse kaynağını bulamıyor.
Pratik ayrım şöyle kurulabilir: modelin ürettiği şey tartışmanın girdisiyse serbest bırakın, çıktısıysa doğrulayın. Araştırma bulgusu, kullanıcı sayısı, erişilebilirlik ölçütü gibi şeyler ikinci gruba girer.
Ekip hâlâ ne için toplanıyor?
Yapay zekalı atölyeleri savunan anlatıda tuhaf bir çelişki var. Hem yapay zekayla çalışan ekiplerin en iyi fikirleri ürettiği söyleniyor, hem de tek başına yapay zeka kullanan bir kişinin ekip çıktısıyla yarışabildiği. İkisi aynı anda doğruysa ekibi bir araya toplamanın gerekçesi fikir üretmek olamaz. Zaten değil.
Atölyenin asıl ürünü fikir listesi değil, o listeye nasıl varıldığının ortak hafızası. Kararı beraber verdiği için savunan bir ekiple kendisine hazır liste gönderilen bir ekip, uygulama aşamasında bambaşka davranıyor. Fikri tek kişi de üretir, sahiplenmeyi üretemez.
Bu yüzden atölye çıktısını dağınık notlar yerine versiyonlanan tek bir belgede tutmayı tercih ederim: hangi alternatifin ne zaman ve neden elendiği görünmüyorsa, aynı tartışma iki hafta sonra sıfırdan başlıyor.