E-Ticarette İndirim Duyurusu: Nereye Konur, Nerede Gürültü Olur
İndirim bilgisini sitenin her köşesine kopyalayan e-ticaret siteleri genelde iki şeyi karıştırıyor: fırsatın bulunabilir olması ile fırsatın sürekli bağırması. İlki satın alma kararını hızlandırıyor, ikincisi kullanıcının banner şeklindeki her kutuyu görmeyi bırakmasıyla sonuçlanıyor. Peki duyuru hangi noktada iş yapıyor, nerede gürültüye dönüşüyor?
Duyuru, kararın verildiği yerde durur
Kullanıcı ana sayfada fırsat aramıyor. Kategoriye giriyor, filtreliyor, iki ürünü yan yana koyuyor. İndirim bilgisinin iş yaptığı yer tam orası: liste kartında eski ve yeni fiyatın birlikte görünmesi, ürün sayfasında indirimin hangi koşulla geldiğinin yazması, sepette toplamın nasıl hesaplandığının açık olması.
Ana sayfadaki büyük kampanya görseli bunların en zayıfı. Trafiğin önemli bir kısmı arama sonuçlarından ve kategori sayfalarından içeri giriyor, yani kampanya görselini hiç görmeyen bir kullanıcıdan söz ediyoruz. Ana sayfa karuselini kampanyanın tek duyuru kanalı yapmak, pratikte duyurmamakla aynı yere çıkıyor.
Yaygın tavsiye burada kendi içinde çelişiyor. Aynı öneri listesi hem "promosyonu her sayfada sabit bir çubukla göster" diyor hem de "reklam körlüğünden kaçın". İkisi bir arada olmuyor: bir öğeyi her sayfada aynı yerde, aynı renkte, aynı metinle tekrarlamak körlüğün tanımı. Sabit çubuk ancak içeriği kullanıcının durumuna göre değişiyorsa okunur kalıyor. Sepet boşken "500 TL üzeri kargo bedava", sepet 460 TL'yken "40 TL kaldı" yazan bir çubuk aynı alanı kullanıyor, ama ikinci hali bilgi taşıyor.
Ücretsiz kargo barının aritmetiği
Eşik çubukları bu yüzden popüler: kullanıcıya somut bir hedef veriyor ve ortalama sepet tutarını gerçekten yukarı çekiyor. Çubuğun ne zaman gösterileceği ise nadiren düşünülen bir karar.
Basit bir hesap. Eşik 500 TL, kargo 40 TL, sepette 420 TL var. Kullanıcı 80 TL'lik bir ürün ekleyip 40 TL kargodan kurtuluyor; cebinden 40 TL fazla çıkıyor, karşılığında 80 TL'lik bir şey alıyor. Eklediği ürün işine yarıyorsa makul bir takas. Peki aynı sitede sepet 250 TL'yken aynı çubuk ne söylüyor? 40 TL tasarruf için 250 TL harcama istiyor. Teklif tamamen başka bir şey, arayüz ise aynı çubuğu gösteriyor.
Kabaca bir ayrım işe yarıyor: fark kargo ücretinin birkaç katının altındaysa ilerleme çubuğu bilgi veriyor, bunun üstünde satış baskısı gibi okunuyor. Eşik uzaktayken çubuk yerine kuralın tek satırlık bilgi olarak yazılması yeterli. Çubuğu gösterdiğinde de farkı kapatan ürünleri birlikte sun; jenerik bir "bunlar da ilginizi çekebilir" bloğu değil, fiyatı o farka denk gelen ürünler.
Koşul, kampanya metninde değil sepette anlaşılır
Kampanya iletişiminin güveni en hızlı yakan kısmı duyuru değil, indirimin uygulanmadığı an. Kullanıcı kodu giriyor, bir şey olmuyor, neden olmadığını anlamıyor. "Diğer kampanyalarla birleştirilemez" cümlesi kampanya sayfasında yazıyor olabilir; kodun reddedildiği ekranda yazmıyorsa okunmamış sayılır.
Bir projede üst üste binen kampanya kurallarını kurduk ve sepette hangi indirimin kazandığını kullanıcıya yazmayı atladık; destek kuyruğu bunu bize bir hafta içinde öğretti.
Sepette istenen üç şey var:
- Uygulanan her indirimin satır satır gerekçesi: hangi kural, hangi tutar.
- Reddedilen kodun nedeni: süresi geçti, bu üründe geçerli değil, minimum tutar tutmadı.
- Çakışma halinde hangi kampanyanın geçerli olduğu, diğerinin neden düştüğü.
Bunlar arayüz metni gibi görünüyor, kaynağı ise indirim motorunun kendisi. Kural hangi indirimi seçtiğini dışarı veremiyorsa arayüzde yazacak bir şey de kalmıyor. İndirim mantığını kurarken seçilen kuralın kimliğini sepet yanıtına koy, sonradan eklemek her zaman daha pahalı.
Boş kupon kutusunun sessiz maliyeti
Ödeme ekranındaki boş kupon alanı bedava değil. Kutuyu gören kullanıcı eksik bir şey olduğunu düşünüyor, sekme açıp kod aramaya gidiyor ve bir kısmı geri dönmüyor. Kupon kampanyası yürütmüyorsan alanı hiç koyma. Yürütüyorsan, kodu zaten bilen kullanıcı için küçük bir bağlantının arkasına al ve sitede duyurduğun kodu otomatik uygula; kullanıcıdan kendi sitenin kampanyasını hatırlamasını beklemek garip bir iş bölümü.
Kampanya iletişimini iyileştirmek çoğu zaman yeni bir duyuru alanı eklemek değil, mevcut alanların kaçını kullanıcının durumuna göre değiştirebildiğini saymakla başlıyor. Üç sabit banner yerine durumuna göre değişen tek bir satır, neredeyse her zaman daha iyi iş yapıyor.