Zihin Haritası, Kavram Haritası, Kognitif Harita: Yapısal Fark ve Seçim
Kognitif harita, zihin haritası ve kavram haritası çoğu zaman üç eşit seçenek gibi yan yana anlatılır. Aralarındaki fark konuda değil yapıda: biri şemsiye terim, biri ağaç, biri etiketli graf. Hangisinin nerede tıkanacağını da bu yapı belirliyor.
Üçü aynı sırada durmuyor
Kognitif harita bir biçim değil, bir kategori. Birinin kafasındaki modeli gösteren her çizim bu başlığa girer. Zihin haritası ve kavram haritası da bu kategorinin içinde, ama ikisinin tanımlı kuralları var. Karşılaştırmayı üç denk seçenek arasında kurmaya çalışmak baştan yanlış bir tablo çiziyor.
Zihin haritası bir ağaçtır, bedeli de oradadır
Tek merkez, dallanan kollar, çapraz bağlantı yok. Bu tanım gereği ağaç demek: otuz düğümlü bir zihin haritasında tam yirmi dokuz ok bulunur ve herhangi iki düğüm arasında tek bir yol vardır. Hızının kaynağı da bu. Karar vermeniz gereken tek şey, yeni fikrin hangi dala asılacağı.
Peki iki ayrı dal aynı bileşene bağlıysa? Ağaç bunu ifade edemez. İki seçenek kalır: ya aynı düğümü iki yere kopyalarsınız ve o andan sonra iki kopya ayrı ayrı eskir, ya da yapıyı zorlayıp çapraz bir ok çizersiniz, ki artık elinizdeki zihin haritası değildir. Ortak bağımlılığın çıktığı yer, zihin haritasının bittiği yerdir.
Etiketli oklar bedava değil
Kavram haritasını ayıran tek şey oklara yazılan kelimeler: “neden olur”, “gerektirir”, “bir türüdür”. Fark küçük görünür, maliyeti değil. Çapraz bağlantıya izin verdiğiniz anda ok sayısının üst sınırı kalkar ve her yeni ok bir etiket, yani bir karar demektir. Yirmi düğümlük bir haritada bu, üzerinde uzlaşılması gereken otuz kırk cümle eder.
Karşılığında aldığınız şey de gerçek: iddia artık düğümlerde değil, okların üstünde durur. “Kayıt formu” ve “terk oranı” kutularını yan yana koymak hiçbir şey söylemez. Aradaki oka “alan sayısı arttıkça yükseliyor” yazdığınız anda sınanabilir bir cümle kurmuş olursunuz. Kavram haritası tam da tartışmanın ilişkide olduğu yerde işe yarıyor.
Buradan pratik bir kontrol de çıkar. Haritadaki her etiketli okun üründe bir karşılığı olmalı: bir bağımlılık, bir koşul, bir olay tetikleyicisi. Karşılığı bulunamayan ok sistemi değil, temenniyi anlatır.
Araştırma oturumunda çizilen harita
Katılımcıya kendi akışını çizdirdiğinizde ortaya çıkan şey dağınıktır, öyle de kalmalı. Değer çizimin kendisinde değil, katılımcının modeli ile sistemin modeli arasındaki açıda. Kullanıcı ödeme adımını sipariş özetinden önce çiziyorsa, arayüzdeki sıra tartışmaya açılmış demektir.
Bu haritaları sonradan temize çekmek yaygın bir refleks. Peki temize çekilen harita kimin haritası oluyor? Katılımcının değil, sizin. İlginç olan kısım da genelde tam o dağınıklığın içinde duruyor.
Hangisi ne zaman
Kendi düşüncenizi toparlıyorsanız zihin haritası yeter, üstelik hızlıdır. Bir sistemi başkasına devrediyorsanız, özellikle sebep sonuç ilişkileri iç içeyse, kavram haritasının etiket maliyetine katlanmaya değer. Kognitif haritayı araştırma oturumunun dışına taşımayın; sunum slaytına girdiği anda veri olmaktan çıkıp resme dönüşür.
İkisi arasında kaldığınızda tek bir soru işi çözer: haritayı okuyan kişi iki kutu arasındaki ilişkiyi kendi başına doğru tahmin edebilir mi? Evetse ağaç yeter. Hayırsa etiketleri yazmanız gerekiyor.