Eylem ve Nesne Yakınlığı: Arayüzde Mesafe Nasıl Okunur
Bir düğmenin nerede durduğu, üstünde ne yazdığı kadar belirleyici. Kullanıcı birbirine yakın duran öğeleri aynı işin parçası sayar; uzaktakini başka bir işe ait sanar ya da hiç fark etmez. Yakınlık ilkesi bunu anlatır, ama çoğu kaynakta aktarıldığı gibi mutlak bir kural değil.
İlke tam olarak ne diyor
Gestalt yakınlık ilkesinin arayüz tasarımına çevrilmiş hali genelde şöyle aktarılır: yakın duran şeyler ilişkili algılanır, o yüzden eylemi nesnesinin yanına koyun. Cümlenin ilk yarısı eksik. Kullanıcı bir öğeyi yakın olanla değil, en yakın olanla ilişkilendirir. Aradaki fark küçük görünüyor, bütün pratik sonuç oradan çıkıyor.
Mesafe göreli okunur
Bir tablo satırında düzenle düğmesi kendi satırının metninden 40 piksel uzakta olabilir, bu tek başına bir şey söylemez. Alt satır 20 piksel aşağıdaysa düğme alt satıra ait gibi okunur. Sorulacak soru yeterince yakın mı değil, rakiplerinden yakın mı.
Uygulamadaki karşılığı basit: satır içi boşluk, satırlar arası boşluktan belirgin biçimde küçük olmalı. İkisi birbirine yaklaştığında tasarım gözle görülür şekilde bozulmaz, sadece gruplama okunmaz hale gelir ve kimse sebebini söyleyemez.
Çerçeve mesafeyi yener
Yakınlık tek başına çalışan bir ilke değil; ortak çerçeve (common region) ve benzerlik ile yarışır. Kenarlığı olan bir kart, içindeki öğeleri aralarında epey boşluk olsa bile tek grup olarak okutur. Bu yüzden bir tablonun üstündeki toplu işlem çubuğu, satırlardan uzakta durmasına rağmen tabloya ait görünebilir: çerçeve ya da arka plan rengi bağı kuruyorsa mesafenin söyleyeceği çok şey kalmaz.
Tersi de geçerli. Aynı çerçevenin dışına taşan bir düğme, üç piksel öteye konsa bile ilişkisiz okunur.
Toplu seçimde kural kendiliğinden bozulur
Eylemi nesnesinin yanına koyma tavsiyesi, eylem tek bir nesneye aitken çalışır. Kullanıcı on satır seçtiğinde silme işlemi on nesneye birden ait olur ve hiçbirinin yanına yerleştirilemez. Burada yapılacak şey düğmeyi bir satıra yapıştırmaya çalışmak değil, seçimin kendisine bağlı sabit bir çubuk göstermek ve çubuğun üstünde kaç öğenin seçili olduğunu yazmak. Bağ artık mesafeyle değil, sayıyla kuruluyor.
Satır içi eylemleri yalnızca hover durumunda göstermem: dokunmatik ekranda hover diye bir şey yok, görünmeyen düğme de kullanıcı açısından olmayan düğmedir.
Uzağa düşen düğme: iTunes
Eski iTunes sürümlerinde güncellenebilir uygulama ikonları ekranın üstünde, güncellemeyi başlatan düğme ise en altta ayrı bir şeritte duruyordu. İki alan arasında ne çerçeve ne de hizalama bağı vardı; düğme başka bir bölüme aitmiş gibi görünüyordu. Kullanıcıların çoğu düğmeyi görmedi, gören de ne işe yaradığını tahmin etmek zorunda kaldı.
Bu örnekte ilginç olan, düğmenin gizli olmaması. Ekranda, okunaklı ve tıklanabilir. Sadece yanlış şeyin yanında.
Test ederken neye bakılır
Yakınlık testi denince akla kullanıcının görevi tamamlayıp tamamlamadığı geliyor, oysa o sayı geç kalmış bir sonuç. Daha erken sinyal, kullanıcının ilk nereye baktığı ve ilk nereye tıkladığı. Göz ekranda dolaşıyorsa gruplama okunmamıştır, görev sonunda tamamlansa bile.
İkinci kontrol dar ekranda yapılır. Masaüstünde yan yana duran nesne ve eylem, 320 piksel genişlikte alt alta düştüğünde aralarına başka bir satır girebilir. Duyarlı yerleşimde kolonlar sıralandığı anda korunan tek şey kaynak kodundaki sıradır; ekranda kurduğunuz komşuluk yeniden kurulmak zorundadır. Tasarımı dar ekranda açmadan bittiğini varsaymayın.