Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Yıllık Kullanıcı Gözlem Hedefleri Neyi Ölçer, Neyi Kaçırır?

Rol bazlı gözlem saati hedefleri ve saat saymanın sınırı

Kullanıcı gözlemi için yıllık saat hedefi koymak ilk bakışta düzgün bir fikir: ölçülebilir, takip edilebilir, yıl sonunda kimin kaç saat izlediğine bakılabilir. Peki sayı tuttuğunda gerçekten daha iyi kararlar mı veriyoruz, yoksa yalnızca daha çok kayıt mı biriktiriyoruz? Hedefin işe yaradığı yer ile ters teptiği yer birbirine sanıldığından yakın.

Sayılan şey ne, önce onu netleştirelim

Saat hedefi koyan ekiplerin sayıyı şişirdiği yer hep aynı: gözlemin ne olduğu. Gözlem, bir kişiyi bir görevi yaparken izlemektir. Canlı, kayıttan ya da ekran paylaşımıyla, fark etmez. Anket sonucu okumak, destek ekibiyle konuşmak, analitikte huniye bakmak gözlem değil. Hepsi işe yarar, hepsi başka bir şey ve hiçbiri birinin ekranda duraksamasını size göstermez.

Rol bazlı yıllık aralıklar

PozisyonYıllık gözlem (saat)
UX araştırmacısı, kullanılabilirlik uzmanı200-400
Arayüz tasarımcısı, bilgi mimarı100-200
Görsel tasarımcı50-100
UX yöneticisi40-200
İçerik üreticisi, SEO uzmanı40-100
Yazılım geliştirici5-40
Yönetici5-20

Aralıkların geniş olması kusur değil, tablonun dürüst olduğu yer. Yeni başlayan biri üst sınıra yakın dursun, kalıpları tanıyan biri alt sınırda kalabilir.

Tablonun kendi içindeki çelişki

Dayanak şu: ne kadar çok izlerseniz o kadar iyi karar verirsiniz. Tabloya bakınca tam tersi çıkıyor. Ürünün ne olacağına dair en pahalı kararları veren iki rol, yönetici ve geliştirici, en az saati alıyor. Araştırmacı üç yüz saat izliyor, gördüğünü bir rapora çeviriyor, kararı veren kişi raporu okuyor. Aradaki kayıp tam da tablonun baştan reddettiği şey, yani ikinci elden bilgi.

Peki sayıyı tersine çevirsek ne olurdu? Geliştiricinin kırk saati, araştırmacının dört yüz saatinden daha hızlı sonuç verebilir, çünkü ekranda gördüğü tereddüdü ertesi gün düzeltebilecek kişi odur; arada rapor, öncelik toplantısı, sprint sırası yok. Bir projede geliştirici ekibini yarım günlüğüne kullanıcı testinin arkasına oturttuk, üç haftadır tartıştığımız akış meselesi o öğleden sonra kapandı.

Saat mi, çeşitlilik mi?

Saat saymanın asıl zaafı burada. Aynı görevi aynı profildeki on kişide izlemek ile on ayrı görevi izlemek, hedef tablosunda aynı haneye yazılıyor. Oysa kullanılabilirlik testlerinde birkaç kullanıcıdan sonra yeni bilginin hızla azaldığı, alanın en eski kabullerinden biri; altıncı katılımcı çoğunlukla beşincinin tekrarıdır. O saatleri ikiye bölüp iki ayrı çalışmaya dağıtmak aynı bütçeyle çok daha fazlasını gösterir.

Sayacaksanız saatin yanına iki sütun daha açın: kaç ayrı çalışma ve kaç farklı kullanıcı profili. Yıl sonunda 120 saat / 3 çalışma ile 120 saat / 11 çalışma arasındaki fark, tek başına saat rakamının hiçbir zaman söyleyemeyeceği şeyi söyler.

O hâlde hedef koymayalım mı?

Koyalım, ama gerekçesi ölçüm değil takvim. Gözlem aciliyeti olmayan bir iştir; sprint doldurulduğunda listeden ilk düşen o olur, kimse de bunu bilerek yapmaz. Yıllık bir sayı, işin sürekli ertelenmesini engelleyen bir bahane sağlar, tek başına bir kalite göstergesi sunmaz.

Yeni başlayanlar için hedefi yüksek tutmak ayrıca anlamlı. Deneyimli biri karşılaştığı duraksamayı zaten bildiği bir örüntüye oturtur, yeni biri o örüntüyü ancak yeterince insan izledikten sonra kurar. Hedefi kıdeme göre azaltmanın mantığı bu, tecrübelinin gözleme ihtiyacı kalmaması değil.