Rahatsız Eden Reklam Biçimleri ve Kullanıcının Ödediği Bedel
Rahatsız edici reklam biçimlerinin listesi yıllardır aynı: pop-up, sayfayı kaplayan katman, kapanmayan kutu, otomatik başlayan ses. Listeyi bir kez daha saymak kimseyi bir yere götürmüyor. Hepsinin ortak paydasına bakmak lazım, o da şu: dikkati izinsiz alıp geri vermeyi kullanıcıya iş olarak yüklemeleri.
Kapatılabilir olmak reklamı iyi yapmaz
Yaygın tavsiye, reklam kolayca kapatılabilsin der. Eksik bir ölçüt. Kapatmanın kendisi bir etkileşim: kullanıcı okuduğu satırı bırakır, imleci küçük bir çarpıya götürür, sonra metinde kaldığı yeri arar. Bir kez ucuz, her sayfada refleks.
O refleks yerleştiğinde reklam gösterilmiş sayılır ama görülmez; kullanıcı içeriğe bakmadan önce kapatma butonunu arar hale gelir. Doğru ölçüt kapatılabilirlik değil, okuma akışının kaç kez bölündüğü. Sayfa başına bir müdahaleci birim bile çoğu içerik sitesi için fazladır.
Yavaş reklam bir zevk meselesi değil
Yavaş yüklenen reklamlar genelde rahatsızlık listesinin ortalarına, sinir bozucu ama katlanılır bir madde olarak yazılır. Oysa burada olan şey estetik değil, mimari.
Reklam ağının script'ini senkron etiketle sayfanın başına koymam: ilk boyamanın kendi sunucunun hızıyla değil, üçüncü tarafın o anki gecikmesiyle belirlenmesi demektir bu, ve o gecikmeyi ölçemezsin, sadece yaşarsın. Async yükleme sorunun yarısını çözer, kalan yarısı yerleşimde.
Reklam alanının yüksekliğini baştan ayır. Ayırmazsan reklam geldiği anda altındaki metin aşağı kayar, kullanıcı tıklamak istediği bağlantı yerine reklama basar. Bu kazara tıklama rapora başarı olarak düşer. Yani kötü yerleşim yalnızca kullanıcıyı yormaz, reklamın işe yarayıp yaramadığını gösteren sayıyı da yukarı çeker ve yanlış kararı besler.
Yanıltıcı biçim en pahalıya patlayan
Sistem uyarısı gibi görünen kutular, içerik başlığı gibi kurgulanmış tanıtımlar, kapatma çarpısına benzeyen tıklama alanları. Bunlar tek seferde iş görür, sonra bitirir.
Kullanıcı bir kez kandırıldığını fark ettiğinde artık reklamı değil siteyi cezalandırıyor. Zararın asıl adresi de burası: marka reklamverenin, itibar kaybı yayıncının. Bu biçimleri dönüşüm oranı gerekçesiyle savunan hiçbir hesap uzun vadede tutmuyor.
Engelleyici bir sonuç değil, kesilmiş fatura
Reklam engelleyici kullanımı çoğu zaman reklam karşıtlığı olarak okunuyor. Değil. Kullanıcı reklamı değil kesintiyi, sesi, kaymayı, bekleyişi engelliyor. Kurulum kararı da tek bir kötü deneyimden sonra alınıyor ve geri alınmıyor.
Bu yüzden ödün verilecek yer biçimlerin agresifliği değil, sıklığı ve öngörülebilirliği. Uygulanabilir asgari çerçeve dar:
- Reklam alanı sabit yükseklikte, içerik yerleştikten sonra kaymayacak şekilde ayrılmış olsun.
- Ses varsayılan olarak kapalı, açması kullanıcının kararı olsun.
- Kapatma alanı parmakla ilk denemede vurulacak büyüklükte olsun.
- Ekranı kaplayan birim sayfa başına birden fazla olmasın, tercihen hiç olmasın.
Bunlar tavsiye listesi değil, alt sınır. Altına inen her sayfa kullanıcıdan aldığı dikkati geri vermiyor demektir.