Karmaşık Uygulamalarda Arayüz: Keşif, Geri Alma ve Görünürlük
Finans, sağlık, mühendislik tarafındaki uygulamaların ortak derdi aynı: çok rollü kullanıcı, büyük veri, ucu açık iş akışları ve yanlış tıklamanın gerçekten bir bedeli olması. Bu tür bir arayüzde tasarım kararları basit bir uygulamadakinden farklı çalışır, hatta bazıları ters yönde çalışır. Aşağıdakiler bu tersliklerin en sık karşıma çıkanları.
Keşfederek öğrenme, geri alınabiliyorsa
Kullanıcıların kılavuz okumak yerine deneyerek öğrendiği doğru. Bu tavsiyenin genellikle yanında durmayan kısmı şu: karmaşık uygulamaların çoğu tam da hata toleransının düşük olduğu alanlarda kullanılıyor. Kullanıcıyı keşfetmeye çağırıp, keşfin sonucunu geri alınamaz yapamazsın. İkisi aynı ekranda duramaz.
Yani sıra aslında tersten kuruluyor. Önce eylemin geri alınabilirliğine karar verilir, keşif davetini ondan sonra çıkarırsın. Pratikte üç yol var: uygulamadan önce sonucu gösteren önizleme, işlemi tersine çeviren geri alma, ve gerçek veriye dokunmayan bir deneme alanı. (Geri alma bir arayüz özelliği gibi görünüyor ama değil: her eylemin ya tersi ya da anlık görüntüsü tutulacak demek, bu da veri modeli kararı. Ekranları çizerken akla gelirse geç kalınmıştır.)
Peki geri alınamayan bir eylem varsa? O zaman onu keşfe açmayı bırakıp yavaşlatmak gerekiyor: onay, özet, sorumluluğun kimde olduğunu söyleyen bir adım.
Kullanıcı neden hızlı yolu öğrenmiyor
Uzun süredir sistemi kullanan biri, çoğu zaman bildiği en verimsiz yoldan devam eder. Buna tembellik demek kolay ama sebep başka: yeni yolu öğrenmenin bedeli bugün ödenir, kazancı sonraya yayılır. Kullanıcı da eldeki işi bitirmeye çalışıyor.
Bu yüzden kısayolu öğretmenin yeri karşılama turu değil. Kullanıcı uzun yoldan gitmeye başladığı anda, mesela on beş satırı tek tek işaretlerken, kısayolun görünmesi gerekiyor. Aynı şey klavye kısayolları için de geçerli: menüde komutun yanında yazması, ayrı bir yardım sayfasında listelenmesinden daha fazla iş görüyor.
Doğrusal olmayan işe doğrusal akış dayatmamak
Sihirbaz kalıbı, adımları gerçekten sıralı olan işlerde iyi çalışır. Karmaşık uygulamalarda ise kullanıcı çoğu zaman ne aradığını tam bilmeden başlıyor, üçüncü adımda birinci adımın yanlış olduğunu fark ediyor.
Böyle bir işte zorunlu sıra, kullanıcıyı süreci baştan başlatmaya iter. Bunun yerine her adıma geri dönülebilsin, yarım kalan iş taslak olarak kalsın, kullanıcı istediği yerden devam edebilsin. Ucu açık bir görevde ilerleme çubuğu da yanıltıcı bir vaat: sekiz adımdan üçünü bitirmiş görünmek, işin yüzde otuz sekizi bittiği anlamına gelmiyor.
Uzun süren analizlerde kullanıcının kendi izini bırakabilmesi de işin bir parçası. Not alanı, işlem geçmişi, hangi filtreyle bu sonuca ulaşıldığının kaydı. Bir hafta sonra dosyaya dönen kişi genelde başkası değil, aynı kullanıcının kendisi oluyor.
Saklamak azaltmaz, yerini değiştirir
Aşamalı açıklama karmaşık arayüzlerin varsayılan reçetesi: ileri seviye ayarları gizle, gerektiğinde göster. İşe yarıyor, ama şunu görmek gerekiyor: gizlenen seçenek yok olmuyor, arama maliyetine dönüşüyor. Kullanıcı o ayarın var olduğunu biliyorsa ve nerede olduğunu hatırlamıyorsa, temiz ekran onun için bir kazanç değil.
Bunu dengelemenin en sağlam yolu, gizlenen her şeyi aranabilir tutmak. Komut paleti tarzı tek bir arama kutusu, üç katmanlı menü hiyerarşisinden daha hızlı sonuç veriyor, üstelik yeni özellik eklendiğinde menüyü yeniden düzenlemek gerekmiyor. Rol bazlı varsayılanlar da yardımcı: aynı ekranı analistle yöneticiye aynı yoğunlukta açmak zorunda değilsin.
Detayı hover'a bağlarken
Tabloda ya da grafikte üzerine gelince açılan detay kutusu, akışı bozmadan ikincil bilgiye ulaşmanın en rahat yolu. Bir şartla: hover tek yol olmayacak. Dokunmatik ekranda hover yok, klavyeyle gezen kullanıcıda da yok. Aynı detay tıklamayla ve odaklanmayla da açılmıyorsa, o bilgi kullanıcıların bir kısmı için hiç yok demektir.
Kalıcı bir detay paneli çoğu veri yoğun ekranda daha iyi çalışıyor. Seçilen satırın ayrıntısı sabit bir alanda görünür, kullanıcı fareyi kaçırınca bilgi kaybolmaz, karşılaştırma yapmak da mümkün olur.
Vurgu, ancak seçici olduğunda vurgudur
Veri yoğun ekranlarda renk ve ikon en hızlı tükenen kaynak. On iki öğe öne çıkarılmışsa hiçbiri öne çıkmıyor. Ekranda gerçekten dikkat çekmesi gereken şeyi sayabiliyor olmak, iyi bir sınır: bir, en fazla iki.
Renge yüklenen anlamın tek başına taşınmaması da aynı meselenin devamı. Durumu yalnızca kırmızı ve yeşille anlatan bir tablo, renk körü kullanıcı için boş bir tablo. Metin etiketi ya da ikon eklemek bunu çözüyor.
Hata mesajı, arayüzün en çok okunan metnidir
Karmaşık bir sistemde hata olağan durumdur, mesele hatanın kullanıcıya nasıl anlatıldığı. "Bir hata oluştu" cümlesi kullanıcıyı destek kanalına yönlendirmekten başka bir işe yaramıyor. "Tarih biçimi hatalı, GG/AA/YYYY bekleniyor" ise kullanıcının kendi başına çözebileceği bir hata haline geliyor.
İyi hata mesajının üç işi var: ne olduğunu söylemek, nerede olduğunu göstermek, sonraki adımı vermek. Uzun formlarda mesajın alanın yanında durması da bunun parçası, sayfanın tepesindeki toplu uyarı listesi kullanıcıyı ekranda arama yapmaya zorluyor.
Bu ilkelerin tamamı aynı yere çıkıyor: karmaşıklığı yok etmeye çalışmak yerine, nerede duracağına karar vermek. Uzman kullanıcı zaten karmaşık bir işle uğraşıyor, ondan beklediği arayüzün o işi basitleştirmesi değil, işin kendisini görünür kılması.