Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Başlıklarda Marka Adı: Site İçinde Sonda, Aramada Duruma Göre

Marka Adını Başlığın Neresine Koymalı? Yüzeye Göre Karar

Marka adının başlıkta nereye gideceği tek bir soru değil, üç ayrı soru. Site içi bağlantı metni, arama sonucunda görünen başlık etiketi ve paylaşımda çıkan kart aynı kısıtla çalışmıyor. Üçünü tek bir kural altında toplamaya çalışmak, üçünde de vasat bir sonuç veriyor.

Üç yüzey, üç farklı kısıt

Site içi bağlantı metni bir listenin içinde yaşar: ürün kartları, blog arşivi, ilgili yazılar bloğu. Burada okuyucu tek bir başlığı okumaz, on beş başlığı yan yana tarar ve aralarındaki farkı arar. Başlık etiketi ise tek başına, rakip sonuçların arasında görünür; oradaki iş ayırt etmek değil, güven vermek. Sosyal kart üçüncü bir durum, çünkü bağlamı zaten paylaşan kişi vermiş oluyor.

Aynı metni üç yere birden basan bir şablon, bu üç işi de tek cümleye yaptırmaya çalışır. Çoğu içerik yönetim sisteminde varsayılan davranış budur ve çoğu sitede kimse o ayarı açıp bakmamıştır.

Aynı önek her satırdan yer çalar

İç bağlantı listelerinde başlığa marka adı koymam. Sebebi estetik değil. Liste halinde taranan bir metinde ayrıştırma işini ilk kelimeler yapar; hepsi aynıysa okuyucu farkı bulmak için her satırda aynı mesafeyi yeniden yürümek zorunda kalır.

Kırpma tarafı daha somut. Başlık alanı sabit genişlikte kırpılıyorsa, on iki karakterlik bir marka öneki her satırda on iki karakterlik ayırt edici metni sınırın dışına iter. Bu kaybı tek bir başlıkta göremezsiniz, listede görürsünüz, çünkü kayıp satır sayısıyla çarpılıyor.

Peki marka adı sitenin kendi içinde hiç mi görünmesin? Görünsün, ama başlığın içinde değil. Zaten logoda, adres çubuğunda ve sayfanın çerçevesinde duruyor. Aynı bilgiyi üçüncü kez tekrarlamak okuyucuya yeni bir şey söylemiyor.

Arama sonucunda durum tersine dönebilir

Arama sonucu sayfasında okuyucunun sorusu değişir: hangisine tıklarsam pişman olmam? Bu soruya marka adı cevap verebilir. Amazon ve Trendyol ürün başlıklarına markayla başlarken tam olarak bunu kullanır, tanıdıklık ürünün kendisinden önce gelir. Aynı mantık, sonuçların çoğunun içeriksiz toplayıcı sitelerden oluştuğu sorgularda küçük siteler için de çalışır.

Burada gözden kaçan bir yan etki var. Google başlıkları düzenli olarak yeniden yazıyor ve site adını kendiliğinden ekleyebiliyor. Markayı başlık etiketinin başına siz de koyduğunuzda marka adı sonuçta iki kez çıkabiliyor. Kararı vermeden önce kendi sorgularınızda sonucun gerçekte nasıl göründüğüne bakın, şablonun ne ürettiğine değil.

Meta anahtar kelime etiketi bu denklemin parçası değil, Google onu sıralamada kullanmıyor. Meta açıklama da sıralama sinyali değil, ama sonuçta okunan metin olduğu için tıklama oranını etkiliyor.

Karar şablonda yaşıyor

"Site içinde sonda, aramada duruma göre" cümlesi editoryal bir tercih gibi duruyor, uygulamada bir koşul. Koşul da hataların biriktiği yer: sayfalanmış listelerde marka iki kez eklenir, ana sayfada hiç eklenmez, etiket sayfalarında araya boş bir ayraç girer. Yayına almadan önce bakılacak yer şablonun kendisi, tek tek yazılar değil.

Ölçmek için Search Console'da sayfa grubuna göre tıklama oranını değişiklik öncesi ve sonrasıyla karşılaştırmak yeterli. Değişikliği tüm siteye aynı gün uygularsanız karşılaştıracak bir şey kalmaz. Bir bölümü olduğu gibi bırakıp diğerini değiştirmek, aynı işi ölçülebilir hale getiriyor.