Kompensatuar ve Nonkompensatuar Karar Verme Stratejileri
Nonkompensatuar strateji eler, kompensatuar strateji tartar. Kullanıcı uzun bir listeyle karşılaştığında önce eler, elinde birkaç seçenek kalınca tartmaya başlar. Arayüz bu sıraya göre kurulmadığında karşılaştırma tablosu kullanıcıyı hızlandırmak yerine yavaşlatır.
Eleme: nonkompensatuar strateji
Bu stratejide bir özellikteki eksiklik başka bir özellikteki üstünlükle telafi edilmez. Kullanıcı olmazsa olmaz kriterini belirler, onu karşılamayan her seçenek listeden düşer. Pamuklu tişört arayan biri, polyester karışımlı ürünün fiyatına ve kesimine bakmaz bile.
Zihinsel yükü düşük olmasının nedeni şu: kullanıcı seçenekleri değil, tek bir kriteri kontrol eder. Yüz ürünlük bir listede yüz karar vermez, bir kural uygular. Bu yüzden eleme, alternatif sayısının yüksek olduğu her yerde ilk adımdır.
Arayüz tarafında karşılığı filtrelerdir ve buradaki asıl iş, hangi filtrenin sunulacağına karar vermektir. Ekrana bir facet eklemek beş dakikalık iş gibi görünür, sorgu tarafında her yeni facet bir indeks ve kalıcı bir bakım yükü demektir. Filtre listesini uzatmadan önce mevcut filtrelerin kullanım sayılarına bakın, çoğu katalogda ilk üç filtre kullanımın büyük kısmını taşır ve geri kalanı yalnızca ekranı doldurur.
Tartma: kompensatuar strateji
Kompensatuar stratejide eksik bir özellik, başka bir özellikteki fazlalıkla dengelenir. Kamerası zayıf ama bataryası uzun ömürlü telefonu seçen kullanıcı tam olarak bunu yapar: iki özelliği aynı terazide tartıp toplamda ileride olanı alır.
Bu yöntem eleme kadar ucuz değil. Kullanıcı her seçeneği her ölçüte göre değerlendirmek zorunda, dolayısıyla yük hem seçenek hem ölçüt sayısıyla birlikte büyür. Karşılaştırma tablosu, puanlama, yan yana özellik listesi bu aşamanın araçlarıdır ve hepsi ancak liste kısaldıktan sonra iş görür.
Karşılaştırma tablosunda beş ürün sınırı nereden çıkıyor
Tavsiye genelde 3 ila 5 ürün diye verilir ve keyfi görünür. Değil. Kullanıcı bir tabloyu okurken ürünleri ikişer ikişer yoklar, n ürün için olası ikili karşılaştırma sayısı n(n-1)/2 ile artar: 3 üründe 3, 5 üründe 10, 8 üründe 28 karşılaştırma. Ürün sayısını yaklaşık iki katına çıkardığınızda yük neredeyse dört katına çıkıyor.
Bunun pratik sonucu şu: karşılaştırmayı uzun listeyi kısaltmak için kullanmayın, ters çalışır. Kısaltma işi filtrenin, karşılaştırma zaten kısalmış listede anlam kazanır. Tabloya sekizinci sütunu eklemek kolay görünür (tabloyu tek hamlede okunamaz hale getiren şey de tam budur).
İkisini sırayla bağlamak
Etkili akış hibrit olan: kullanıcı filtreyle havuzu daraltır, kalan birkaç seçeneği karşılaştırır. Bu geçişin arayüzde görünür olması gerekir. Sonuç sayısı bire beş aralığına düştüğünde karşılaştırma davetini göstermek, sayfanın üstünde sürekli duran bir karşılaştır düğmesinden daha çok işe yarar.
Mobilde yan yana tablo çalışmaz, ekran genişliği buna izin vermiyor. Orada işe yarayan yaklaşım, ürünlerin ortak özelliklerini gizleyip yalnızca farklılaşan satırları göstermek. Kullanıcı üç telefonun da 5G desteklediğini bilmek istemiyor, hangisinin bataryasının daha uzun dayandığını bilmek istiyor. Fark satırlarını öne çıkarınca tablo dört sütunda bile okunur kalıyor.
Filtre sonuçlarını anlık güncelleyin ve sonuç sayısını filtre uygulanmadan önce gösterin. Sıfır sonuca düşen bir filtre kombinasyonu, kullanıcının eleme stratejisini tamamen bırakıp baştan başlamasına yol açar; bunu önlemek için sonuç veren seçenekleri işaretlemek yeterli.