Erişilebilirlik Tavsiyelerini Ölçülebilir Kurallara Çevirmek
Erişilebilirlik rehberlerinin çoğu doğru şeyleri söyler, ama ölçülemez biçimde söyler. “Yüksek kontrast kullanın” cümlesi bir tasarımcıya neredeyse hiçbir şey vermez: hangi oran, hangi metin boyutunda? Cevabı olmayan tavsiye iyi niyetten ibaret kalıyor. Aşağıdakiler aynı tavsiyelerin kontrol edilebilir hâli.
Kontrast: sayı vermeyen tavsiye tavsiye değildir
WCAG'ın eşikleri belli. Normal boyutlu metin için 4.5:1, büyük metin için (18pt, ya da 14pt kalın) 3:1. Düğme sınırı, ikon, form alanı çerçevesi gibi arayüz bileşenleri de en az 3:1 olmalı. Bunlar tartışmaya açık estetik tercihler değil, herhangi bir renk seçicinin anında hesapladığı oranlar. WCAG belgeleri her ölçütün nasıl hesaplandığını açıklıyor.
Koyu tema bu noktada sık atlanıyor. Açık temada 4.5:1'i rahat geçen bir vurgu rengi, koyu zeminde çoğu zaman geçemez; tema değiştirmek renkleri ters çevirmek değil, ikinci bir palet kurmaktır. İki temayı da ayrı ayrı ölçmeden “koyu mod ekledik, erişilebilirlik arttı” demek zor.
Alt metin: her görsele değil
“Görsellere anlamlı alt metin ekleyin” tavsiyesi yarım. Dekoratif görsellerin alt metni boş bırakılmalı (alt=""), çünkü ekran okuyucu doldurulmuş her alanı okur ve bir ayraç görselinin dosya adını dinlemek kimsenin işine yaramaz.
Bilgi taşıyan görselde ise soru şu: bu görsel kaldırılsa hangi bilgi kaybolur? Alt metin tam olarak o bilgiyi vermeli. Bir grafikte “satış grafiği” yazmak bilgi değildir; grafiğin gösterdiği sonuç bilgidir.
Klavye testi
Fareyi bırak, sayfayı baştan sona Tab ile gez. Beş dakika sürer. Genelde bulduğu şeyler de bellidir: odak göstergesi hiç görünmüyor, odak sırası görsel sıradan kopuk, açık modalın arkasındaki bağlantılara odak kaçıyor, modal kapanınca odak sayfanın başına dönüyor.
Görünmeyen odağın sebebi neredeyse her zaman aynı yerde, reset dosyasındaki outline: none satırında (çoğu projede bilinçli bir tasarım kararı değil, kopyalanmış kalıntı). Odak halkasını silmek yerine tasarıma uyan bir halkayla değiştir, üçüncü parti bir erişilebilirlik eklentisine gerek yok.
Otomatik denetim nereye kadar
axe, Lighthouse ve benzerleri katalogdaki ihlalleri yakalar: eksik etiket, düşük kontrast, bozuk başlık sırası, erişilebilir adı olmayan düğme. Bunlar gerçek hatalar, otomatik bulunmaları da iyi.
Yakalayamadıkları daha ilginç. Araç, alt metnin doğru yazıldığını bilemez; dolu olduğunu görür. Odak sırasının mantıklı olduğunu bilemez; öğenin odaklanabilir olduğunu görür. Hata mesajının kullanıcıya ne yapacağını söyleyip söylemediğini bilemez; mesajın var olduğunu görür. Bu yüzden “sıfır ihlal” raporu erişilebilir bir arayüz anlamına gelmiyor, yalnızca makineyle bulunabilen kısmın temizlendiği anlamına geliyor. Geri kalanı için gerçek kullanıcıyla test etmek gerekiyor, özellikle ekran okuyucu kullanan biriyle.
Kimin için
Kalıcı engeli olan kullanıcıları ayrı bir grup gibi listelemek, erişilebilirliğin kapsamını olduğundan dar gösteriyor. Kırık bir kol, güneşte parlayan bir ekran, gürültülü otobüste altyazısız bir video; hepsi aynı çözümlerden faydalanıyor. Yaşlı kullanıcılar için ayrı bir “büyük fontlu sürüm” kurmak yerine metin boyutunu sabit piksel yerine rem ile kurmak, yani tarayıcı ayarına saygı duymak, tek hamlede hepsini kapsıyor. Ayrı sürüm kurmak ise bakımı iki katına çıkarıyor ve ikincisi her zaman geride kalıyor.