Arayüzde Modlar: Nerede İşe Yarar, Nerede Hata Üretir
Mod, aynı kullanıcı girdisinin sistemin durumuna göre farklı anlam kazandığı arayüz durumudur. Caps Lock açıkken bastığınız tuş büyük harf, kapalıyken küçük harf üretir: tuş aynı, sonuç farklı. Modun işi az sayıda kontrolle çok sayıda işlev sunmak, bedeli ise kullanıcının hangi modda olduğunu unutabilmesi.
Mod hangi durumda doğru karar
Kontrol kıt, işlev çoksa mod kazandırır. Grafik yazılımında fırça ve seçim aracı farklı modlardır; sol tıkın anlamı seçili araca göre değişir. Buna alternatif her araca ayrı bir imleç jesti uydurmaktı, kimse bunu istemiyor.
Pratik ölçüt şu: modu kullanıcı bilinçli olarak seçiyor mu, moda girdiğini anında görüyor mu, moddan çıkmak tek hareket mi? Üçüne de evet diyorsanız mod iyi kurulmuş. Birine hayır diyorsanız ikinci bir kontrol koymak daha ucuza gelir.
Mod hatası nerede doğuyor
Mod hatası (mode error) kullanıcının yetersizliği değil, göstergenin yetersizliğidir. Kullanıcı doğru işlemi yapar, yanlış durumda yapar. Gmail'de Yanıtla sanıp Herkese Yanıtla ile göndermek bunun en bilinen örneği. Vim'de normal moddayken metin yazmaya başlamak da aynı aile: tuşlar komuta dönüşür, ekranda beklenmedik şeyler olur.
Havacılıkta otomatik pilotun hangi dikey modda olduğunun yanlış okunması kaza raporlarına girmiş bir sorundur. Oradan çıkan ders yazılım için de geçerli: sonucu geri alınamayan işlemleri moda bağlamayın, ayrı bir kontrole taşıyın. Silme, gönderme, ödeme alma gibi işlemler mod durumuna göre anlam değiştirmemeli.
Gösterge maliyeti
Burada çoğu yazının atladığı bir çelişki var. Modlar sade arayüz için savunulur: ikinci düğmeyi koymak yerine aynı düğmeyi iki anlamda kullanırız. Ama mod hatasını önlemek için modun sürekli, belirgin, göz ucuyla okunabilir bir göstergesi gerekir. O gösterge de yer kaplar, dikkat ister, tasarımda karar bekler.
Yani tasarruf sandığınız şey büyük ölçüde geri gelir. Mod, kontrol sayısını azaltmanın yolu değil; durum göstergesini kontrol düğmesine tercih etmenin yolu. Küçük ekranda, tek elle kullanılan arayüzlerde bu takas genelde mod lehine çalışır. Geniş masaüstü panelinde iki ayrı düğme neredeyse her zaman daha iyidir.
Basılı tutulan mod, kilitlenen moda yeğdir
Shift ile Caps Lock aynı işi yapar, biri kilitlenir biri parmak kalkınca biter. Basılı tutulan modu kilitlenen moddan açık ara daha güvenilir bulurum: kullanıcı modun açık olduğunu parmağından bilir, ayrıca göstergeye bakması gerekmez, moddan çıkmayı unutması mümkün değil. Jef Raskin bu türe quasimode adını vermişti. Kısa süreli her mod için ilk tercih bu olmalı.
Kilitlenen modlarda ayrıca sessiz bir bakım yükü var. Birbirinden bağımsız üç ikili mod sekiz ayrı durum demektir ve bu durumların hepsinde arayüzün tutarlı davranması beklenir. Dört moda çıktığınızda on altı. Kodda bu kombinasyonların çoğu hiç test edilmez, kullanıcı onları bulur.
Modal pencere
Modal pencere en sert mod tipidir: kapatılmadan arkadaki içeriğe dokunulamaz. Bunun meşru iki kullanımı var, geri alınamayan bir işlem için onay almak ve devam etmek için gerçekten zorunlu olan bir bilgiyi istemek. Bülten kaydı bu listede değil.
Odağı tek göreve kilitlemesi avantaj gibi görünür ama kullanıcı o sırada arkadaki bilgiye ihtiyaç duyarsa tuzağa dönüşür. Formu doldurmak için pencerenin altında kalan sipariş numarasını okuması gerekiyorsa modal yanlış seçimdir. Modal olmayan panel ya da satır içi açılan alan bu durumda daha iyi çalışır.
Her görünüm değişikliği mod değildir
Tablo görünümünden galeri görünümüne geçmek genellikle mod sayılır, çoğu zaman değildir. Testi tek soruyla yapın: aynı jest iki görünümde farklı bir şey mi yapıyor?
Satıra tıklamak her iki görünümde de kaydı açıyorsa elinizdeki şey veri sunumudur, mod değil; gösterge ihtiyacı da yoktur. Ama tablo görünümünde tıklamak hücreyi düzenlemeye açıyor, galeri görünümünde kaydı tam ekran açıyorsa karşınızda mod var ve kullanıcı hangi görünümde olduğunu bilmek zorunda. Bu ayrımı yapmak bedava, yapmamanın bedeli ya gereksiz gösterge ya eksik gösterge oluyor.