Mobil Arayüzde Neyi Gizlersin, Neyi Görünür Tutarsın
Mobil arayüzde her karar bir alan pazarlığıdır. Ekranda yer açmak için bir şeyi gizlersin, gizlediğin şey de kullanıcının bulamadığı şey olur. Mobil tasarım tartışmalarının çoğu aslında bu pazarlığın etrafında dönüyor: neyin gizlenmeye dayandığını, neyin dayanmadığını ayırmak.
Gizlemenin faturası
Hamburger menü ekranda yer kazandırır, bunun karşılığında menüdeki her şeyi bir dokunuş uzağa iter. Günde beş kez kullanılan bir işlev için bu bedel ağırdır, ayarlar sayfası için hiç sorun değil. Aynı hesap hareketler için de geçerli: kaydırarak silme, uzun basma, iki parmakla yakınlaştırma hiçbir yerde yazmıyor. Peki kullanıcı bunu nereden öğrenecek? Ya bir kere gördüğü bir animasyondan, ya da hiç. O yüzden hareket bir kısayol olarak iyidir, tek yol olarak kötüdür; her hareketin görünür bir karşılığı ekranda durmalı.
Dokunma hedefi görsel bir karar değil
Apple 44pt, Google Material 48dp'lik dokunma hedefi öneriyor. İkonun kendisinin bu boyutta olması gerekmiyor, önemli olan basılabilir alan. 24px'lik bir ikona her yönden 12px iç boşluk verirsen 48px'e çıkarsın, ikon hâlâ ince görünür. Bunu genelde ikonu büyütmeden, butona görünmez padding vererek çözerim; tasarımın rengi değişmez, dokunma isabeti değişir. Bir arayüz iddiasının kodda karşılığı var mı diye bakmanın en hızlı yolu da bu zaten: tarayıcının inceleme aracında elemanı seç, kutunun gerçek yüksekliğine bak. Tasarım dosyasında 48 yazması bir şey ifade etmiyor.
Formda kaybedilen kullanıcılar geri gelmiyor
Mobilde form doldurmak zahmetli, o yüzden alan sayısını kısmak her zaman ilk hamle. Sonra klavye geliyor. Telefon alanına metin klavyesi açılıyorsa kullanıcı her seferinde sayı moduna geçmek zorunda kalır, e-posta alanında ilk harf otomatik büyüyorsa yazdığını silip düzeltir. inputmode, type ve autocomplete değerlerini doğru vermek bu sürtünmeyi tamamen kaldırır ve toplam maliyeti birkaç satır. Ödeme akışında ise adım sayısını azaltmaktan çok, hangi adımda olduğunun görünür olması işe yarıyor.
Ölçmeyi gerçek koşulda yap
Masaüstü tarayıcıda pencereyi daraltmak mobil test değil. Orada parmak yok, güneş yok, tek elle tutma yok, şebeke de laboratuvar temizliğinde. Kısıtlı bağlantıda gerçek bir cihazda açıldığında sayfanın ilk anlamlı içeriği ne zaman geliyor, sorunun cevabı orada. Ya kullanıcı otobüste, tek eliyle ve ekranın üst kenarına parmağı yetişmiyorken? Bu soruyu sormadan yapılan navigasyon kararlarının yarısı sahada çöküyor.