Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Push Bildirimlerinde İzin Zamanlaması, Sıklık ve Kapatma

Mobil Push Bildirimlerinde Sık Yapılan Hatalar ve Çözümleri

Bildirim izninin tek bir denemesi var. Kullanıcı reddettiğinde sistem diyaloğunu bir daha gösteremezsin, elinde kalan tek yol onu Ayarlar'a yollamaktır. Push bildirimlerinde yapılan hataların çoğu bu tek şansın nasıl harcandığıyla, sonrasında da bildirimlerin hangi kutudan geldiğiyle ilgili.

İzin diyaloğunun metnini sen yazmıyorsun

Yaygın tavsiye şudur: hangi tür bildirimleri göndereceğini izin kutusunda anlat. Kulağa doğru geliyor ama o kutu senin değil. iOS'ta bildirim izni uyarısının metni sabittir; kamera ya da konum izninde olduğu gibi kendi açıklamanı ekleyemezsin. Anlatacaksan kendi ekranında, sistem sormadan önce anlatacaksın.

Zamanlama da buradan çıkıyor. İzin isteğini açılış ekranına koymam; kullanıcının ilk siparişini verdiği, ilk takibi kurduğu, ilk hatırlatmayı ayarladığı anı beklerim. O anda bildirimin ne işe yarayacağı kendini anlatır. Ret pahalıdır, çünkü geri alınmaz.

Peki ya izni hiç istemesen?

iOS'ta geçici (provisional) yetki diye bir seçenek var: uygulama izin kutusu göstermeden göndermeye başlar, bildirimler sessizce bildirim merkezine düşer, kullanıcı ilk gördüğünde açık tutmayı ya da kapatmayı seçer. Karar boş bir vaadin değil, gerçek bir bildirimin üzerine verilir. Haber, skor, fiyat takibi gibi akışını birkaç bildirimde kanıtlayan ürünlerde işe yarar. Ayda bir kampanya gönderen bir uygulamada ise kullanıcı kararını verecek veriyi hiç toplayamaz, bu yüzden oraya önermem.

Sorun bildirim sayısı değil, hangi kutudan geldiği

“Az gönder” tavsiyesi tek başına eksik. Günde üç kargo durumu bildirimi kimseyi rahatsız etmez, haftada bir kampanya bildirimi eder. Tepki sayıya değil türe bağlı.

Android bunu kanal (channel) kavramıyla altyapıya taşımış: her bildirim bir kanala bağlanır, kullanıcı kanalları tek tek kapatabilir. Kampanyaları susturup sipariş bildirimlerini açık bırakabilir, uygulamayı topyekûn kapatmak zorunda kalmaz. Dikkat edilecek nokta, kanalın yayına çıktıktan sonra sertleşememesi: kullanıcı bir kanalın önem seviyesini düşürebilir, sen kod tarafından geri yükseltemezsin. Kanal listesini ilk sürümde doğru bölmek, sonradan düzeltmeye çalışmaktan ucuza gelir.

Beş güncellemeyi tek özet bildirime indirmek de aynı mantığın devamı. Yeter ki özet, hangi beş şeyi topladığını söylesin; “3 yeni gelişme var” yazan bir bildirim kullanıcıyı uygulamada arama yapmaya mahkûm eder.

Kapatmayı kolaylaştırmak aboneyi kaçırmaz

Bildirim ayarlarını menünün dibine gömmek kapatma oranını düşürmez, uygulamayı silme oranını yükseltir. Kullanıcı ayarı bulamadığında elindeki tek düğme sistem seviyesinde tümünü kapatmaktır ve oradan geri dönüş nadiren olur. Uygulama içinde tür bazlı anahtarlar sunmak, “hepsini kapat”ın önüne bir ara adım koyar.

Android'de ayar ekranından doğrudan ilgili kanalın sistem ayarına bağlantı verebilirsin, kullanıcıyı sistem ayarlarının labirentinde bırakmak yerine tam olması gereken yere indirirsin. Uygulama içi anahtarın sistemdeki gerçek durumla senkron olması da şart; açık görünen bir anahtarın arkasında kapalı bir kanal varsa kullanıcı beklediği bildirimi almaz ve bunu bir hata olarak yaşar.

Neyi ölçeceksin

Açılma oranı tek başına yanıltıcı. Bir bildirim türü yüksek açılma oranı gösterirken aynı zamanda en çok kapatma üreten tür olabilir. İlk sayı raporda iyi durur, ikincisi kuyruğu sessizce boşaltır. Tür bazında kapatma oranını ve kapatmayı izleyen hafta içindeki uygulama açılışlarını birlikte izle. Bildirimi kapatıp uygulamayı açmaya devam eden kullanıcı sorun değildir; ikisini birden bırakan kullanıcı sorundur.