WAP'tan Kalan Ders: Küçük Ekran Değil, Yanlış Gruplama
WAP'ın neden tutmadığı sorusuna genelde tek cümlelik cevap veriliyor: bağlantı yavaştı, ekran küçüktü. İkisi de düzeldi, WAP'ı bitiren asıl sorun düzelmedi. İçerik kullanıcının sorusuna göre değil, servis sağlayıcının kendi iç yapısına göre gruplanıyordu.
2000'deki testlerin gerçekte gösterdiği şey
Nielsen Norman Group'un 2000 yılında Londra'da yürüttüğü saha çalışmasında katılımcıların yaklaşık %70'i bir yıl içinde WAP kullanmayı bırakacağını söylemişti. Rakamdan daha ilginci görev süreleriydi: haber başlığı okumak, hava durumuna bakmak, akşamki TV programını bulmak dakikalarca sürüyordu. Bunlar zor işler değil. Zorlaştıran şey, cevabın veride hiçbir yerde hazır durmamasıydı.
TV programı örneği: sorun tıklama sayısı değildi
Servisler TV listelerini kanal kanal gruplamıştı. Kullanıcı ise "şu an ne var" diye soruyordu. Bu soruyu cevaplamak için sekiz kanalın menüsünü tek tek gezmek, sonra da cevabı kafasında birleştirmek gerekiyordu.
Buradaki eksik fazladan tıklamalar değil. Hiçbir tıklama sayısı, sorunun sorulduğu eksende gruplanmamış bir veriyi doğru cevaba çeviremiyor. Mobil bir menüyü tıklama sayısına göre optimize etmem. Bakılacak şey şu: kullanıcının sorusu bu ekranda bir yerde birebir karşılık buluyor mu, yoksa parçaları toplayıp cevabı kendisi mi kuruyor?
Tasarım kararı gibi görünür, aslında veri kararıdır
"Saate göre grupla" cümlesi tasarım dosyasında tek satır. Uygulamada karşılığı başka: listeler kanal kimliğine göre saklanıyorsa saat eksenli görünüm yeni bir sorgu, büyük ihtimalle başlangıç zamanı üzerinde yeni bir indeks ve süresi saat sınırını aşan yayınlar için ayrı bir kenar durumu demek. Ekip bunu geç fark ettiğinde çözüm genelde arayüzü veriye uydurmak oluyor, tersi değil.
Peki arayüz gerçekten veriye uydurulursa ne oluyor? Kullanıcı, servisin veritabanı şemasını dolaşmak zorunda kalıyor. WAP menülerinde olan tam olarak buydu ve o yıllarda buna bilgi mimarisi deniyordu.
Aynı hata bugün nerede duruyor
Kurumsal uygulamalarda departman bazlı ana menüler. E-ticarette tedarikçi kategorisiyle birebir aynı olan filtreler. Bankacılıkta ürün ailesine göre bölünmüş ekranlar. Hepsi kurumun iç yapısını dışa yansıtıyor. Kullanıcının sorusu ise çoğu zaman bu bölmeleri enlemesine kesiyor: "bu ay ne kadar harcadım" sorusunun cevabı üç ayrı ürün ekranına dağılmışsa menüyü sadeleştirmek hiçbir şeyi çözmez.
Ekran büyüdükçe sorun görünmez oluyor, çünkü masaüstünde kullanıcı beş bölmeyi yan yana görüp toplamayı kendisi yapabiliyor. Mobilde bu telafi yok. Küçük ekranın yaptığı tek şey, zaten var olan bir mimari hatayı ölçülebilir hale getirmek.
Pratikte ne yapılır
Görev analizi burada süs değil, ayıklama aracı. Kullanıcıların gerçekten sorduğu beş on soruyu yazın, sonra her biri için arayüzde tek bir yer gösterebiliyor musunuz diye bakın. Gösteremediğiniz her soru bir bilgi mimarisi açığı; menü metinlerini iyileştirerek kapanmıyor, gruplama eksenini değiştirmek gerekiyor.
Bu değişikliğin maliyetini de erken sorun. Yeni eksen bir sorgu ve indeks meselesiyse hallolur; veri o eksende hiç tutulmuyorsa iş tasarım turunda değil, veri modelinde başlar. WAP döneminden kalan asıl ders bu ayrımı vaktinde yapmak.