Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Fiziksel Dünyayı Taklit Etmek: Metaforu Al, Kısıtı Bırak

Web arayüzünde fiziksel metafor ile fiziksel kısıt ayrımı

Web için sık verilen öğüt şudur: fiziksel dünyayı taklit etme, mecranın kendi imkanlarını kullan. Öğüt yarı doğru. Taklit edilen şeyin metafor mu yoksa kısıt mı olduğu ayrılmadığında, aynı tavsiye iyi çalışan arayüzleri de bozar.

Metafor ucuzdur, kısıt pahalı

Sepet, klasör, çöp kutusu, sayfa. Hepsi fiziksel dünyadan alınma ve hiçbiri kötü tasarım değil. Metafor burada bir isimlendirme kısayolu: kullanıcı nesnenin ne işe yaradığını öğrenmek zorunda kalmıyor, adından çıkarıyor. Öğrenme maliyetini sıfıra yaklaştıran her şey ucuza gelir.

Sorun metaforun kendisinde değil, beraberinde getirilen kısıtta. Mağazayı üç boyutlu gezdiren site, rafın önünde durma zorunluluğunu da taşımış oluyor. Sayfayı sırayla çevirten kılavuz, kullanıcının aradığı bölüme doğrudan gitmesini engelliyor. Fiziksel dünyada bu kısıtların bir sebebi vardı: nesne aynı anda iki yerde olamaz. Web'de bu sebep yok, kısıt taşınınca elde kalan sadece maliyet oluyor.

İnternet alışveriş merkezleri neden tutmadı

Yaygın açıklama "fiziksel dünyayı taklit ettikleri için" der. Açıklama eksik. Kategori sayfası da fiziksel bir reyon mantığını taklit eder ve gayet iyi çalışmaya devam ediyor. Sanal alışveriş merkezlerini bitiren şey, araya bilgi eklemeyen bir gezinme katmanı koymalarıydı: kullanıcı önce merkeze giriyor, sonra mağazaya, sonra ürüne ulaşıyordu. Arama ve doğrudan bağlantı aynı işi tek adımda yaptı.

Ayrımı şöyle test edebilirsiniz: eklediğiniz katman seçimi daraltıyor mu, yoksa sadece bir tık mı ekliyor? Kategori daraltır, vitrin daraltmaz. Daraltmayan her katman, ilk kullanımda öğretici görünüp ikinci kullanımda engele dönüşür.

Doğrusal olmayan yapının faturası

"Kullanıcı istediği içeriğe anında ulaşsın" tavsiyesi genelde bedelsiz sunulur. Bedeli var. Doğrusal olmayan yapı, her sayfanın giriş sayfası olması demek. Aramadan gelen kullanıcı kırkıncı sayfaya düşüyor ve ilk otuz dokuzunu okumamış oluyor.

Yani her sayfa kendi bağlamını taşımak zorunda: bu ne, hangi bütünün parçası, buradan nereye gidilir. Taşımıyorsa kullanıcıya verdiğiniz şey özgürlük değil, kaybolma. Uzun bir içeriği bölerken sıralı gezinmeyi kaldırmak yetmez, her parçaya kendi başına ayakta duracak bir giriş ve bir üst bağlantı gerekiyor.

Kişiselleştirme neyi bozar

Kişiselleştirme, aynı metnin övdüğü başka bir şeyle çelişiyor: paylaşılabilirlik. "Tek bağlantıyla herkes aynı yere ulaşsın" ile "herkes farklı bir sayfa görsün" aynı anda doğru olamaz. Kullanıcı gördüğü öneriyi arkadaşına gönderdiğinde arkadaşı başka bir şey görüyor, bağlantı bir kanıt olmaktan çıkıyor. Bu yüzden kişiselleştirmeyi listeleme ve öneri alanlarında tutun, kalıcı bağlantısı olan içeriğin gövdesine sokmayın.

İkinci fatura sunucu tarafında. Sayfanın tamamını kişiselleştirdiğinde önbellek devre dışı kalır ve her istek uygulama katmanına iner; kişiselleşen bloğu ayrı bir parça olarak çıkar, sayfanın geri kalanı önbellekten dönmeye devam etsin. Bunu sonradan ayırmak, baştan ayırmaktan çok daha pahalıya mal olur.

Kural

Fiziksel metafor bir nesneyi adlandırıyorsa kalsın. Bir akışı dayatıyorsa, yani sırayı, süreyi, mesafeyi taşıyorsa, atın. Sepet iyi bir metafordur çünkü sadece "içine bir şeyler koyulan yer" der. Kasa kuyruğu kötü bir metafordur çünkü beklemeyi de beraberinde getirir ve web'de beklemenin karşılığı yoktur.