Başarılı Uygulama Tasarımı Örneklerinden Ne Öğrenilir
Ödüllü uygulama listeleri okumak keyifli, oradan tasarım kuralı çıkarmak riskli. Aynı arayüz kararını verip ortalıkta görünmeyen ürünleri saymadan “bu teknik işe yarıyor” demek zor. Aşağıda bilinen birkaç örnek üzerinden hangi kararın gerçekten taşındığına, hangisinin yalnızca anlatıya yakıştığına bakılıyor.
Ödüllü örnek kanıt değildir
Bir uygulama ödül aldıysa elinizde tek bir gözlem vardır: o ürün, o ekiple, o pazarda iyi sonuç vermiştir. Aynı tooltip kurgusunu deneyip kullanıcısını kaybedenler listeye girmez. Örneklerden çıkarılan trend, hayatta kalanların ortak özelliğinden ibarettir. Bu, örneklere bakmayın demek değil; onları kural olarak değil hipotez olarak okuyun demek.
Karmaşık uygulamada iş, neyi göstermeyeceğine karar vermektir
BondWorks örneğinde 85 bilgi alanı yerine en çok kullanılan 10 tanesi öne çıkarılmış, danışmanlar zaman kazanmış. Anlatının atladığı yer şu: hangi 10 alanın seçileceğini tasarım değil kullanım verisi söyler. Veri yoksa seçim tahmine döner ve gizlenen 75 alan birilerinin günlük işini kilitler. Sadeleştirmeye girişen ekibin ilk sorusu “hangisi daha temiz duruyor” değil, “bu alana son üç ayda kim dokundu” olmalı.
Tek işi yapan uygulamalar
CycleStreets bisiklet rotası veriyor, VitreaTeach radyoloji görüntülerini hastane sistemiyle birlikte arşivliyor. İkisinin ortak noktası menü sadeliği değil, kapsam sadeliği. Menüyü sadeleştirmek arayüz işidir, kapsamı sadeleştirmek ürün kararıdır, ve zor olan ikincisidir. Arayüzü sade görünen ama arkada her şeyi yapmaya çalışan uygulamalar genelde ilk üç ekranda iyi, dördüncüde dağınıktır.
Sihirbaz akışında asıl mesele sıralama
Eventbrite’ın etkinlik oluşturma akışı adım adım ilerleyip kullanıcıyı sonuca götürüyor. Buradaki soru adım sayısı değil, adımların sırası. Görsel tercih gibi geri alınabilir bir seçim başa, gizlilik ayarı gibi sonucu kalıcı etkileyen bir karar sona konursa, kullanıcı işi bittiğini sandığı anda en ağır kararla karşılaşır ve dikkatini çoktan bırakmıştır. Kalıcı sonuç doğuran adımı akışın ortasına alın, bittiğini hissettiren adımı sona.
Entegrasyon, altyapıyı kurmamanın adıdır
Wakelicious’ın kendi video altyapısını kurmak yerine YouTube’a bağlanması iyi bir örnek, çünkü kazanılan şey sadece geliştirme süresi değil: kodlama, depolama, oynatıcı uyumluluğu ve bant genişliği sorunlarının tamamı devrediliyor. Bedeli de gerçek. Bağlandığınız servis arayüzünü değiştirdiğinde ya da içeriği kaldırdığında ürününüzün o parçası size sormadan bozulur. Karar anında sorulacak şey “ne kadar hızlı çıkarız” değil, “bu servis yarın kapanırsa ürünün hangi parçası ölür”.
Süper tooltip arayüzde ucuz, kodda değil
Hover ile zengin içerik gösteren tooltipler tasarım dosyasında bedava görünür. Uygulamadaki bedeli şudur: veriyi önceden yüklemezseniz her hover bir istek demektir, önceden yüklerseniz listenin tamamını taşımak zorunda kalırsınız. Dokunmatik ekranda ise hover diye bir olay yoktur. Hepsinin çözümü var, ama çözüm tasarımcının değil geliştiricinin masasına düşer ve süre tahmini genelde tutmaz. Tooltip’i tasarıma koyarken dokunmatik karşılığını aynı ekranda çizin.
Neyi ölçmeli: kullanıcı testi mi, destek kayıtları mı
Bu konudaki metinlerin çoğu alan çalışmasını ve tekrarlı kullanıcı testini önerir. İkisi de işe yarar, ama destek kayıtlarını ve hata günlüklerini moderatörlü kullanıcı testinden daha güvenilir bulurum. Testte insan gözlendiğini bilir, takıldığı yeri kendi beceriksizliğine yorup sessizce geçer; destek kaydına yazan kişi gerçekten tıkandığı için yazmıştır. Kullanıcı testi neyi düzelteceğinizi bulmakta iyidir, destek kayıtları neyin bozuk olduğunu söylemekte.