Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Akıllı Saat Uygulaması Geliştirmeye Değer mi?

Akıllı saat uygulaması kararı: bağlam, ekran sınırı ve bildirim

Akıllı saat uygulamalarının çoğu, telefondaki uygulamanın küçültülmüş kopyasıdır ve birkaç gün sonra silinir. Karar aslında teknik değil: işlevin, kullanıcının telefonu çıkaramadığı ya da çıkarmak istemediği anlara denk gelip gelmediği sorusudur. O ana denk gelmiyorsa saat tarafında yazılan her satır boşa gider.

Saatin kazandırdığı tek şey erişim süresi

Bileğe bakmak yarım saniye sürer. Telefonu cepten çıkarıp kilidi açıp uygulamayı bulmak, iyimser bir tahminle sekiz on saniye. Saatin sağladığı kazanç bu farktan ibarettir; ekran daha büyük, işlem daha hızlı ya da veri daha zengin değildir.

Bu yüzden ilk elemeyi işlevin süresine göre yap. Koşarken şarkı değiştirmek, kapıyı açmak, gelen mesaja üç kelimeyle yanıt vermek: hepsi birkaç saniyelik işler, hepsi saatte kazançlı. Buna karşılık otel rezervasyonu düzenlemek, sepete ürün eklemek, form doldurmak gibi işler telefonda zaten oturmuş halde. Kullanıcı bunları saatte yapmayı denemez bile.

İkinci eleme veri tarafında. Nabız, adım, uyku, bilek hareketi gibi veriler yalnızca saatte üretilir; bunları kullanan bir uygulama saatte olmak zorundadır. Uygulaman bu veri tiplerinden hiçbirine dokunmuyorsa, saat tarafında var olmak için elinde sadece erişim süresi argümanı kalır.

Ekranın matematiği tartışmayı erken bitiriyor

Somut sayılara bakmak, çoğu tasarım tartışmasını başlamadan kapatıyor. 41 mm bir Apple Watch ekranı 176 x 215 nokta. Apple'ın kendi kılavuzunda dokunma hedefi için verdiği alt sınır 44 x 44 nokta. Basit bölme yan yana dört hedef sığdığını söylüyor, ama kenar boşluklarını ve hedefler arası aralığı düşünce gerçek sayı ikiye, zorlamayla üçe iniyor. Dikeyde de bir ekranda kaydırmadan dört eylem görebiliyorsun.

Yani bir saat ekranı, kaydırmadan gösterebileceğin dört düğmelik bir bütçe demek. Telefon arayüzündeki menüyü buraya sığdırmanın yolu yok; sığdırmaya çalışırsan ya hedefleri küçültüp yanlış dokunma üretirsin ya da üç seviyeli bir navigasyon kurup erişim süresi kazancını geri verirsin. Tasarımı işlevi kısarak yapmak zorundasın, düzeni sıkıştırarak değil. watchOS için tasarım kılavuzu ölçüleri güncel tutuyor, tasarıma başlamadan oradaki sayılara bakmakta fayda var.

Çoğu ihtiyacın cevabı zaten bildirim

Bir saat kullanıcısının cihazla geçirdiği zamanın büyük kısmı, telefondaki uygulamalardan gelen bildirimlere bakmakla geçiyor. Bunun önemli tarafı şu: o bildirimler saatte görünsün diye saat tarafında hiçbir şey yazmadın. Telefon uygulaman bildirim gönderdiği anda saat desteği bedava geliyor, üstelik eylem butonlarıyla birlikte.

Bir eleme adımı daha ekle o halde. Kullanıcının saatte yapmasını istediğin şey bir bildirime verilen yanıtsa, iş bitmiştir; ayrı uygulama yazmak aynı işi pahalı yoldan tekrarlamaktır. Saat tarafına ayıracağın ilk haftayı bildirim metinlerini kısaltmaya ve gereksiz olanları kesmeye harca, çünkü kullanıcı sinirlenip bildirimleri kapattığında saat uygulamanı da göremez hale gelir.

Karar listesi

Aşağıdakilerin en az ikisine net evet diyemiyorsan saat uygulaması geliştirme:

  • İşlev birkaç saniye sürüyor ve gün içinde tekrarlanıyor mu?
  • Kullanıcı o anda telefonunu çıkaramayacak bir durumda mı (koşu, direksiyon, elleri dolu)?
  • Saatin ürettiği bir veri tipine dayanıyor mu?
  • Ekranda dört eyleme sığıyor mu?

Cevapların çoğu hayırsa yapılacak iş, bildirim akışını düzeltmek ve telefon uygulamasını hızlandırmaktır. Saat, telefonun küçük bir alternatifi değil; kolun kalktığı iki saniyeye sığan ayrı bir kullanım anıdır. O ana ait bir işin yoksa orada olmaman kayıp değil.