Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Smart TV Arayüzlerinde İçeriğe Erişimi Tuş Basışıyla Ölçmek

TV Arayüzü: Izgara Genişliği, Arama ve Odak Yönetimi

Smart TV arayüzlerinde erişim kolaylığının tek dürüst ölçüsü var: kullanıcının hedefe varana kadar kumandada kaç kez tuşa bastığı. Ekranın büyüklüğü, kartların güzelliği, geçiş animasyonları bu sayıyı düşürmüyorsa süs. Aşağıdaki bölümler, yaygın TV arayüzü tavsiyelerinin bu sayıya ne yaptığına bakıyor.

TV'nin sorunu ekran değil, girdi

Masaüstünde imleç istediği yere doğrudan gider, dokunmatikte parmak da öyle. Kumandada böyle bir şey yok. Elinizde dört yön tuşu, bir onay ve bir geri var; her hedefe, aradaki bütün öğelerin üzerinden geçerek varılıyor. Girdi cihazı rastgele erişim değil, sıralı erişim sunuyor.

Bu tek farkı kabul etmek, TV arayüzü tasarımının yarısını çözüyor. Geri kalan tavsiyelerin çoğu buradan türetilebilir.

Izgara genişliği doğrudan tuş basışıdır

Altı sütunlu bir ızgarada altmış içerik on satır eder. En alttaki son içeriğe gitmek dokuz aşağı, beş sağ, toplam on dört basıştır. Aynı altmış içeriği daha büyük kartlarla, satırda dört tane gösterirseniz ızgara on beş satıra çıkar ve son içerik on yedi basış uzağa düşer.

Burada sık verilen iki tavsiye birbirini yiyor. "Tıklama sayısını azaltın" ile "kartları büyütün, üzerine yıl ve özet koyun" aynı anda uygulanamaz. Kart büyüdükçe ekrandaki öğe sayısı düşer, arşiv aynı kaldığına göre satır sayısı artar, mesafe uzar.

Doğru kurgu şu: büyük kart ve zengin bilgi, arşivin tamamı için değil, kullanıcının zaten daraltılmış bir listeye baktığı ekranlar için. Gezinme ekranında sıkı ızgara, karar ekranında geniş kart. Tek bir düzenle ikisini birden yapmaya çalışan arayüz ikisinde de kötü olur.

Sayfa atlama ve harf atlama

Uzun listelerde mesafeyi kısaltmanın yolu ızgarayı yeniden düzenlemek değil, atlama yöntemi vermektir. Sayfa aşağı, harfe zıplama, kategoriye zıplama. Bunlar mesafeyi doğrusal olmaktan çıkarır. Kumandanın renkli tuşlarını bu iş için kullanmak, ekrana bir buton daha eklemekten her zaman daha ucuzdur.

Ekran klavyesiyle arama çıkmaz sokak

Arama kutusu TV arayüzlerinde sorunu çözmek yerine yer değiştiriyor. Ekran klavyesinde tek bir harf, bulunduğunuz yerden o harfe kadar birkaç yön tuşu artı onay demek. Beş harflik bir dizi adı rahatlıkla yirmi beş basışa çıkar ve kullanıcı henüz sonuç listesine bile bakmamıştır.

Bunun üç makul çıkışı var. Sesli arama, telefonun klavye olarak kullanılması ve yazılan her harften sonra sonucun anında daralması. Sonuncusu en ucuz olanı ve en çok atlananı: kullanıcı üç harf yazdığında ekranda zaten doğru içerik duruyorsa, kalan harfleri yazmasına gerek kalmaz.

Ekran klavyesinin düzeni de bir tercih meselesi. QWERTY, bilgisayardan gelen alışkanlığı korur ama kumandayla dolaşmak için kötü bir haritadır; alfabetik ızgara, harfin nerede olduğunu tahmin edilebilir kılar. TV için alfabetik düzeni daha savunulabilir buluyorum.

Odak nerede olduğunu bağırmalı

Kumandayla gezinen kullanıcı için odak, imlecin karşılığıdır. İki metre uzaktan bakıldığında hafif bir gölge ya da bir tık büyümüş kart yetmez. Odaklı öğe kenarlıkla, ölçek değişimiyle ve arka planla arasında net kontrast farkıyla ayrılmalı; rengi tek başına taşıyıcı yapmak, renk körlüğü bir yana, TV panellerinin fabrika ayarlarında zaten güvenilmez.

Odak sırası da tasarımın parçası. Ekranda görsel olarak yan yana duran iki öğe arasında sağ tuşuna basıldığında beklenmedik bir yere sıçranıyorsa, sorun kullanıcının değil düzenin. Yön tuşuna verilen tepki ekrandaki geometriyle örtüşmek zorunda.

Bunun uygulama tarafındaki karşılığı

Web tabanlı TV uygulamalarında yönlü gezinme tarayıcıdan hazır gelmez. Sekme sırası bir liste verir, oysa TV'de iki boyutlu bir düzlem gerekir; hangi öğenin sağında hangisinin durduğu hesaplanmak zorundadır. İşin ikinci yarısı performans: yüzlerce kartın tamamını DOM'a basan bir arayüz, orta seviye bir TV yongasında yön tuşuna gecikmeli tepki verir ve kullanıcı bunu tasarımın yavaşlığı olarak okur. Görünen alan dışındaki kartları geri dönüştürmek isteğe bağlı bir iyileştirme değil, arayüzün çalışması için ön koşul.

Menü açıkken yayın devam etmeli

İzlenen içeriğin üzerine tam ekran bir menü açmak, kullanıcıyı bir seçim yapmaya zorlar: ya gez ya izle. Menüyü ekranın bir kenarına yerleştirip yayını arkada tutmak bu zorunluluğu kaldırır ve gezinmeyi risksiz hale getirir. Kullanıcı yanlışlıkla menüyü açtığında kaybettiği bir şey olmadığını gördüğü anda arayüzü keşfetmeye başlar.

Responsive tasarım TV'yi kapsamaz

Aynı arayüzün telefonda, tablette ve televizyonda çalışacağı fikri yaygın ama yanlış. Duyarlı düzen bir yerleşim sorununu çözer, TV'nin sorunu ise girdi. Kırılım noktalarını genişletip yazı tiplerini büyütmek, dokunmatik için tasarlanmış bir akışı kumandayla kullanılabilir yapmaz; olsa olsa büyük ekranda küçük bir telefon arayüzü verir.

Paylaşılabilecek şey tasarım dili ve veri katmanıdır. Gezinme modeli her platformda yeniden kurulur.

Ölçmek

Bütün bunların testi basit. Beş gerçek görev belirleyin: belirli bir diziyi bul, yarım kalan bölüme dön, ayarlardan altyazıyı aç, kategoriye göz at, arama yap. Her görevi kumandayla yapıp basış sayısını sayın. Ortaya çıkan tablo, kullanıcı testi yapacak bütçeniz olmasa bile arayüzünüzün en zayıf noktasını gösterir.

Sayı düşmüyorsa tasarım değişmemiş demektir.