Konu Başlıkları
Yükleniyor...

PDF Ekranda Neden Kötü Okunur, Ne Zaman Yine de Gerekir

Web'de PDF Kullanımı: Sabit Sayfa Düzeni, Erişilebilirlik ve Sürüm Sorunu

PDF yazdırma için tasarlanmış bir formattır. Ekranda yaşattığı sorunların neredeyse tamamı bu tek cümleden çıkar: sayfa sabittir, ekran değildir. Web'de PDF sunmak bazen doğru karardır, ama varsayılan karar olmamalıdır.

Sorun formatın kendisinde

HTML akar, PDF akmaz. Bir A4 sayfası 595 punto genişliğindedir ve bu genişlik dosyanın içine yazılıdır; hangi cihazda açılırsa açılsın değişmez. 390 piksellik bir telefon ekranına sığdırmak için görüntüleyici sayfayı yaklaşık %65 ölçeğe indirir, yani 11 puntoluk gövde metni ekranda 7 punto gibi görünür. Okuyucu yakınlaştırır, bu kez her satır için yatay kaydırma yapmak zorunda kalır. İki seçenek de kötüdür ve arada bir orta yol yoktur.

Buna dosya boyutu eklenir. Tarayıcı, PDF'i sayfa sayfa değil çoğunlukla bütün olarak indirir; 8 MB'lık bir yönetmelik dosyasında kullanıcı ilk paragrafı görmek için tamamını beklemiş olur. HTML'de aynı içeriğin ilk ekranı kilobaytlarla gelir.

Etiketlenmemiş PDF ekran okuyucuya ne yapar

Erişilebilirlik tarafı çoğu kurumda tamamen ihmal edilir. Word'den ya da tasarım programından "PDF olarak dışa aktar" demek anlamlı bir etiket yapısı üretmez; başlık hiyerarşisi, okuma sırası ve tablo hücrelerinin ilişkisi çoğu zaman kaybolur. Ekran okuyucu iki sütunlu bir sayfayı soldan sağa tek satır gibi okuyup cümleleri birbirine karıştırabilir.

En kötüsü taranmış dosyalardır. Metin katmanı olmayan bir tarama, teknik olarak sayfa sayfa fotoğraftır: içinde arama yapılamaz, seçilemez, ekran okuyucuya hiçbir şey söylemez. Bir kamu formunu bu şekilde yayımlamak, o formu görme engelli kullanıcıya hiç yayımlamamakla aynı kapıya çıkar.

Sürüm sorunu, arama sonuçlarında büyür

Arama motorları PDF'leri indeksler. Bu, sitenizin menüsünü, arama kutusunu ve iletişim bilgisini hiç görmemiş bir kullanıcının doğrudan dosyanın ortasına düşmesi demektir. Dosyanın kendi içinde "bu belge nereye ait" bilgisi yoksa kullanıcı da yoktur.

Bir kurumsal sitede güncellenen bir yönetmeliğin eski PDF'i, yeni dosya farklı bir adla yüklendiği için aylarca arama sonuçlarında yenisinin önünde kalmıştı. Çözüm, yeni dosyayı eskisinin tam adının üstüne yazmak ve HTML özet sayfasını dosyanın önüne koymaktı.

PDF'in gerçekten doğru olduğu yerler

Format kötü değil, yanlış yerde kullanılıyor. PDF şu durumlarda doğru seçimdir:

  • Belge fiziksel olarak çıktı alınacak ya da ıslak imza atılacaksa.
  • Sayfa düzeninin bozulmaması hukuki veya teknik bir gereklilikse (sözleşme, teknik çizim, imzalı rapor).
  • Uzun bir el kitabı çevrimdışı, tek dosya halinde saklanacaksa.

Bunların ortak noktası açık: hepsinde sabit sayfa bir kusur değil, istenen özelliktir. Haber duyurusu, hizmet açıklaması, başvuru rehberi ya da faaliyet raporunun okunacak kısmı bu listeye girmez.

PDF vermek zorundaysanız

Dosyayı bağlantıya koymadan önce beş şey yapın:

  • Bağlantı metnine formatı ve boyutu yazın: "Başvuru Kılavuzu (PDF, 2,4 MB)". Kullanıcı neyin geldiğini tıklamadan bilsin.
  • PDF'in önüne bir HTML özet sayfası koyun. Arama motoruna verdiğiniz adres o sayfa olsun, dosyanın kendisi değil.
  • Etiketleri elle düzeltin: başlık düzeyleri, okuma sırası, görsellerin alternatif metni, belgenin dili ve başlığı.
  • Güncellemede dosya adını değiştirmeyin, aynı adresin üstüne yazın. Böylece hem eski bağlantılar kırılmaz hem de indeksde iki sürüm yan yana durmaz.
  • Boyutu düşürün. Çoğu şişkin dosyanın sebebi 300 dpi basılmak üzere hazırlanmış görsellerdir; ekran için 150 dpi fazlasıyla yeter.

Kural basit: PDF bir arşiv ve çıktı formatıdır, yayın formatı değil. Okunacak metni HTML olarak yayımlayın, imzalanacak ya da basılacak belgeyi PDF olarak sunun. Jakob Nielsen'in bu konudaki eski yazısı 2000'lerin başında yazıldı ve söylediklerinin hiçbiri eskimedi; eskiyen tek şey, kurumların hâlâ aynı hatayı yapıyor olması.